halit
Foruma hoşgeldiniz

Foruma üye olunuz..
halit

Şifalı bitkiler, bitkisel tedavi, bitki, bitkisel formuller, fitoterapi, Otacı,
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Hepatit

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Hepatit   27/1/2008, 19:57

Hepatit karaciğerin iltihabıdır ve insan vücudunda bir çok olumsuz bulguya yol açar. Hepatitlerin bazıları virüslere bağlı , bazıları da değildir. Bazı toksik ilaçlar ve bağışıklık sistemi ( immün sistem ) bozukluklarıda karaciğer iltihabına neden olabilir. Hepatitlerin en çok rastlanan türü, virütik olanlardır. "Hepatit" terimi ile işte bu "viral hepatit"ler söylenmek istenmektedir. Karaciğerin taze, alevli iltihabına "Akut Viral Hepatit", 6 aydan fazla sürmesi haline ise "Kronik Viral Hepatit" adı verilmektedir.

Her sarılık Hepatit midir ?
Türkiye'de halk arasında, viral hepatitle, sarılık özdeşleştirilir ve her sarılık "viral hepatit" zannedilir. Halbuki sarılık bir hastalık değil belirtidir. Birçok hastalık, sarılık ( belirtilerine ) neden olabilir. Örneğin, ana safra kanallarında taş olması sarılığa neden olabilir. Ancak viral hepatit'le hiçbir ilgisi yoktur ve bulaşmaz. Yeni doğanlarda rastlanan sarılığı da hepimiz biliriz. Bu tür sarılığın da "viral hepatit"le bir ilgisi yoktur ve bulaşmaz.

Hepatit yapan nedenler nelerdir ?
En başta;

Virüsler (A,B,C,D ender rastlanan E,F,G gibi)
Toksik kimyasal maddeler (Karbon tetraklorür , vinylchlorür gibi)
Bazı ilaçlar ( örneğin tüberküloz tedavisinde kullanılan İNH, bazı sinir hastalığının tedavisinde kullanılan chlorpromazin gibi ) ve özellikle batı ülkelerinde daha fazla görülen alkol
Bazı mikroplar (Tüberküloz, brucella)
Radyasyon;
Genetik olarak geçen nadir hastalıklar , demir depolama hastalığı ( Hemokromatozis ) ( irsi olarak geçen, başta karaciğerde olmak üzere demir birikmesiyle organ hasarına yol açan ender bir hastalık ), bakır depolama hastalığı ( Wilson hastalığı ) ( bakır metabolizması bozukluğu nedeniyle özellikle karaciğerde ve gözün kornea tabakasında bakır depolaması ile karaciğerde hasara neden olan ender bir hastalık ).
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   27/1/2008, 19:57

Hepatit çeşitleri ve bulaşma yolları A --Kontamine yiyecek ya da su ile oral yolla
B --Kan/vücut sıvıları ve anneden çocuğa
C --Kan/vücut sıvıları ve anneden çocuğa
D --Kan/vücut sıvıları (sadece hepatit B virüsü ile bulunabilir)
E --Kontamine su ile oral yolla
G --Kan Hepatit oluşumunun nedenleri
Viral hepatitler hepatit virüsleri (A,B,C,Delta,E, G virüsleri) veya daha nadir olarak diğer hastalıkların nedeni olan virüslerle (Herpes, CMV virüs vs) meydana gelir.

Bütün viral hepatitler bulaşıcıdır, ancak bulaşma yolları ve bulaşma kapasiteleri farklıdır. A ve E hepatitleri yiyecek-içeceklerle, B, C, Delta ve G hepatitleri ise kan yolu, kanla ve vücut sıvıları ile bulaşmış materyal veya yakın temaslarla geçebilir.Viral hepatit, virüsler tarafından meydana gelen bir karaciğer hastalığıdır.
Alkole bağlı toksik hepatit, aşırı alkol kullanımı sonucu meydana gelen hepatittir.
İlaca bağlı toksik hepatit, tedavide kullanılan çeşitli ilaçların sebep olduğu hepatittir.
Bazı kimyasal maddelere bağlı hepatitler.
Otoimmun hepatit, bilhassa menapoz yaşı kadınlarda görülen, henüz sebebi tam açıklanamayan hepatittir.

Hepatit - Hastalık terminolojisi
Akut hepatit : Vücüdun bağışıklık sisteminin virüsü vücuttan 6 ay içinde temizlediği kısa süreli hepatit.
Kronik hepatit : Vücudun bağışıklık sistemi virüsü vücuttan temizleyemediği için, infeksiyonun 6 aydan uzun süre direnç gösterdiği uzun süreli hepatit.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   27/1/2008, 19:58

Viral Hepatitler
Halk arasında bulaşıcı sarılık veya sarılık,tıp dilinde ise viral hepatit olarak bilinen hastalık nedir?
Viral hepatitler ve ya bulaşıcı sarılık denilen hastalığa değişik virüsler yol açmakta olup, bu virüsler ön planda karaciğer hücrelerini enfekte etmeleri sonucunda karaciğer fonksiyonlarını bozarak sistemik bir hastalığa yol açarlar. Bu virüslerin alınması sonucunda hastalık çoğunlukla sessiz olarak geçirilir. Bir bölümünde de ileri derecede halsizlik, iştahsızlık, bulantı ve karnın sağ üst bölgesinde ağrıyı takiben göz aklarında sararma, idrar renginde koyulaşma ortaya çıkar. Genellikle hastalar sarılık dediğimiz bu tablo ile doktora başvururlar. Alınan virüsün tipine bağlı olarak olguların çoğunluğu yatak istirahati ile kendiliğinden, kısa sürede iyileşirler. Gerek sessiz olarak gerekse sarılık tablosu ile seyreden viral hepatitlerin bir bölümü ise kronikleşirler ki bizim korktuğumuz ve hasta içinde tehlikeli olan durum budur.
Viral hepatitlere yol açan etkenler nelerdir?
Viral hepatitlere insanlarda hastalığa yol açan mikroorganizmalardan virüsler yol açmaktadır. Bugün için akut viral hepatitlere yol açan beş önemli virüs vardır. Bunların dışındaki bazı virüs ve bakterilerde oluşturdukları hastalık tablolarının bir parçası olarak karaciğeri de tutarak hepatit tablosuna yol açarlar. Fakat bunlar kronikleşmeye yol açmadığından önemli değillerdir. Hepatite yol açan beş virüs Hepatit A virüsü(HAV), Hepatit B virüsü(HBV), Hepatit C virüsü(HCV), Hepatit D virüsü(HDV) ve Hepatit E virüsüdür(HEV). Bunların içinde de HAV ve HEV bizim ülkemizinde içinde yer aldığı gelişmekte olan veya gelişmemiş ülkelerde bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu iki virüsün yol açtığı hepatitin kronikleşmemesi sevindiricidir. Çünkü ülkemizde yetişkin yaş grubunun %90’ı A tipi viral hepatiti sessiz veya sarılıklı bir şekilde geçirmiştir.
Bu virüsler bizlere nasıl bulaşmaktadırlar?
Her virüsün bulaşma şekli farklıdır.HAV ve HEV özellikle hijyen koşullarına yeterince önem verilmeyen, su dağıtım ve kanalizasyon sistemlerinin yetersiz olduğu toplumlarda dışkı ile hastalıklı bireyler tarafından çıkartılan virüsle bulaşmış suların içilmesi ve gıdaların yenilmesi ile bulaşmaktadır. Yine aynı şekilde dışkı-ağız yolu ile aile içinde kişiden kişiye bulaşma da önemli bir geçiş yoludur.
Hepatit B virüsü ve HCV’ünde ise bulaşmada önemli rol oynayan en büyük virüs kaynağı taşıyıcılardır. Bulaşma virüsle bulaşık kan ve diğer vücut sıvılarının deri ve mukoza yoluyla geçmesi, cinsel yol ve anneden çocuğa doğum sırasında ve sonrasında geçmesi ile olmaktadır. Özellikle deri yoluyla virüsün geçişinde enjektörler, dövme, akupunktur, yeterince temizlenmemiş cerrahi araç ve gereçler önemli rol oynamaktadır. Ev içinde ortak kullanılan diş fırçaları, oyuncaklar, kaşık-çatal, traş bıçakları, havlular da bulaşmada önemlidir. HDV kendi başına hastalık oluşturmayıp, sadece HBV olan kişilerde hastalığa yol açmaktadır.
Viral hepatitlerde sıklıkla kullanılan "Taşıyıcı" kavramı ile ne anlatılmak istenir?
Herhangi bir virüsün kanda bulunması durumuna taşıyıcılık, bu kişilere de taşıyıcı denilmektedir. Bu kişiler potansiyel olarak toplum içinde bulaştırıcı konumdadırlar. Genellikle kanında B tipi hepatit virüsü bulunan kişilere taşıyıcı denilmektedir. Hepatit B virüsü için virüsün yüzey antijeni dediğimiz HBsAg’nin herhangi bir şekilde kanda 6 aydan fazla bulunması halinde taşıyıcılıktan söz edilir. Taşıyıcı olanların hepsini hasta olarak kabul etmek yanlıştır. Taşıyıcıların büyük bir bölümü sağlıklıdır. Sağlıklı taşıyıcılar yaşamlarını normal olarak, sağlıklı bir şekilde sürdürürler. Toplum içindeki taşıyıcıların az bir bölümünde ise kronik hepatit, siroz veya karaciğer kanseri bulunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında kanında HBsAg saptanan kişiler yukarıda sayılan hastalık tablolarının hangisi içinde yer aldıklarını bilmek için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak zorundadırlar. Toplum içinde bulaşma zincirini kırabilmemiz için öncelikle taşıyıcıların ortaya çıkartılması önemlidir.
Ülkemizdeki taşıyıcıların sayıları bilinmekte midir?
Bu sayı ve oranlar her hepatit tipi için farklıdır ve yapılan değişik çalışmalar ile ortaya koyulmuş durumdadır. Ülkemizde yetişkin yaş grubunun %70-90’ı A tipi viral hepatiti geçirmiş durumdadır. E tipi hepatit için bu oran %5 civarlarındadır.
Kronikleşme açısından önemli ve asıl ülkemiz için de tehlikeli olan B tipi için bulunan sayı ve oranlar korkunçtur. Tüm toplumun bölgeler arası farklılıklar olmakla birlikte %5-10’u Hepatit B virüsünü taşımaktadırlar. Bu oran aşağı yukarı 3-5 milyon kişiye karşılık gelir ki bu kişilerin çoğunun taşıyıcı konumda olduklarını bilmeyip toplum içinde en yakınlarından başlayarak hastalığı bulaştırmaları olayın ne kadar korkunç boyutlarda olduğunu göstermektedir.Yurdumuzda B tipi hepatit virüsü ile karşılaşma oranı %20-60 civarındadır. Bunun anlamı kabaca her beş kişiden biri veya üçü yaşamlarının bir döneminde HBV ile karşılaşmaktadır. Bunların çoğunluğunda koruyucu antikorlar gelişir ve bu kişiler yaşamlarının daha sonraki yıllarında bu hastalığa karşı korunmuş olurlar.
Hepatit C virüsü taşıyıcılığı ise yurdumuzda %1 civarlarındadır.


Kronikleşme ne demektir?
B,C ve D tipi hepatitler için kronikleşme tehlikesi sözkonusudur. Bunun anlamı bu olguların bir bölümü siroza, siroz olanlarında bir bölümü karaciğer kanserine dönüşecek demektir. B tipinde virüs alındıktan sonra olguların %90-95’i tamamen iyileşirler. Geriye kalan %5-10’unda sağlıklı taşıyıcılıktan kronik hepatit dediğimiz tabloya kadar değişen durumlar ortaya çıkar. Asıl tehlikeli olan durum kronik hepatit gelişmesidir ki bunların bir bölümünde 5-10 yıl içerisinde siroz gelişmektedir. Siroz gelişen olguların ise az bir kısmında karaciğer kanseri gelişmektedir. Diğer önemli bir noktada virüsün edinilme yaşıdır. Ne kadar erken yaşlarda virüs alınırsa kronikleşme o kadar fazla olmaktadır. Yenidoğan bir çocuğa virüsün geçmesi sonucunda hastalık %90 sıklıkla kronikleşecektir. Bu yüzden anneler mutlaka doğum öncesi dönemde taramalarını yaptırmalıdır. Çünkü B tipi viral hepatit aşılanma ile önlenebilir bir hastalıktır.
C tipinde ise durum daha değişik olup olguların %85’inden fazlası kronikleşmekte ve yaklaşık 20 yıl sonra bunların %20’unda siroz gelişmektedir. Siroz gelişen olguların %2-5'inde ise karaciğer kanseri gelişebilmektedir. Burada sözedilmesi gereken önemli ve sevindirici noktalardan biri de kronik C hepatiti gelişen hastalar normal yaşamlarını sürdürürler. B tipi hepatitden farklı olarak kronik hepatitten siroza ve sirozdan karaciğer kanserine dönüşüm onar yıllık aralarla olmaktadır.
Viral hepatitlerin bulaşmalarını önlemek için neler yapabiliriz?
A ve E hepatitlerinin bulaşmasını engellemek için hijyen koşullarının, su dağıtım ve kanalizasyon şebekelerinin daha mükemmel hale getirilmesi gereklidir. Bugün için A hepatiti geçirmeyenlere uygulanmak üzere aşılar mevcuttur. C tipi için henüz aşı bulunmadığından yukarda saydığımız bulaşmayı kolaylaştıran durumlara dikkat etmemiz gereklidir. Ülkemizde asıl sorun B tipi viral hepatittir. Sevinilmesi gereken bir durum bu hastalığın aşı ile önlenebilir olmasıdır. Halen kullanım için piyasada bulunan içerikleri hemen hemen benzer 4-5 farklı aşı mevcuttur. Aşılama öncesi kişinin B tipi virüsle karşılaşıp karşılaşmadığı mutlaka saptanmalıdır. Eğer taşıyıcı konumda ise mutlaka aile taramaları yapılıp öncelikle risk altındaki eş ve çocuklarıda aşı programlarına alınmalıdır. Aşı üç doz veya dört doz halinde uygulanmaktadır ve koruyuculuğu %90’ın üzerindedir. Biz öncelikle ailesinde taşıyıcı bulunanlar ve sağlık personeli başta olmak üzere herkesin olanakları ölçüsünde aşılanmaları gerektiğini düşünmekteyiz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   27/1/2008, 19:59

HEPATİT B VE KORUNMA YOLLARI


Geçirildiğinde bazı durumlarda ciddi belirtilerle seyredebilen, bazen de kronikleşerek ciddi sağlık sorunları yaratabilen bir hastalık olan Hepatit B, aşı yoluyla hemen tümüyle önlenebilen bir hastalıktır.

Hepatit B enfeksiyonu, Hepatit B virüsünün (HBV) karaciğer dokusunda enfeksiyona yol açmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Virüs vücuda ilk kez girdiğinde şiddetli belirtiler ve sarılık yapabileceği gibi hiç bir belirti de vermeyebilir. Enfeksiyon sonrası seyir tam şifa ve ömürboyu süren bağışıklık olabileceği gibi kronikleşme ve kalıcı karaciğer hastalığına ve karaciğer kanserine dönüşüm de söz konusu olabilir.

Dünya Sağlık Örgütü hepatit B virüsünü insanda sigaradan sonra kanser yapan en önemli dış etken olarak değerlendirmektedir.
Hepatit B geçiren erişkinlerin %5-10'unda, çocukların ise %70'inde hastalık kronikleşir. Kronikleşen hepatit B enfeksiyonu karaciğer yetmezliği, siroz ve karaciğer kanseri riskini önemli oranda artırır. Ek olarak kronik hepatit B enfeksiyonu olanlar virüsü taşımaya devam ettikleri için hastalığı başta yakın temas halinde olduğu kişiler olmak üzere diğerlerine bulaştırmak için önemli bir kaynak teşkil ederler.

İlk enfeksiyon sonrası taşıyıcı durumuna geçmeyen şanslı bireylerde vücutta gelişen antikorlar hastalığa karşı ömürboyu bağışıklık sağlarlar ve bu bağışıklığı olanlarda kronik enfeksiyona bağlı riskler gerçekleşmez.



Belirtileri nedir?

Virüs vücuda girdikten sonra 60-120 gün süren bir kuluçka dönemi sonrası belirti vermeye başlar. Hastaların yarısında hafif kırgınlık gibi hastalığa özgü olmayan belirtiler gözlenirken, diğer yarısında kas ve eklem ağrıları, başağrısı, bulantı kusma, yorgunluk, karaciğer bölgesinde ağrı gibi belirtilerle birlikte gözaklarında sararma, ciltte sararma, idrar renginde koyulaşma, dışkı renginde açılma ortaya çıkabilir.



Kimlerde olur? (Risk grupları)

Hepatit B enfeksiyonu damar yoluyla uyuşturucu kullananlarda, eşcinsel ilişkisi olanlarda, doktor, hemşire gibi sağlık personelinde, kanama bozukluğu nedeniyle sık sık kan ya da kan ürünü alanlarda, hemodiyaliz hastalarında diğer insanlardan daha sık görülür. Hastalığı taşıyan kişilerin yakınları da büyük risk altındadır.

Cinsel ilişki virüsün bulaşması için en uygun yollardan biridir ve bu haliyle hepatit B cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında da ön sıralarda yeralır.



Nasıl bulaşır?

Hepatit B virüsünü taşıyan kişilerin kanlarında, tükrük salgılarında, spermaları (meni) içinde , vajinal salgılarında virüs yoğun olarak bulunur. Virüsün çok az bir miktarının bile bağışıklığı olmayan birinin kan dolaşımına geçmesi enfeksiyonu başlatmaya yeterlidir. Virüs ciltte, ağızda, genital bölgelerde gözle bile görülmeyen ufak çatlaklar bularak kişinin kan dolaşımına geçebilmektedir. Aynı kaptan yemek yiyen kişiler arasında ve iyi temizlenmemiş çatal-bıçak gibi malzemenin kullanılmasıyla da bulaşabilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   27/1/2008, 20:00

Kronik Hepatit
Kronik hepatit sözcüğü 6 aydan daha uzun süre devam eden hepatitler için kullanılır.Esas olarak B ve C tipi kalıcı (kronik) karaciğer hastalığı yapar. Delta hepatiti sadece Hepatit B'li hastalarda görülür. G hepatiti kalıcı olabilir ise de klinik önemi tam olarak bilinmemektedir.
Viral hepatitlerde kronikleşme ihtimali
Bu hastalığın nedenine ve kişiye göre değişen bazı faktörlere bağlıdır. Hepatit C de kronikleşme ihtimali %80'den fazladır. Erişkin hayatta geçirilen hepatit B de bu oran %10'dan az, çocukluk döneminde ise daha yüksektir.
Taşıyıcı ve hepatit
Taşıyıcı (Sağlıklı taşıyıcı) sözcüğü daha çok bazı hepatit B'li hastalar için kullanılmaktadır. Kanlarında Hepatit B virüsünü bulunduruyor olmakla birlikte muayene bulgularında, karaciğer fonksiyonlarında ve karaciğer biyopsilerinde hiçbir hastalık belirtisi göstermeyen kişiler taşıyıcı olarak tanımlanırlar. Bu kişilerde hastalığın aktif şekle dönüşmesi bütünüyle imkansız değildir. Bu nedenle belirli aralıklarla karaciğer fonksiyonlarının kontrol edilmesi ve muayenelerinin yapılması zorunludur. Taşıyıcılar bulaştırıcıdır. Bu gibi kişilerin yakın çevrelerinin hastalıktan korunmasında hepatitli olanlarla aynı yaklaşım izlenmelidir.
Hepatitli hastanın çevresindekilerin korunması
Koruma önlemleri öncelikle eş ve çocuklarını ve aynı ev ortamında bulunan kişileri kapsayacak şekilde planlanmalıdır. İlk yapılması gereken bu kişilerin halen virüsle infekte veya bağışık (infeksiyonu geçirip iyileşmiş dolayısıyla bir kere daha bulaşmayacak olanlar) olup olmadıklarını tesbitidir. Bundan sonraki aşamada aşı ve diğer koruma yöntemleri doktorunuzun önerileri doğrultusunda uygulanmalıdır. Hepatitli hastaların ağır ve yorucu işlerde çalışması, hastalığın ağırlığı ile ilgili bir durumdur. Bazı hastalarda istirahat veya aktivite kısıtlaması gerekli olabilir. Beslenme konusunda alkol dışında bir kısıtlayıcı yoktur. Alkol, hepatit bulunmasa bile karaciğeriniz için zararlıdır. Tamamen yasak olma konusu hastalığınızın durumuna göre değişir. Bu konuda doktorunuzun önerilerine uymalısınız.

Herhangi bir yiyeceğin (enginar, pekmez vs.) özel bir yararı yoktur. Önemli olan dengeli beslenmektir. Dengeli bir beslenme rejimi içerisinde olduğunuz sürece dışarıdan vitamin takviyesinin yararı bulunmamaktadır. Başka nedenlerle kısıtlama gerekmiyorsa her istediğinizi yiyebilirsiniz.
Başka hastalıklar nedeniyle ilaç kullanılması
Özellikle uzun süreli kullanımı gereken bazı ilaçlar sorun yaratabilir. Kortizon, bağışıklık sistemini etkileyen ilaçların kullanımı sakıncalı olabilir. En doğrusu öncelikle başka nedenlerle başvurduğunuz doktorlarınıza da hepatitli olduğunuz hakkında bilgi vermeniz, gerekirse kullanacağınız ilaçları karaciğer hastalığınızı izleyen doktorunuza bildirmeniz yararlı olur.

Hepatit Sarılık Değildir
Ülkemizde hepatitler sarılık adıyla da bilinmektedir. Hepatitli hastalarda sarılık görülebilir, ancak çoğu hasta sarılıksızdır. Karıştırılan diğer bir husus her sarılığın hepatit sanılmasıdır. Karaciğer, safra yolları, pankreas hastalıkları ve bazı kan hastalıklarında da sarılık görülebilir. Ülkemizde hepatitler sarılık, gizli sarılık, bulaşıcı sarılık, mikrobik sarılık gibi isimlerle tanımlanmaktadır.


Sarılık; Kan hücrelerinden alyuvarların parçalanması ile ortaya çıkan ve bilirübin denen maddenin kanda birikmesi ile oluşur. Normalde bilirübin karaciğerden safraya atılmakta, böylece kanda birikmemektedir. Hepatitlerde bu işleyiş düzeni bozulduğundan bilirübin kanda birikmeye başlar. Sarılık gelişirken öncelikle idrar renginin koyulaştığı hissedilir. Hafif sarılıklarda sadece göz akları sararır. Bilirübin miktarı arttıkça bütün cilt sarı bir renk alır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   27/1/2008, 20:01

Viral hepatitlerde sıklıkla kullanılan "Taşıyıcı" kavramı ile ne anlatılmak istenir?
Herhangi bir virüsün kanda bulunması durumuna taşıyıcılık, bu kişilere de taşıyıcı denilmektedir. Bu kişiler potansiyel olarak toplum içinde bulaştırıcı konumdadırlar. Genellikle kanında B tipi hepatit virüsü bulunan kişilere taşıyıcı denilmektedir. Hepatit B virüsü için virüsün yüzey antijeni dediğimiz HBsAg’nin herhangi bir şekilde kanda 6 aydan fazla bulunması halinde taşıyıcılıktan söz edilir. Taşıyıcı olanların hepsini hasta olarak kabul etmek yanlıştır. Taşıyıcıların büyük bir bölümü sağlıklıdır. Sağlıklı taşıyıcılar yaşamlarını normal olarak, sağlıklı bir şekilde sürdürürler. Toplum içindeki taşıyıcıların az bir bölümünde ise kronik hepatit, siroz veya karaciğer kanseri bulunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında kanında HBsAg saptanan kişiler yukarıda sayılan hastalık tablolarının hangisi içinde yer aldıklarını bilmek için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak zorundadırlar. Toplum içinde bulaşma zincirini kırabilmemiz için öncelikle taşıyıcıların ortaya çıkartılması önemlidir.
Ülkemizdeki taşıyıcıların sayıları bilinmekte midir?
Bu sayı ve oranlar her hepatit tipi için farklıdır ve yapılan değişik çalışmalar ile ortaya koyulmuş durumdadır. Ülkemizde yetişkin yaş grubunun %70-90’ı A tipi viral hepatiti geçirmiş durumdadır. E tipi hepatit için bu oran %5 civarlarındadır.
Kronikleşme açısından önemli ve asıl ülkemiz için de tehlikeli olan B tipi için bulunan sayı ve oranlar korkunçtur. Tüm toplumun bölgeler arası farklılıklar olmakla birlikte %5-10’u Hepatit B virüsünü taşımaktadırlar. Bu oran aşağı yukarı 3-5 milyon kişiye karşılık gelir ki bu kişilerin çoğunun taşıyıcı konumda olduklarını bilmeyip toplum içinde en yakınlarından başlayarak hastalığı bulaştırmaları olayın ne kadar korkunç boyutlarda olduğunu göstermektedir.Yurdumuzda B tipi hepatit virüsü ile karşılaşma oranı %20-60 civarındadır. Bunun anlamı kabaca her beş kişiden biri veya üçü yaşamlarının bir döneminde HBV ile karşılaşmaktadır. Bunların çoğunluğunda koruyucu antikorlar gelişir ve bu kişiler yaşamlarının daha sonraki yıllarında bu hastalığa karşı korunmuş olurlar.
Hepatit C virüsü taşıyıcılığı ise yurdumuzda %1 civarlarındadır.


Kronikleşme ne demektir?
B,C ve D tipi hepatitler için kronikleşme tehlikesi sözkonusudur. Bunun anlamı bu olguların bir bölümü siroza, siroz olanlarında bir bölümü karaciğer kanserine dönüşecek demektir. B tipinde virüs alındıktan sonra olguların %90-95’i tamamen iyileşirler. Geriye kalan %5-10’unda sağlıklı taşıyıcılıktan kronik hepatit dediğimiz tabloya kadar değişen durumlar ortaya çıkar. Asıl tehlikeli olan durum kronik hepatit gelişmesidir ki bunların bir bölümünde 5-10 yıl içerisinde siroz gelişmektedir. Siroz gelişen olguların ise az bir kısmında karaciğer kanseri gelişmektedir. Diğer önemli bir noktada virüsün edinilme yaşıdır. Ne kadar erken yaşlarda virüs alınırsa kronikleşme o kadar fazla olmaktadır. Yenidoğan bir çocuğa virüsün geçmesi sonucunda hastalık %90 sıklıkla kronikleşecektir. Bu yüzden anneler mutlaka doğum öncesi dönemde taramalarını yaptırmalıdır. Çünkü B tipi viral hepatit aşılanma ile önlenebilir bir hastalıktır.
C tipinde ise durum daha değişik olup olguların %85’inden fazlası kronikleşmekte ve yaklaşık 20 yıl sonra bunların %20’unda siroz gelişmektedir. Siroz gelişen olguların %2-5'inde ise karaciğer kanseri gelişebilmektedir. Burada sözedilmesi gereken önemli ve sevindirici noktalardan biri de kronik C hepatiti gelişen hastalar normal yaşamlarını sürdürürler. B tipi hepatitden farklı olarak kronik hepatitten siroza ve sirozdan karaciğer kanserine dönüşüm onar yıllık aralarla olmaktadır.
Viral hepatitlerin bulaşmalarını önlemek için neler yapabiliriz?
A ve E hepatitlerinin bulaşmasını engellemek için hijyen koşullarının, su dağıtım ve kanalizasyon şebekelerinin daha mükemmel hale getirilmesi gereklidir. Bugün için A hepatiti geçirmeyenlere uygulanmak üzere aşılar mevcuttur. C tipi için henüz aşı bulunmadığından yukarda saydığımız bulaşmayı kolaylaştıran durumlara dikkat etmemiz gereklidir. Ülkemizde asıl sorun B tipi viral hepatittir. Sevinilmesi gereken bir durum bu hastalığın aşı ile önlenebilir olmasıdır. Halen kullanım için piyasada bulunan içerikleri hemen hemen benzer 4-5 farklı aşı mevcuttur. Aşılama öncesi kişinin B tipi virüsle karşılaşıp karşılaşmadığı mutlaka saptanmalıdır. Eğer taşıyıcı konumda ise mutlaka aile taramaları yapılıp öncelikle risk altındaki eş ve çocuklarıda aşı programlarına alınmalıdır. Aşı üç doz veya dört doz halinde uygulanmaktadır ve koruyuculuğu %90’ın üzerindedir. Biz öncelikle ailesinde taşıyıcı bulunanlar ve sağlık personeli başta olmak üzere herkesin olanakları ölçüsünde aşılanmaları gerektiğini düşünmekteyiz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   27/1/2008, 20:02

Hepatit A
Hepatit A virüsü (HAV) fekal ve oral yollardan bulaşır. Kontamine sular sık rastlanan bir enfeksiyon kaynağıdır. HAV göl sularında 4 haftaya kadar enfeksiyöz olma özelliğini korur. Kuluçka süresi 14-15 gündür. Parenteral bulaşma istisnadır. Yaşam standardının yükselmesi ve hijyen koşullarının iyileşmesine bağlı olarak toplumun kontaminasyonu geçtiğimiz on yıllar içinde önemli ölçüde azalmıştır. Hepatit A'ya karşı antikorlar 18 yaşın altındakilerin % 5'inden azında, ve 70 yaşın üzerindekilerin % 75'inden fazlasında bulunur.

Tanı
Antijen: Hepatit A virüsü, prodrom döneminde dışkıda gösterilebilir. Kanda genellikle gösterilemez çünkü aşikar hastalık döneminde virüs replikasyonu sona ermiştir. Bu nedenle söz konusu antijen için dışkıda veya kanda yapılan elektron optik veya immunolojik testler bilimsel çalışmalar dışında endike değildir.
Antikorlar: IgM sınıfı spesifik antikorlar infeksiyon sonrasında 14 gün daha saptanabilir. IgM sınıfı antikorlar birkaç gün sonra ortaya çıkar. Bir kural olarak, IgG ve IgM sınıfı antikorlar aynı zamanda gösterilir. Bunlar mevcutsa ve hepatitin klinik kanıtları varsa, varlığı hepatit A'yı gösteren IgM sınıfı antikorlar için bir test yapılır.
Olguların % 99'dan fazlasında hepatit A 3 ay içinde spontan olarak iyileşir. Olguların % 0.1'inden azında fulminan hepatit görülür. Sarılık, olguların % 90 kadarında vardır. Yüzde 95'inden fazlasında transaminaz eğrileri bir zirve yapar ve hızla normale döner. Fulminan hepatitten sonra gürültüsüz bir karaciğer sirozu gelişebilir.

A tipi viral hepatit hakkında genel bilgiler
· A tipi viral hepatit bulaşıcı bir karaciğer hastalığıdır.
· Gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde yaşayanlar, bu ülkelere seyahat edenler risk altındadır.
· Etken Hepatit A Virüsüdür (HAV).
· Bulaşma “Dışkı - Ağız” yoluyla olur. Yani virüs içeren dışkı ile kirlenmiş sularla temas sonucu bulaşır. Bulaşmadan iyi yıkanmamış gıdaların alınması ve iyi temizlenmemiş suların içilmesi sorumludur.
· Genellikle sessiz olarak geçirilir. Yakınmalı olarak geçirildiğinde
halsizlik, ateş, ishal, karın ağrısı, göz aklarında sararma ve idrar renginde koyulaşma önemli belirti ve bulgulardır.
· Yatak istirahati tedavinin esasıdır.
· İyileşme 10 - 20 gün sürer. B ve C tipinde olduğu gibi kronikleşme sözkonusu değildir. Taşıyıcılığı söz konusu değildir.
· Aşı mevcuttur ve koruyuculuğu oldukça iyidir.
· İmmun globulin uygulaması kısa süreli (3 - 6 ay) koruma sağlar.
Bulaşma yolları: Hepatit A virüsü hastalıklı kişinin dışkısı ile yayılarak, dışkı-ağız yoluyla bulaşır. Yani virüs içeren dışkı ile kirlenmiş sularla temas sonucu bulaşmaktadır. Bulaşmadan iyi yıkanmamış gıdaların alınması ve iyi temizlenmemiş suların içilmesi sorumludur. Bulaşmayı engellemek için şehir şebeke sularının temizliğine olabildiğince özen gösterilmeli ve gıdalar temiz sularla temizlenmelidir. Bulaşmayı kırmak için ellerin sabun ve suyla temizliği oldukça önemlidir. Bulaşma şekilleri şöyledir:
Hastanın dışkısının değişik şekillerde ele bulaştıktan sonra eller yıkanmadan yemek yeme ve enfekte dışkıyla kirlenmiş suların iyi temizlenmeden tekrar kullanılması.
Yol açtığı hastalıklar: HAV ile infekte olanların büyük çoğunluğu (yüzde 70 - 80) sessiz olarak enfeksiyonu geçirir. Bu kişilerin enfeksiyonu geçirdiği laboratuvar testleriyle anlaşılabilir. Yakınmalı enfeksiyonun belirti ve bulguları ileri derecede halsizlik, iştah kaybı, ateş, ishal, karın ağrısı, bulantı-kusma, göz aklarında - deride sararma ve idrar renginde koyulaşmadır. Bu dönemde karaciğer fonksiyon testlerinde bozulma ortaya çıkar. Transaminazlar (AST, ALT) ve bilirubinler yükselir. Sarılıklı bu dönem 10 - 20 gün sürer. Nadiren enzim yüksekliği ve halsizlik bir yıla kadar uzayabilir. Çok nadiren karaciğer koması gelişerek ölüme yol açabilir.

Hepatit B
Hepatit B , hepatit B virüsünün (HBV) meydana getirdiği bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünyada en çok görülen enfeksiyon hastalıklarından biri olan hepatit B, bütün dünyadaki önde gelen dokuzuncu ölüm nedenidir.
Hepatit B, hafif ve belirti vermeyen bir enfeksiyondan, çok daha ağır karaciğer hastalıklarına ve bu arada sirozla primer hepatosellüler karsinomaya (karaciğer kanserine) kadar değişebilen çeşitli tablolara neden olabilir. Karaciğer kanseri, dünya da en yaygın kanserlerden biridir.
İltihap : Enfeksiyon etkenlerine veya tahriş edici maddelere tepki olarak bir dokuda iltihap hücrelerinin ve sitokinlerin toplanmasıdır.
Antijen : Vücuda giren ve bağışıklık sisteminin tanımadığı her türlü yabancı madde.
Antikor : Bağışıklık sistemi tarafından yapılan ve yabancı bir antijene bağlanıp onu nötürleşme amacı güden bir protein kompleksi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   27/1/2008, 20:03

Hepatit C
Hepatit C, Hepatit C virüsünün neden olduğu, karaciğeri etkileyen ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. Enfeksiyon, insan vücudunda hastalığa yol açan bir mikrobun gelişmesi ve yayılmasıdır. Hepatit C enfeksiyonu yaşamınızı birçok yönde olumsuz etkileyebilir. Hastalığın başlangıcı grip ile karıştırılabilir, hatta hiçbir belirti görülmeyebilir. Bazı durumlarda ise, Hepatit C virüsü, kişinin kendisini haftalarca hiçbir iş yapamayacak derecede bitkin hissetmesine neden olabilir.
Hepatit C virüsü hastaların %50'sinde kronikleşir yani kalıcı olur.
En ciddi hepatit sebeplerinden biri olan Hepatit C virüsü, dünya üzerinde 170 milyon kişiyi etkilemektedir. Kan nakli ile bulaşan hepatitlerin en az %80'i Hepatit C'dir. Sıklıkla ortak şırınga kullanan uyuşturucu madde bağımlılarında rastlanır. Cinsel ilişki yolu ile geçiş sık görülmemektedir.
Bulaşma yolları; Hepatit C'nin en önemli bulaşma yolu Hepatit C virüsü taşıyan kanın naklidir. Günümüzde, kan nakli öncesinde Hepatit C virüsü açısından tarama yapılması zorunludur. Ancak geçmiş yıllarda tarama yapılmadan kan nakli yapılmış hastaların durumu belirsizdir ve risk taşımaktadır.
* Hepatit C'nin bir diğer bulaşma yolu tıraş bıçağı, manikür-pedikür aletleri, tırnak makası gibi yaralanmaya sebep olabilecek aletlerin ortak kullanımıdır.
* Hepatit C, dövme, piercing, akupunktur, kulak delinmesi gibi uygulamalarda steril olmayan aletlerin kullanımı ile de bulaşabilir.
* Damar yolu ile uyuşturucu kullanan bağımlılarının ortak şırınga kullanımı Hepatit C bulaşma riskini arttırmaktadır.
* Hepatit C virüsü hamile olan anneden bebeğe geçebilir ancak bu geçişin nadir olduğu düşünülmektedir.
* Down sendromu, cüzzam, lösemi, lenfoma gibi bağışıklık sistemini zayıflatan hastalıkları olanlar, hemofili hastaları gibi sürekli kan verilenler, toplu bulunulan yerlerde yaşayan ve çalışanlar, düşük sosyoekonomik düzeyli toplumlar ve yaşlılar hastalığa yakalanma olasılığı yüksek risk gruplarını oluştururlar.
Kan Testleri; Hepatit C enfeksiyonu, az miktarda kan ile yapılan antikor testleri ile tespit edilebilir. Pozitif test sonuçları birkaç değişik anlama gelebilir.
1. Kronik Enfeksiyon: Hepatit C virüsüne bağlı, sürmekte olan kalıcı bir enfeksiyon bulunduğunu ve uzun vadede karaciğer hasarı riski olduğunu gösterir.
2. Geçirilmiş Enfeksiyon: Hepatit C virüsü bulaşmış, bağışıklık sistemi tarafından tanınmış ve yok edilmiştir. Karaciğer hasarı belirtisi yoktur. Bu durumda hastalığa karşı bağışıklık kazanılmıştır ve bir daha Hepatit C geçirme riski yoktur.
3. Yalancı pozitiflik: Bazen ilk taramalarda hastalık olmadığı halde testlerden pozitif sonuç alınması, ancak ileri tetkikler ile aslında negatif olduğunun saptanmasıdır. Eğer ilgili kan testleri pozitif sonuç vermişse, konunun uzmanı olan bir doktora başvurmalısınız. Bu durumda sizden şu tetkikleri yaptırmanız istenebilir.
a. Karaciğer Ultrasonu: Bu tetkik Karaciğer ve etrafındaki organları incelemek amacıyla yapılır.
b. Karaciğer Biyopsisi: Hastaneye yatış gerekmeden yapılacak olan bu işlemde karaciğerden inceleme yapmak üzere küçük bir parça alınır. İşlem sırasında anestezi uygulanacağı için herhangi bir acı hissedilmez. Çok önemli olan bu test ile karaciğer hasarı olup olmadığı tespit edilir.
c. Karaciğer Fonksiyon Testleri: Karaciğerin işlevini iyi yapıp yapmadığını belirlemek üzere karaciğerden salınan enzim düzeyleri ölçülür.
d.PCR: Kanda dolaşan Hepatit C virüsünün doğrudan tespit edildiği ileri düzey bir kan testidir. Her Sağlık Merkezi'nde bulunmayabilir.
Bu testler sonucunda doktorunuz sizinle konuyu tüm detayı ile konuşacak ve gerekeni yapacaktır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   27/1/2008, 20:04

KAN, KAN ÜRÜNLERİ:

Kan yolu ile bulaşma özellikle gelişmiş ülkelerde damardan yasa dışı ilaç kullananların, kullandıkları iğnelerin bir şekilde diğer insanlara yayılması ile ortaya çıkmaktadır. Ayrıca yine bu kişilerin kullandıkları eşyaların diğer kişilerce kullanılması da bulaşmayı sağlar. Ancak dünya üzerinde hepatit B açısından oldukça yüksek riskli bir grup olan sağlık çalışanları açısından iğne yolu ile bulaşma son derece önemlidir. Çeşitli sağlık birimlerinde çalışan sağlık personeli özellikle kaza sonucu iğne batması ile hepatit B ye yakalanmaktadırlar. Ayrıca yine sağlık çalışanları hasta kişilerin kanının bulaştığı bir cisimle yine kaza sonucu yaralanır veya temas ederlerse yine hepatit B ye yakalanabilirler. Yine normal popülasyon ve sağlık çalışanları için kan nakli sonucu bu hastalığa yakalanma riski vardır. Gelişmiş ülkeler bu sorunu kan nakilleri sırasında tarama yaparak çözmüşlerdir. Ve bu tür bir bulaşma yolu dolayısıyla ortadan kalkmıştır.

CİNSEL İLİŞKİ:

Cinsel ilişki sırasında hepatit B ile enfekte bir kişinin vücut sıvılarının diğer partnerin vajina, makat(rektum, özellikle ters ilişki) idrar kanalı (üreterler) ve ağızdaki yaralı veya çizik bölgelere teması ile hastalık geçer.

DÖVME VE PİERCİNG

Ülkemiz ve tüm dünyada dövme (tattoo) ve piercing sırasında kullanılan iğnelerin yeterince steril ve tmiz olmamasından dolayı kişiye bulaşması söz konusudur.

TRAŞ TAKIMI USTURA VE DİŞ FIRÇASI

Hastalıklı kişilerin kullandığı ve kan bulaşmış ustura, traş fırçası ve diş fırçalarının kullanılması ile hepatit B bulaşabilir.

PERİNATAL GEÇİŞ: (HAMİLELİKTE GEÇİŞ)

Doğum sırasında anneden çocuğa hepatit B mikrobu geçmesi sonucu ortaya çıkan durum perianatal geçiş olarak tanımlanmaktadır.

HEPATİT B NİN KULUÇKA SÜRESİ:

Normal olarak 45-180 gün arası değişen bir kuluçka süresi olan bu hastalık ortalama olarak 60-90 gün arasında toplumun büyük kesiminde hastalığın ortaya çıkması için gereken kuluçka süresidir.

KULUÇKA EVRESİNDE HEPATİT B BULAŞIR MI?

Doğal olarak akla gelen ilk soru hastalığın kuluçka süresinde bulaşıcı olup olmadığıdır. EVET...kuluçka süresince özellikle vücut sıvıları oldukça bulaşıcıdır. Vücutta hepatit B ye karşı antikor (mikroplara karşı vücut tarafından oluşturulan protein kökenli koruyucu maddeler) oluşumuna kadarki evrede hastalık son derece bulaşıcıdır.

KURUMUŞ KAN VE TÜKRÜK (SALYA) HEPATİT B AÇISINDAN BULAŞICI BİR RİSK FAKTÖRÜMÜDÜR ?

EVET...bir hafta dahi kuruyarak kalan kan ve salya hepatit hastalığının bulaşması için yeterli. Bu sebeple çok dikkatli olunması gerekir.

PEKİ KRONİK HEPATİT B HASTALARI HASTALIĞI BULAŞTIRIR MI?

EVET...özellikle kronik hepatit B taşıyıcısı olan kişilerle yaşayan ve bu kişilerin seks partnerleri açısından hastalığın bulşama riski vardır.

HEPATİT B NİN BELİRTİLERİ:

Yenidoğan bebekler hepatit B ile ile ilgili belirgin olarak herhangi bir belirti vermez. İlerleyen yaş belirti verme ile doğru orantılıdır. Yaş ilerledikçe yapılan araştırmalar belirtilerin arttığını göstermiştir. Hepatit B nin hastalık belirtileri aşağıdaki gibidir;

Tüm vücutta Aşırı halsizlik
Hafif derecede ateş
Baş ağrısı
İştah kaybı
Bulantı kusma
Özellikle karaciğer bölgesinin üzerinde ağrı ve hassasiyet. Bu ağrı sarsıntı ve eğilme artar.
Kabızlık veya ishal
Kas ve eklemlerde yaygın ağrı
Deride kızarıklık
5 yaşın üzeri ve yetişkinlerin % 40 da sarılık ortaya çıkabilir. ayrıca bebeklerin ise % 10 unda ancak sarılık görülebilir.
Son olarak ise bazı hastalar kan verene yahut hekimleri tesadüfen hepatit B için tarama testi isteyene kadar hepatit B olduklarını bilemezler. Bunun anlamı ise bazı vakalarda hepatitin belirti vermeden geçmesi veya anlaşılamaması anlamındadır. Dikkat edilecek olursa yukarıdaki belirtiler, herhangi bir gribal enfeksiyonda görülebilir. Ancak karaciğer bölgesi üzerindeki ağrı, sarılık ...gibi semptomlara özellikle dikkat edilmelidir. Yada aşılanmamış bireylerin özellikle tarama testleri yaparak hastalığı geçirip geçirmediklerini anlamaları, ve bunun sonucuna göre sonuçlar negatif ise aşılanmaları, pozitif ise ömür boyu gözetim altında olmaları gerekir. Çünkü hepatit B siroz ve karaciğer kanserine sebep olabilecek sinsi bir hastalıktır. Kimi karaciğer kanseri yada aniden çıkan siroz vakalarının altında hepatit B virüsü olduğu sonradan belirlenmekte ve bu hastalar bu teşhis konulana kadar hepatit B den habersiz dolaşmaktadırlar.
HEPATİT B VİRÜSÜ ALINDIKTAN SONRA VÜCUTTA NELER OLUR?

Hastalık alındıktan sonra hastaların büyük çoğunluğu antikor oluşumu ile ilgili olarak 4-8 hafta içersinde kendilerin iyi hisseder. Özellikle yaşlı hastalarda belirtileri daha ağır olabilir. Ve bu hastalarda bazen belirtiler uzayabilir.

Hastaların az bir kısmında hepatit B virüsü hastanın kanında ve karaciğer saptanmaktadır. Bu hastalar kronik hepatit B dediğimiz formdaki hastalardır. Bu hastalarda karaciğer enzim testlerinde yükselme görülebilir. Yada bu hastalar hiçbir belirti vermeden yıllarca kronik formla beraber yaşarlar. Ancak daha öncede altını çizdiğimiz gibi kronik hepatit B taşıyıcıları için beraber yaşadıkları ev halkı ve seks partnerleri hastalığı kapma açısından büyük riski taşımaktadır.

HEPATİT B VİRÜSÜ İLE ORTAYA ÇIKABİLCEK KÖTÜ SONUÇLAR NELERDİR?

Siroz (Kronik yaygın ve ilerleyici karaciğer iltihabıdır.Öldürücü bir hastalıktır.Ortalama yaşam süresi 38-40 aydır)
Karaciğer kanseri
Karaciğer yetersizliği
Fulminan hepatit denilen çok kısa sürede (1 ay gibi...) karaciğer yetersizliğine götüren ölümcül bir hastalık tipi
Hepatit D hastalığı
HEPATİT B HASTALIĞINDA RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR ?

Hepatit B taşıyıcı bir seks partnerine sahip olma
Çok eşlilik
Başka bir cinsel yolla bulaşan hastalığın olması
Hepatit B li hastaların çatal, kaşık, bıçak, jilet, ustura ve benzeri eşyalarını paylaşmak
Damardan ilaç kullanımı
Meslek (doktorlar, hemşireler,dişçiler, kan ve kan ürünleri ile uğraşan laboratuar ve kan merkezi çalışanları.
Hepatit B virüsü açısından yüksek riskli ülkelerde 6 aydan fazla yaşamak (Çin, Afrika, Asya kıtasının merkezi ve kuzey doğusu, Ortadoğu, Doğu Avrupa )
Uzun süre hepatit B virüsü taşıyıcı bir insanla aynı odayı çeşitli sebeplerle paylaşma (yatakhane, hapishane...vs)
Homoseksüel veya biseksüel olma
Temiz ve hijyenik olmayan yerlerde dövme veya piercing yaptırma ve buralarda çalışma
Hijyenik şartları iyi olamayan berberlere tıraş olma
Annede hepatit B virüsü ile enfeksiyon olması yeni doğan bir çocuk için her zaman rsik faktörüdür. Ancak çocuk doğar doğmaz hepatit aşısı ve hepatit B koruyucu immunglobin (koruyucu serum) yapılırsa hastalığa yakalanmaz.
Hepatit B li bir kişi tarafından ısırılmak
Hemofili veya diyaliz hastası olmak.(bu kişiler kan almak veya sürekli kan temizlenmesi gereken grupta olduklarından hepatit B açısından son derece yüksek risk grubundadır.)
PEKİ HEPATİT B ÖPÜŞME İLE GEÇER Mİ?

HAYIR... hepatit B öpüşme ile geçmez. Toplum olarak sık sık öpüşen bir yapımız olduğu için bu konunun bilinmesi önemlidir.

PEKİ NE ZAMAN HEPATİT B İÇİN DOKTORA BAŞ VURMALIYIM?

Yukarıda sayılan risk faktörlerini taşıyorsanız, ayrıca yine yukarıda sıraladığımız hepatit B ile ilgili hastalık belirtileriniz varsa hemen hekiminize hepatit ile ilgili testler için baş vurunuz. Ayrıca hepatit B vakalarının % 35 inde hastalığın hiçbir risk faktörü olmadan tespit edilmesi aşısı olmayan herkesin hekimine başvurarak testler yaptırması, eğer testler negatif ise aşı yaptırması, pozitif ise belirli aralıklarla izlenmesi gerekmektedir. Çünkü hepatit B kronik sonuçları bakımından tehlikeli bir hastalıktır. Karaciğer yetersizliği,siroz karaciğer kanseri gibi çok ağır ve ölümcül sonuçlara gidebilen bu hastalık toplumları,aileleri ve bireyleri çok dramatik sonuçlarla karşılaştırabilmektedir.

ÖNEMLİ NOT 1: Aynı mekanı ve evi paylaştığınız herhangi bir kişide yeni tespit edilmiş hepatit B hastalığı varsa hemen hekiminize sizde test ve korunma için başvurunuz.

ÖNEMLİ NOT 2: Kadın veya erkek olsun özellikle korunmasız bir cinsel ilişki sonrası şüpheleriniz var ise hemen hekiminize test ve korunma için başvurunuz.

ÖNEMLİ NOT 3: Hepatit B olduğunu düşündüğünüz biri tarafından ısırılı iseniz hemen hekiminize test ve korunma için başvurunuz.

ÖNEMLİ NOT 4: Mesleğiniz (doktorlar, hemşireler,dişçiler, kan ve kan ürünleri ile uğraşan laboratuar ve kan merkezi çalışanları....kısaca sağlık çalışanları...) risk grubunda iseniz hemen hekiminize test ve korunma için başvurunuz.

PEKİ YUKARIDA YAZDIĞINIZ DURUMLARDAN ŞÜPHELENEREK HEKİME BAŞVURDUM VE TESTLERİM NEGATİF ÇIKTI...PEKİ SONRA NE OLACAK?

Hepatit B ye maruz kalınma olasılığı üzerine (örneğin hepatit B li olduğunu düşündüğünüz biri ile cinsel ilişkiye girdiniz, yada ısırıldınız veya aynı mekanda yaşadığınız birinde hepatit B hastalığı yeni tespit edildi...) hekiminize başvurduğunuzda beklemek gibi bir lüks yoktur. Hekiminiz hemen size hepatit B immun globulin (koruyucu serum) ve üç doz sürecek hepati aşısı yapmalıdır.

PEKİ CİNSEL İLİŞKİDEN SONRA NE KADAR SÜRE İÇİNDE HEPATİT B İMMUN GLOBULİNİNİ (koruyucu serum) YATIRABİLİRİM ?

Şüphe ettiğiniz bir cinsel ilişkiden sonra hepatit B immun globilinini ilk 2 HAFTA içinde yaptırmalısınız. Bu süreyi geçirirseniz hepatit B immun globulininin (koruyucu serum) koruyucu etkisi olmaz. Tabi ilk 2 haftada bu seruma ilaveten bir de 3 dozluk aşı programına alınmanız gerekmektedir.

PEKİ SAĞLIK ÇALIŞANIYIM VE ELİME HEPATİT B Lİ BİR HASTANIN KANIYLA BULAŞIK İĞNE BATTI, NE KADAR SÜRE İÇİNDE HEPATİT B İMMUN GLOBULİNİNİ (KORUYUCU SERUM) YATIRABİLİRİM ?

Böyle bir duruma maruz kaldıysanız hepatit B immun globilinini ilk 7 GÜN içinde yaptırmalısınız. Bu süreyi geçirirseniz hepatit B immun globulininin (koruyucu serum) koruyucu etkisi olmaz. Tabi ilk 7 GÜN içersinde bu seruma ilaveten bir de 3 dozluk aşı programına alınmanız gerekmektedir.

HASTALIĞIN SEYRİ:

Hepatit B hastalığı akut ve kronik seyir gösteren bir hastalıktır. Akut formunda hastalık hiç hissedilmeden iyileşebildiği gibi, birkaç hafta devam eden seyirle hafifi belirtilerle iyileşebilmektedir. Bu süreç genelde 4-8 hafta olarak tanımlanabilir. Ancak hastalık 6 aydan fazla sürede bir kişinin kanında ve karaciğer de tespit edilirse artık kronikleşmiş anlamındadır. Hastalığın kronikleşmesi ortaya çıkarabileceği sonuçlar açısından takip edilmesi gereken bir durumdur. Çünkü kronikleşmiş hepatit B hastalığı siroz veya karaciğer kanserine sebep olabilir. Burada okuyucularımıza şu hususu önemle vurgulamalıyız. Tüm kronik hepatit B formları siroza veya karaciğer kanserine sebep olur demiyoruz. Sebep olabilir deniliyor. Hastalığın seyrinde kronikleşme olasığı bakımından çocuklar daha riskli grupta görünmekte. Çünkü yenidoğana doğum sırasında bulaşan hepatit B nin kronikleşme olasılığı % 90 dır. Yine 1-5 yaş arasında alınan hepatitin kroniklşeme olasılığı %30 dur. 5 yaşından sonra ise bu rakam % 7 lere kadar geriler.

KLİNİK:

1-SARILIKLI FORM: Başlangıçta gribal enfeksiyon, gastroenterit, (İştahsızlık, bulantı, kusma,karnın sağ üstünde ağrı) döküntüler, ateş, başağrısı, halsizlik, çabuk yorulma, eklem ağrısı ve iltihabı, gibi özgün olmayan belirtiler vardır. Bu belirtiler gerilerken hastada sarılık ortaya çıkar. Bu döneme idrar renginin koyulaşması ve dışkı renginin açılması öncülük eder.Tam iyileşme 6 ayda olur.

2-SARILIKSIZ FORM: Klinik belirti ve bulguların silik olduğu ve gözden kaçan vakaların olduğu klinik formdur.

3-KOLESTATİK FORM: Sarılıklı ve kaşıntılı belirtiler vardır.

4-SUBFULMİNAN FORM: Hafif ateşle birlikte sarılık ve sindirim sistemi şikayetleri iyileşme olmadan devam eder. 3-10 haftada ölüm veya 1-3 yıl içinde siroz gelişir.

5-FULMİNAN FORM: 1-2 hafta içinde ağır karaciğer yetersizliği olur ve ölümle sonuçlanır.

HEPATİT B VE KAN TESTLERİ:

Hekiminizle konuştuğunuzda gerek fiziksel muayene ve gerekse başvurma sebebinizde göz önünde bulundurulduğunda eğer hepatit B şüphesi var ise hekimiz hepatit B ile ilgili kan testleri isteyecektir. Bu testler üç ana gruptadır;

Hepatit B nin DNA: Hepatit B virüsünün genleri ki bu HBV DNA sı olarak tanımlanır.
Hepatit B antijenleri: Hepatit B virüsünün kanda ortaya çıkan yapısal proteinleri.
Hepatit B antikorları: Vücut tarafından hepatit B den korunmak için ürettiği protein yapılı koruyucu maddeler.
Bu testler kısaca:

Hbs-Ag : Hepatit B (surface) yüzey antijeni
Anti-Hbs: Hepatit B yüzey antijenini nötrleştirmek için vücut tarafından üretilen koruyucu protein
Hbe-Ag: Hepatit B antijenlerinden biri, “early” antijeni olarak adladırılır
Anti-Hbe : Hepatit B Hbe-Ag antijen antijenini nötrleştirmek için vücut tarafından üretilen koruyucu protein
Anti-Hbc(Ig-M) : Hepatit B “core” antijeni (erken dönemde çıkar)
Anti-Hbc(Ig-G) : Hepatit B “core” antijeni (Geç dönemde çıkar)
HBV-DNA : Hepatit B genetik DNA maddesi (serumda)
BU TESTLERLE İLGİLİ DETAYLI BİLGİLER:

Hepatit B surface (yüzey) antijeni (HBsAg): bu testin pozitif çıkması durumunda aşağıdaki durumlar söz konusu olur;
bu testin pozitif olduğu kişi etrafındaki kişiler hepatit B yi bulaştırabilir.
bu antijen bir kişinin kanıda 6 aydan uzun süre pozitif olarak kalırsa bu durum kronik hepatit B enfeksiyonudur.
Hepatit B e antijeni (HBeAg): bu testin pozitif çıkması durumunda aşağıdaki durumlar söz konusu olur;
bu antijenin pozitif olması kişinin hepatit B enfeksiyonu ile şiddetli derecede enfekte olduğunu gösterir.
kronik hepatit B enfeksiyonu olan kişilerde, bu antijenin yüksek olması, bu kişilerde karaciğer hastalığı riskinin arttığını ve bu kişiler tedavi açısından değerlendirilmeye alınır.
Hepatit B core antikoru (anti-HBc): bu antikor
HbsAg pozitif olan tüm hastalarda pozitiftir.
hepatit B ile bir veya birden fazla defa enfekte olan tüm kişilerde bu antikor pozitiftir.
Hepatit B core antijeni İgM tipi Antikor (IgM anti-HBc):
Beraberinde HbsAg pozitif olsun veya olmasın, IgM anti-HBc pozitifliği hepatit B ile enfekte olunduğunu veya son 6 ay içinde geçirilmiş hepatit B enfeksiyonunu gösterir.
HbsAg negatif iken bu antikorun varlığı, akut veya yakın zamanda geçirilmiş hepatit B enfeksiyonunu gösterir
Hepatit B core antijeni İgG tipi Antikor (IgG anti-HBc):
1. hepatit B enfeksiyonunu gösteren antikordur. Ancak hastalığın seyri ile ilgili net veriler ortaya koymaz.

Hepatit B surface (yüzey) antikoru (anti-HBs): bu antikor
Bu antikor hepatit B nin başlangıcı ve iyileşmesi arasındaki dönemde ortaya çıkar.
hepatit B aşısı yaptıran kişilerde bu antikor pozitiftir. Ve koruyucululuğu gösterir.
Hepatit B e antikoru (anti-HBe) :
1. bu antikor haftalar ve aylar içersinde ortaya çıkar ve daha sonrada kaybolur.

Hepatit B genetik DNA (HBV DNA)
En duyarlı test olan hepatit B DNA sının (genetik maddesinin) tespitidir. Aktif enfeksiyon göstergesidir.
KRONİK HEPATİT B Lİ HASTALARDA İZLEME VE TEDAVİNİN ŞEKLİNİ BELİRLEMEK İÇİN HANGİ TESTLER İSTENMEKTEDİR?

Tomografi
MR (EMAR)
Karın ultrasonografisi
Karaciğer biyopsisi (karaciğer den parça alma işlemi)
ÖZELLİKLE GELİŞMİŞ BATI ÜLKELERİNDE HAMİLELİK DÖNEMİNDE HBASG (Hepatit B (surface) yüzey antijeni) TARAMASI RUTİN OLARAK YAPILMAKTADIR VE YAPILMASI TAVSİYE EDİLMEKTEDİR. BİZDE ÜLKEMİZDEKİ HAMİLE BAYANLARA HBSAG TARAMA TESTİ YAPTIRMALARINI VE RİSKLİ GRUBA GİREM HAMİLE BAYANLARIN GEBELİĞİN İLERLEYEN SAFHALARINDA BU TESTİ TEKRARLAMALARINI ÖNERİRİZ. DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN BU DURUMU MUTLAKA HEKİMİNİZLE TARTIŞINIZ.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   27/1/2008, 20:04

HEPATİT B İÇİN TARAMA TESTİ YAPTIRMAK ŞART MIDIR? YADA TARAMA TESTİ YAPTIRMADAN AŞI YAPTIRILMASININ BİR ZARARI VARMIDIR?

Gelişmiş batı ülkelerinde yapılan yayınlara göre hepatit B için tarama testi yaptırmadan aşı yaptırmak daha ucuz ve sakıncasız bir yöntemdir ve bu şekilde olam ihtimali vardır.Geçirilmiş bie hepatit B enfeksiyonu olan bir kişi “tarama testi yaptırmadan aşı yaptırırsa bir zararı olur mu ?”sorusuna bilim adamlarının cevabı bir zararın olmadığıdır. Eğer kişi farkında olmadan hepatit B yi kapmış olabilir. Tarama yapılması var olan bir hepatit B hastalığının durumu hakkında bilgi verir. Buda kişinin ileriki tedavisi ve hepatit B ile beraber ortaya çıkabilecek kronik sorunların izlenmesi bakımından önem taşır.

HEPATİT B AŞISI YAPTIRMAK İÇİN HANGİ TESTLERİ YAPTIRMALI ?

· HbsAg

· Anti-HBs

Hepatit B aşısı yukarıdaki iki testte negatif olduğunda yapılmalıdır.

Kısaca hatırlatma yapmak gerekirse, HbsAg nin POZİTİF olması yeni veya eskiden geçirilmiş bir hastalığın olduğunu, Anti-Hbs POZİTİF olması hastalığa karşı bağışıklığı gösterir. Eğer kişi aşı yaptırmış veya hastalıkla karşılaşmış ise Anti-Hbs POZİTİF dir. Ayrıca hepatit B virüsü ile yeni bir enfeksiyon şüphesi var ise bu testler hemen sonuç vermeyebilir. Bu sebeple yeni enfeksiyon şüphesinde, HBV DNA bakılması en duyarlı testtir. İlaveten HbsAg ve Anti-Hbc IgM bakılması gerekir. Bu sonuçlara bakılarak koruyucu serum (hepatit B koruyucu immunglobin) ve aşı yapılmalıdır.

TEDAVİ:

Hepatit B tedavisinde süreç akut(yeni) veya kronik(uzamış) hepatit enfeksiyonuna göre ikiye ayrılır.

KRONİK HEPATİT B ENFEKSİYONUNUN TEDAVİSİ:

Unutulmaması gereken en önemli unsur, kronik hepatit B enfeksiyonu olan kişilerin sürekli olarak hekim kontrolünde olması gerektiğidir. Burada önemli olan hepatit B virüsünün zaman içersinde karaciğer ve kanda artabileceği ve aynı zamanda da karaciğeride etkileyebileceği gerçeğidir. Hekiminiz karaciğer fonksiyonlarınızla ilgili verileri monitörize etmek için sizi periyodik olarak kontroller çağıracaktır. Özellikle kronikleşen hepatit B enfeksiyonuna maruz kalan her 3 kişden birinde kronik hepatit B belirtileri mevcuttur. Ve bu hastalarında büyük bir kısmında siroz karaciğer yetersizliği ve karaciğer kanseri görülme riski son derece yüksektir. Temel hedef virüs çoğalmasını durdurup ortaya çıkması muhtemel karaciğer hasarını minimuma indirmektir. Kronik hepatit B enfeksiyonunda tablet (ilaç) tedavisi 2 ilaç ile olur.

· interferon alfa-2b

· lamivudine

İNTERFERON ALFA-2B

Son zamanlara kadar klasik kronik hepatit B enfeksiyonunda kullanılan bir ilaçtır. İnterferon virüsün çoğalma yeteneğini azaltır. Aynı zamanda vücut savunma sisteminin cevabını artırır. Teadvi edile kronik hepatit B enfeksiyonlu kişilerin yaklaşık % 35 inde virüsün çoğalmasını bu ilacın durdurduğu gösterilmiştir. Lamivudine ile beraber giden interferon tedavisinde tedavi süresinin kısaldığı yine bilim admalarınca gösterilmiştir. Enjeksiyon yolu ile alınması lamivudine göre bir dezavantajdır. Yinede tedavide interferon uygulanması hekiminizin karar vereceği bir durumdur. Özellikle interferon şddetli derecede siroz vakalarında iyi seçim değildir. Ayrıca erken yaşlarda hepatit B virüsünü kapan kişilerde de iyi sonuç vermediği belirtilmektedir. İnterferon tedavisinin yan etkileri;

· Gribal enfeksiyona benzer belirtiler

· Depresyon

· İştah kaybı

· İshal

· Halsizlik

· Saçlarda zayıflama

· Lökosit ve trombosit sayısında azalma

· Bulantı

· Kuma

LAMİVUDİNE

Gittikçe artan bir reçeteleme trendine sahip bir ilaç olan lamivudine başlangıç tedavisi olarak kullanılmaya başlanmıştır. İnterferon tedavisi alamayacak yada interferon kullanmak istemeyen hastalara uygulanabilir. İnterferonun tersi olarak sirozu olan hastalarda rahatlıkla kullanılabilir. Tabletler şeklinde ağızdan alınması kullanım kolaylığı sağlar. Yan etkisi hemen hemen olmayan bir ilaçtır. Ancak lamivudine tedavisikesildiğinde hastaların ortalama %75 inde hepatit B virüsü çoğalmaya başlar. Tedavi sırasında lamivudine ne direnç gösteren yeni virüs versiyonları ortaya çıkmaktadır.

TRANSPLANTASYON (KARACİĞER NAKLİ)

Kronik hepatit B enfeksiyonu ve beraberinde ortaya çıkabilcek siroz, karaciğer yetersizliği gibi durumlarda hastalara karaciğer nakli gerekebilir. Sanırız bu cümle bile hepatit B aşısının ne denli önemli olduğu konusunda size bir fikir vermiştir.

HEPATİT B DEN KORUYUCU BAZI TEDBİRLER

·Cinsel ilişki sırasında kondom(kaput, prezervatif) kullanımı

·Enjektör iğnelerinin doğru şekilde depolanarak atılması (özellikle tıbbi atıklara dikkat edilmesi gerekmektedir.)

·Kan ve kan ürünleri ile uğraşan kişilerin latex veya plastik eldiven kullanması

·Diş fırçası, jilet ve usturaların temizliğine dikkat edilmesi ve diğer insanlarla paylaşılmaması (özellikle berberlerin hijyene dikkat etmesi gerekmektedir. Kozmetikle ilgili yerlerde kuaför, berber,manikür -pedikür yapılan yerlerde aletlerin temizliğine dikkat edilmesi gerekir)

·Uyuşturucu kullanımın önlenmesi ve kullananlara yönelik toplumsal eğitimler

HEPATİT B AŞISI :

Hepatit B aşısı 3 dozluk uygulama gerektiren bir aşı bu üç dozun sonunda % 95 oranında koruyuculuk sağlar. Bu üç doz en az 12 yıl kişileri hepatit B den korumaktadır.

Yeni doğan bebekler, tüm yetişkinler, uyuşturucu kullananlar, son 6 ay içersinde birden çok seks partneri olan kişiler ve cinsel yolla bulaşan bir hastalığa sahip olanlar, homoseksüeller, biseksüeller , hemofili hastaları, diyaliz hastaları, tüm sağlık çalışanları, hapishane çalışanları ve hapishane mahkumları, özürlü bakım evleri personeli, dünya üzerinde hepatit B açısından riskli bölgelere seyahat eden kişiler...hepatit B aşısını ivedilikle yaptırmalıdır.

AŞILANMA SONRASI HEPATİT B YE KARŞI BAĞIŞIKLIK OLUŞUP OLUŞMADIĞI TESPİT EDİLEBİLİR Mİ? KİMLERDE BU TESPİTLER GEREKLİDİR ?

EVET...antikor titresi denilen aşıya karşı yanıtın oluşup oluşmadığını anlamak için hekiminiz testler isteyebilir. Bu rutin bir uygulama değildir. Aşının % 95 oranında tuttuğunu belirtmiştik. Ancak bazı riskli gruplara aşının tutma oranını gösteren testler istenebilir. Sağlık çalışanları, kronik hepatit B enfeksiyonu olan seks partnerine sahip kişiler, vücut savunma sisteminde ciddi değişimler olan kişilerde aşının tutup tutmadığını anlayıcı testler istenebilir. Ayrıca hepatit B aşısından sonra bağışıklanmadığınız gibi bir inancınız varsa hekiminizle tartışın, gerekli görülürse aşının bağışıklık oluşturup oluşturmadığını testlerle sınayabilirsiniz.

AKUT HEPATİT B ENFEKSİYONUNDA TEDAVİ:

Akut hepatit B enfeksiyonunda belirgin bir tıbbi tedavi yoktur. Tedavi daha çok destekleyici yöndedir. Bu tedavide en önemli unsurlardan biri evde tedavidir. Bu tedavi hastalığın yayılması ve şikayetlerin rahatlaması üzerine inşa edilmelidir.

HEPATİT B VE EVDE TEDAVİ:

Ev tedavisinde ; aktivitelerinizi yavaşlatın, yorucu hareketlerden kaçının, yorulduğunuzda hareketleriniz yavaşlatarak dinlenin. Ancak evde iken yatak istirahatı zorunlu değildir. Akut (yeni) dönemde okula ve gitmeyin. Şiddetli ve stresli egzersizlerden kaçının.

AKUT HEPATİT B ENFEKSİYONUNDA DİYET:

Hepatit ve diyet. Ne tür bir hepatit diyeti uygulamalıyım en çok sorulan sorulardan biridir. En önemli unsurlardan biri akut hepatit diyetinde (hepatit B diyeti) sıvı alımıdır. Bulantı ve kusmanın yaratacağı sıvı kaybı yerine konulmalıdır. Protein orano düşük, kalori oranı yüksek bir hepatit diyeti hekimler tarafından önerilmektedir. Eğer içtiğinizde rahatsızlık vermiyorsa doğal meyve suları alınabilir. Ayrıca çorba içilebilir. BU DÖNEMDE EN ÖNEMLİSİ ALKOL VE KARACİĞERİ RAHATSIZ EDECEK İLAÇLAR KULLANMAMAKTIR. BU DURUM KARACİĞER İLTİHABI VE KARACİĞER ZARARINI ARTIRACAKTIR. Burada en önemli unsur ilaç alınımınızı hekiminizle konuşarak ayarlamanızdır. En doğrusu hekiminizle konuşarak çözmeye çalışın. Alkolden ise en az 4-5 ay uzak durmanız gerekecektir.

FULMİNAN HEPATİT:

Bazen akut hepatit B enfeksiyonu fulminant hepatit denilen bir forma dönüşür. 1-2 hafta içinde akut karaciğer yetmezliği ortaya çıkaran bir durumdur. Fulminant hepatit te ölüm oranı yüksektir. Karaciğer transplantasyonu ile hastaların kurtulması mümkün olabilir.

HBV DNA TESTİNİN ÖNEMİ: (HEPATİTB dna testi)

Yeni alınmış bir hepatitb hastalığında bu testin yüksek olması bulaşıcık oranın yüksek olduğu anlamındadır. Kronik hepatitb hastalığı olan kişilerde ise yüksek olması hepatitin derecesinin yüksek olduğunun göstergesidir. Bu durumda tedavi başlanmalıdır. Ve tedavinin etkilerini de ölçmenin en iyi yolu HEPATITB DNA testidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   27/1/2008, 20:05

HEPATİT B


Hepatit B nedir?
Hepatit B , hepatit B virüsünün (HBV) meydana getirdiği bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünyada en çok görülen enfeksiyon hastalıklarından biri olan hepatit B, bütün dünyadaki önde gelen dokuzuncu ölüm nedenidir.

Hepatit B, hafif ve belirti vermeyen bir enfeksiyondan, çok daha ağır karaciğer hastalıklarına ve bu arada sirozla primer hepatosellüler karsinomaya (karaciğer kanserine) kadar değişebilen çeşitli tablolara neden olabilir. Karaciğer kanseri, dünya da en yaygın kanserlerden biridir.

İltihap : Enfeksiyon etkenlerine veya tahriş edici maddelere tepki olarak bir dokuda iltihap hücrelerinin ve sitokinlerin toplanmasıdır.

Antijen : Vücuda giren ve bağışıklık sisteminin tanımadığı her türlü yabancı madde.

Antikor : Bağışıklık sistemi tarafından yapılan ve yabancı bir antijene bağlanıp onu nötürleşme amacı güden bir protein kompleksi.

Ne kadar insanda kronik hepatit B virüsü enfeksiyonu vardır?
En az 350 milyon insan bu hastalığın kronik taşıyıcısıdır. Coğrafi dağılım, dünyanın her tarafından çok değişik rakamlarla ifade edilmektedir.

Dünyada 2 milyardan fazla insanın hepatit B virüsü ile enfekte olduğu bilinmektedir, ama bunların hepsi kronik taşıyıcı değildir.

Hepatit B'nin coğrafi dağılımı Çin, Güneydoğu Asya ve Afrika gibi yerlerde çok yüksek; Güney Amerika , Batı Avrupa ve Avustralya gibi yerlerde düşüktür. Avrupa'da her yıl 900.000 - 1 milyon insan hepatit B virüsü ile enfekte olmaktadır. ABD'de her yıl 140.000-320.000 akut hepatit B enfeksiyonunun gerçekleştiği hesaplanmıştır. Bu enfeksiyonların çok büyük bir bölümü, kronik hastalığa neden olmadan kendiliğinden iyileşmektedir.

Asya ve Afrika'daki birçok ülkeye ait rakamlar bilinmemektedir ama söz konusu bölgelerdeki kronik taşıyıcı yaygınlığının yüksek olması, enfeksiyon oranının da yüksek olması gerektiğini göstermektedir.

Uzun Süreli Taşıyıcı Dağılımı

Dünyada 350 milyon uzun süreli taşıyıcı var.1

%25'i, hepatit B ya da ilişkili komplikasyonlarına bağlı olarak ölecek.2

Her yıl HBV infeksiyonundan 1 milyon dolayında insan ölmekte.3
HBV, dünyada 9. ölüm nedenidir.4

Uzun süreli taşıyıcıların %75'i Asya/Pasifik'te yaşamaktadır.5

1 WHO 1998; 2 Mast 1993; 3 Lee 1997; 4 Boag 1991; 5 Gust 1996

Asya/Pasifik Uzun Süreli Taşıyıcılar
Ülke Milyon Kişi
Çin 120.0
Hindistan 48.0
Endonezya 11.6
Filipinler 7.6
Tayvan 3.0
Kore 2.5
Japonya 1.3
Hong Kong 0.7
Avustralya 0.2
Singapur 0.03

Hepatit B Nasıl Bulaşır?
Hepatit B, değişik yollardan bulaşabilir. İleri derecede yaygın olan bölgelerdeki bulaşma en çok, anneden çocuğa ve çocuktan çocuğa gerçekleşmektedir. Kan ve meni gibi vücut sıvılarının da, virüsü bulaştırabildiği bilinmektedir. (Kan alma veya cinsel yoldan bulaşma)

Asya Pasifik bölgesinde, hastaların çoğu virüsü doğum zamanı ya da doğum zamanına yakın bir zamanda edinir1 - hepatit B ile infekte olan 10 kişiden 9'u yetişkinliğe geçtiklerinde hala hepatit B ile infekte olacaklar.2

Dünyanın geri kalanında, hepatit B virüsünün, cinsel temas ya da kontamine kana maruz kalım yoluyla, adolesan ya da yetişkin dönemde edinilme olasılığı daha yüksektir.1

1 Margolis et al. 1991; 2 Thomas 1996

Karaciğerin Biyolojik Fonksiyonları Nelerdir?
Karaciğer yağların ve yağda emilen vitaminlerin emilimi; albumin ve pıhtılaşma faktörleri gibi proteinlerin yapılması açısından önemli bir organdır. Atık maddelerin detoksifikasyonundan da, yine karaciğer sorumludur. Karaciğer barsaklardan emilerek kana karışan besleyici maddelerin; proteinler ve diğer hücre elemanlarının sentezinden önce işlem gördüğü yerdir. Ayrıca karaciğer daha sonra kullanılmak üzere kan şekeri ve vitamin depolar, vücuttan atılması gereken zararlı maddeleri zararsız hale getirir (detoksifikasyon).

Hepatit B Virüsünün Karaciğerdeki Akıbeti Nedir?
Hepatit B virüsü, karaciğer hücrelerine bağlanıp bunları enfekte ettikten sonra, kronik enfeksiyonun gelişmesiyle sonuçlanan, benzersiz bir mekanizma ile çoğalır. Dolaşıma, büyük miktarda virüs ve virüs proteinleri karışır.

Hepatit B Virüsü Nasıl Hastalık Yapar?
Hepatit B virüsü karaciğer hücresi içerisine kendi genetik materyalini yerleştirerek, bu hücrelerin rutin çoğalma mekanizması ile üremelerini sağlar. İnsan vücut bağışıklık sistemi, virüsün genetik materyalini içeren kendi karaciğer hücrelerine saldırmak üzere harekete geçer. Yani virüs dolaylı yoldan karaciğere zarar verir. Bağışıklık sisteminin aralıksız saldırıları, karaciğer hücrelerinin hasar görmesiyle ve ölmesiyle sonuçlanır.

Hepatit B 'nin Doğal Seyri Nasıldır?
Hepatit B enfeksiyonu, çeşitli şekillerde seyredebilir. Akut hepatit, genellikle kendiliğinden iyileşen, iyi huylu bir enfeksiyondur ama hastaların bir bölümünde kronik hepatit B yönünde ilerler. Kronik hepatit B, aralarında siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanserinin de olduğu daha ciddi durumlara neden olabilir.

Diğer Bilgiler

Bazı bireylerde virüs, akut hepatit enfeksiyonu sırasında tamamen ortadan kaybolabilir.

Kronik enfeksiyonu olan hastaların %25-40 kadarı sonunda, hepatit B virüsü ile bağlantılı bir hastalık nedeni ile ölmektedir.

Organ/doku nakledilenler veya HIV (AIDS virüsü) ile enfekte bireyler gibi bağışıklık sorunları olan insanlarda kronik enfeksiyon riski büyük ölçüde artar.

Karaciğer kanseri gelişen insanlarda bu genellikle, akut enfeksiyondan 30 -50 yıl sonra görülür.

Karaciğer kanseri vakalarının %75-90'ı, kronik hepatit B sonucudur.

Bir enfeksiyon hastalığı olan hepatit B, dünyadaki ölüm nedenleri listesinde dokuzuncu sırada bulunmaktadır. Dünyanın her yanında 2 milyardan fazla insan HBV (hepatit B virüsü) ile enfekte olmuştur ve bunların 350 milyon kadarı, hastalığın kronik taşıyıcısı konumundadır.

Hepatit B virüsü karaciğer hücrelerini, bağışıklık sisteminin enfekte (mikrop bulaşmış) karaciğer hücrelerine saldırmasını uyararak dolaylı yoldan tahrip eder. Ancak bağışıklık sistemi her zaman hepatit B virüs enfeksiyonunu tamamen ortadan kaldıramaz.

Başlangıçta hepatit B enfeksiyonunu izleyen belirtiler hafif ya da özel olmayabilir. Belirtiler görülürse ;öncelikle sarılık, iştahsızlık ve karın ağrısı şeklinde olabilir. Hepatit B virüs enfeksiyonu, değişik şekillerde ilerleyebilir. Akut hepatit B 4 hafta ile 6 ay arasında değişen bir süre devam ederken, kronik hepatit B'nin aktif şekline geçişi, 15-30 yıl gibi uzun bir süre olabilir.

Kandaki virüsün (vireminin) ortaya konulması ve sayılabilmesi açısından en güvenilir yöntem, hepatit B virüs DNA'sının izlenmesidir.

Hepatit B virüs enfeksiyonunun teşhisinde kullanılan bazı antijen ve antikor testleri vardır. Bunlar;

Kronik hepatit B virüs enfeksiyonunu işaret eden; Hepatit B yüzey antijeni testi (HBsAg )

Virüsün çoğalmakta olduğunu gösteren; Hepatit B e antijeni (HBeAg) veya HBV DNA testidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   24/5/2008, 17:13

İnterferon nedir?
İnterferon ABD, Avrupa birliği ve Türkiye'de hepatit B ve C tedavisinde kullanılmak üzere onaylanmış bir ilaçtır. İnterferon bazı hastalarda hepatit B enfeksiyonunu tamamen ortadan kaldırabilir. Hepatit B ve C'si olan bazı hastalarda ise vücuttaki virüs miktarını azaltarak ve karaciğerdeki hasarı yavaşlatarak hastalığı hafifletebilir. Burada önemli olan eğer tedavi olmanız gerekiyorsa bunun bir an önce yapılmasıdır. Tedaviyi aldığınız zaman, interferondan sağlayacağınız yararı büyük ölçüde etkileyecektir.
Herkes interferon tedavisinden yarar görmez. Eğer Hepatit B veya C virüsü karaciğerinize zaten ciddi ölçüde zarar vermişse, interferon tedavisi sizi iyileştirmekten çok daha da hasta edecektir. Son olarak, eğer kronik infeksiyonunuz var, ancak karaciğeriniz bundan zarar görmemişse, interferon tedavisi almanız gerekmeyecektir. Doktorunuz size tedavi seçiminde yardımcı olacaktır.
Eğer doktorunuz size interferon tedavisi önermemişse bunun sebebini ona sorun. Gelecekte veya hastalığınızın seyri değiştiğinde interferon kullanımının gerekip gerekmeyeceğini öğrenin.

İnterferon ne işe yarar?
İnterferon virüsten henüz zarar görmemiş sağlıklı hücrelerinizin virüs tarafından ele geçirilmesini önler. İnterferon ayrıca vücudunuzun virüs ve infekte hücrelere karşı direnme gücünü artırır.
İnterferon aslında vücudunuzda sizi bir takım yabancılara karşı korumak amacıyla zaten üretilmektedir. Ancak bazen yeteri kadar üretilemez. Bu gibi durumlarda dışarıdan interferon alımı (interferon tedavisi) yarar sağlayabilir.

Hepatit B Tedavisi
Daha öncede söylediğimiz gibi hepatit B virüsü ile karşılaşmış insanların %90'ı interferon tedavisi almadan veya herhangi bir zarara uğramadan bu virüsten kurtulabilir. Ancak ne yazık ki %5 ile %10'u bunu başaramaz. Bu gruptakilerin bir kısmı daha önce tanımladığımız gibi taşıyıcı olurlarken bir kısmı da "kronik hepatit B" hastası olurlar.

Kimler tedavi edilecektir?
Tedaviden önce doktorunuz kanınızda hepatit virüsünün varlığını ve karaciğerinizdeki hasarın derecesini kontrol edecektir. Daha önce de söylediğimiz gibi, eğer karaciğeriniz çok hasta ise interferon sizi iyileştireceğine daha da kötüleştirir. Doktorunuz kanınızdaki virüsün miktarına HBV DNA tayini adı verilen bir testle bakarak interferon tedavisinden yarar görüp, görmeyeceğinize, görecekseniz ne kadar göreceğinize karar verir. Virüs düzeyi düşük olan insanlar virüs düzeyi yüksek olanlara göre interferon tedavisinden daha fazla yarar sağlar. Tedavi öncesi ve gerekirse tedavi sonrasında yapılacak karaciğer biyopsileri de tanı ve tedavi için yol göstericidir.

Tedaviden ne beklenilmeli?
Kronik hepatit B tedavisi boyunca 6 veya 12 ay boyunca haftada üç kere interferon iğneleri vurulursunuz.
Ne kadar süre önce virüsle infekte olduğunuz tedaviye cevap verme olasılığınızı etkileyen bir faktördür. Ancak yine de hangi hastaların interferon tedavisine yanıt vereceğini söylemek güçtür. Tedavi edilen kronik hepatit B hastalarının yaklaşık yarısı tedaviden yarar görür. Tedaviyle kandaki virüs miktarı düşecek, karaciğer hasarı azalacak ve hastalığın semptomları gerileyecektir. Yapılan klinik çalışmalarda interferon tedavisi alan hastaların %45'inin kanının zaman içerisinde tamamen virüsten temizlendiği görülmüştür. Tedavi esnasında doktorunuz hastalığınızın seyrini kontrol etmek için sık aralıklarla ALT seviyelerinizi takip edecektir. Ayrıca HBe Ag veya HBV DNA seviyelerinizi de kontrol ederek kanınızda hala aktif olarak çoğalan virüs olup olmadığını, varsa da hangi düzeyde olduğunu tesbit edecektir.

İnterferon etkilerinden biri de bağışıklık sistemini harekete geçirerek vücudun infekte hücrelere saldırısını artırmaktır. Bu nedenle bazen interferon kullanımınız sırasında kendinizi interferondan önceki halinizden daha kötü hissedebilirsiniz. Bu duruma biz "alevlenme" diyoruz. Bu iyiye işarat olabilir çünkü genelde interferon tedavisine tedavi sonunda yanıt veren hastalarda bu görülmektedir.

Kanınızın virüsten tamamen temizlenmesi çok zaman alabilir. Sonuç olarak, HBsAG testiniz tedaviden haftalar veya yıllar sonra bile hala pozitif olabilir. Bazı insanlar sonsuza dek virüsten kurtulurken, bazıları ne yazık ki ilacın virüsü kandan tam olarak yok edememesi nedeniyle tekrar hastalanırlar. Biz buna "relaps" diyoruz. Eğer hastalığınız relaps olmuşsa doktorunuz size ya yeni bir interferon tedavisi ya da daha değişik bir tedavi önerecektir.
Unutmayın, virüs kanınızdan tamamen temizlenmiş olsa bile karaciğerinizin eski haline gelmesi uzun zaman alabilir.


_________________
fitaci
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   24/5/2008, 17:15

Hepatit B de diğer tedavi yöntemleri nelerdir?
Yakın zamana kadar tedavide tek seçenek İnterferon idi. Son yıllarda kullanım alanına giren "Lamuvidine" etken maddesini taşıyan ilaç bu alanda yeni bir ümit kaynağı olmuştur. Günde tek tablet olarak alınan ve önemli yan etkileri olmayan bu ilaçla alınan sonuçlar en az interferon tedavisi ile elde edilenler düzeyindedir. Tek sorun tedaviden sonra nüks görülme ihtimalinin daha yüksek olmasıdır.

Hepatit C Tedavisi
Vücudumuz hepatit B virüsüne karşı savaşta Hepatit C virüsüne olduğundan daha başarılıdır.
Bu yüzden, hepatit C virüsüne karşı savaşta daha çok yardıma ihtiyacı vardır.
Yine hepatit B'de olduğu gibi doktorunuz virüsün karaciğerinize verdiği hasarın derecesini önceden bilmek isteyecektir. İnterferon haftada üç gün ancak çoğu zaman daha uzun süreli verilmektedir. Tedavinizin sonuçlanması 1 hafta 2 yıl sürebilir. Tedavi esnasında doktorunuz yine ALT seviyelerinizi, HCV RNA düzeylerinizi ve karaciğerdeki düzelmeyi görmek için rutin testlerinizi isteyecektir. Yapılan çalışmalar hepatit C tedavisinde uzun süreli interferon kullanımının daha yararlı olduğunu göstermektedir. Bu yararların arasında daha uzun süre hastalıksız yaşamanın yanı sıra siroz ve karaciğer kanseri riskindeki azalma sayılabilir. Bu tedavinizi karaciğerinizde düzelme görülünceye dek sürdürmeniz gerektiğini göstermektedir.
Doktorunuz tedavinizin 3. ayında yaptığı kontrollerde interferonun işe yaramadığına karar verirse ilacınızı kesebilir veya tedavi şeklini değiştirebilir.
Tedavi sonunda doktorunuz kanınızdaki virüs düzeylerine yeniden bakar ancak kanınızda virüse hiç rastlanmasa bile %30-50 ihtimalle hastalığınız geri gelecektir. Bu durumda doktorunuz tekrar tedavi almanızı söyleyebilir veya tedavinizde eklemeler ve düzeltmeler yapabilir. Hepatit B'de olduğu gibi kanınızdaki virüs miktarı interferondan sağlayacağınız yararla ilişkilidir.

Hepatit C de diğer tedavi yöntemleri nelerdir?
Hepatit C de İnterferon'a alternatif oluşturacak bir ilaç bulunmamaktadır. Ülkemizde kısa süre önce piyasaya verilmiş olan "Ribavirin" etken maddesini taşıyan ilaç tek başına kullanımda etkili değildir, ancak interferonla birlikte kullanılmakta ve bu durumda tedaviye yanıt olasılığını artırmaktadır.

İnterferon Tedavisinde Yan Etkiler
İnterferon tedavisi alan herkes çeşitli yan etkilere maruz kalır ve özellikle ilk 1 - 2 hafta son derece tatsız birtakım yan etkilere karşılaşabilirsiniz. Burada önemli olan yan etkiler nedeni ile tedaviyi asla kesmemenizdir. Bütün hastalar aynı yan etkilere maruz kalmaz. En sık görülen yan etki halsizlik, ateş, kas ağrısı, genel vücut ağrısı, döküntü veya bulantı ile ortaya çıkan Ôgrip benzeri' yan etkidir. Ayrıca ağızda tatsızlık hissi, saç dökülmesi veya cilt kuruluğu görülebilir.
Tüm bunlarla başa çıkabilmeniz için eğer mümkünse tedavi başlangıcında yan etkilerin yoğun olabildiği ilk iki hafta izin alın. Yan etkilerin ilk 4 ile 6 saat içinde ortaya çıktığı düşünülürse enjeksiyonları yatmadan önce yaptırmanız bu zor süreyi uyuyarak kolayca geçirmenizi sağlayacaktır. Enjeksiyonları haftanın aynı günleri aynı saatlerde almaya dikkat edin. Grip benzeri yan etkilerle başa çıkmanın diğer bir yolu ise enjeksiyondan bir saat önce 3-4 saat sonra bir ağrı kesici kullanmaktır. Burada önemli olan kullanacağınız ağrı kesici için doktorunuza danışmanızdır. Bulantılarınızı azaltmak için gün içerisinde az ama sık sık yiyin. Düzenli ve yeterli yemek tedavi boyunca kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır.


_________________
fitaci
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   24/5/2008, 17:15

İNTEFERON TEDAVİSİNDE ORTAYA ÇIKAN YAN ETKİLERLE BAŞA ÇIKMAK
YAN ETKİLER NASIL BAŞA ÇIKILIR
Grip benzeri semptomlar - Enieksiyondan bir saat önce ve 3-4 saat sonra bir ağrı kesici kullanın
- Bol sıvı alın
- Enjeksiyonları yatmadan önce yapın
Yorgunluk - Mümkün olduğunca dinlenin
- Bol sıvı için
- Hafif egzersiz yapın
- Eğer mümkünse çalışma programınızı değiştirin
Gerginlik, sinirlilik, depresyon - Gevşeme tekniklerini deneyin
- Eğer depresyon, sinirlilik, gerginlik ciddi boyuta gelirse profesyonel yardım almayı deneyin
- İştahınız olmasa bile, düzenli yemek yiyin
- Besinleri sağlıklı olmanız için almanız gereken ilaçlar gibi düşünün
İştah azalması - Suya ek olarak meyve suları için
- Ağzınızdaki metalik tattan kurtulmak için sık sık dişinizi fırçalayın
Bulantı / ishal - Bulantıyı / ishali kesici ilaç alın
- Ağızda kötü koku veya tat oluşumuna neden olabilecek yiyeceklerden sakının
Saçlarda hafif dökülme - Saçınızın daha gür görünmesini sağlayacak şekilde saç stilinizi değiştirin
- Eşarp, şapka, saç aksesuarları kullanın
Duygusal olarak kendinizi iyi hissetmeniz tedavinizin başarısı açısından önemlidir. Depresyona girmeyin. İnterferon tedavisinde depresyon ve seyrek de olsa intihar riski bildirilmiştir.
Daha önceki psikolojik sorunlarınızı tedavi başlamadan önce doktorunuza danışınız.
Gün içinde sık sık diş fırçalamak ağızınızdaki kötü tat hissinden kurtulmanıza yardımcı olacaktır. Saç dökülmenizi önlemenin bir çaresi yoktur ancak tedavi bitiminde saçlarınız eski haline geri dönecektir.
Tedavi boyunca çok daha ciddi yan etkilerle karşılaşabilirsiniz. Sağlığınızla ilgili her türlü değişiklikten doktorunuzu haberdar edin. Örneğin çok az yiyor, kilo kaybediyor veya kusuyorsanız mutlaka doktorunuzu arayın. Tedavi esnasında virüsle başa çıkmada bize yardımcı olan kemik iliğinin yeterli çalıştığından emin olunmalıdır. İnterferon bazen kemik iliğinin çalışmasını yavaşlatır bu gibi durumlarda doktorunuz ya aldığınız interferon dozunu azaltacaktır veya tedaviye biraz ara verecektir. Unutulmaması gereken bir konu da tedavi boyunca asla içki içmemenizin gerekliliğidir. İnterferon tedavisi esnasında içki kullanmak karaciğerinizde geri dönüşsüz bir hasara sebep olabilir

_________________
fitaci
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   15/4/2016, 01:52

Faydalı droglar:
Zerdeçal, Meryem Ana dikeni tohum ekstratı (Hap), Çörek otu, Ud-i Hindi, Propolis, Arı sütü, Polen, Bal...

Kurtpençesi otu, çayı (soğuk demleme) şiddetle tavsiye ediyorum..


Sevgilerimle

_________________
fitaci
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Hepatit   15/4/2016, 02:48

İnsanlar Ani karaciğer yetmezliği, Surviving
Daha iyi teşhis ve bakım uzmanlar söylüyor, trendin arkasında olabilir

Pazartesi, 4 Nisan, 2016
HealthDay haber
Akut karaciğer yetmezliği hayatta kalma şansını son 16 yılda önemli ölçüde düzeldi, yeni bir çalışma bulur.

Aslında, 21 günlük hasta sağkalım 2013 yılında yüzde 75'e, 1998 yılında yaklaşık yüzde 59 yükseldi, araştırmacılar bulundu. Daha iyi teşhis ve tedavi bu peşin sorumlu olabilir, dediler.

"Nakli gerektiren hasta sayısı düşmüştür Genel sağkalım ve nakli sağkalım, düzeldi,"araştırmacı Dr William Lee, Dallas Teksas Güneybatı Tıp Merkezi Üniversitesinde karaciğer uzmanı söyledi.

Akut karaciğer yetmezliği, ender olsa da, gençleri etkileyen ve sıklıkla ölümcül olduğunu söyledi. "Birden fazla organ sistemlerinin bilinç ve başarısızlık kaybına neden böyle hepatit A veya B olarak ya ilaçlar ya da virüsler, karaciğer hücrelerinin hızlı yıkımını içeren," Lee söyledi.

Amerika Birleşik Devletleri'nde akut karaciğer yetmezliğinin ana nedeni intihar, ancak birçok kasıtsız aşırı doz Bunlardan bazıları, asetaminofen (Tylenol) doz aşımı olduğunu söyledi.

Karaciğer birçok işlevleri gerçekleştirir çünkü Akut karaciğer yetmezliği hızla ölümcül olabilir. Örneğin, karaciğer kandan bakteri ve toksinleri temizler, ABD'ye göre, enfeksiyonları önlemeye yardımcı olur gıda ve hormonlar ilaç ve besin işler, daha sonra kullanılmak üzere kan pıhtısı yardımcı proteinleri ve mağaza vitaminler, mineraller, yağ ve şeker üreten Diyabet, Sindirim ve Böbrek Hastalıkları ulusal Enstitüsü.

akut karaciğer yetmezliği için çok az tedavi vardır. yoğun bakım ünitelerinde tedavi son 16 yıl içinde geliştirilmiş olmasına rağmen, "biz tanımlayabilir, bu gelişme tek nedeni vardır," Lee söyledi.

"Biz komada hastanın bu geliştirilmiş bakım daha az kan ürünlerinin kullanımı, daha iyi kan basıncı destek önlemleri, havalandırma ve asetaminofen için panzehirdir ama aynı zamanda diğer yararlı özelliklere sahip olabilir N-asetilsistein, kullanılması muhtemel nedeni olduğunu spekülasyon "dedi.

"Belki daha az daha, yani, dikkatli yönetim sonuçlarını iyileştirmek ve mutlaka üst düzey yoğun bakım prosedürleri içermeyen ise," Lee söyledi.

Raporunda 4 Nisan yayınlandı Annals of Internal Medicine .

Çalışmada, Lee ve meslektaşları 2.000'den fazla hastanın verileri incelendi. Tüm çalışma, hastaların yaş ortalaması 39 yaşındaydı 1998 ve 2013 yılları arasında akut karaciğer yetmezliği vardı. Araştırmacılar, akut karaciğer yetmezliği veya sonuçların özellikleri değişip değişmediği üzerinde duruldu.

Lee'nin ekibi nedenleri ve akut karaciğer yetmezliği şiddeti değişmemişti iken, hayatta kalma, hatta bir karaciğer nakli olmadan, önemli ölçüde geliştirilmiş olduğunu gördük.

Transplant sağkalım o yüzde 61 yükselmiştir, 2013 yılında 1998 yılında yüzde 33 idi, araştırmacılar söyledi.

akut karaciğer yetmezliği olan hastaların sağkalım acil servis doktorları ve yoğun bakım ünitesinde daha iyi bakım ile durumun bilinciyle, kısmen, nedeni, Dr David Bernstein, Northwell Sağlık Hepatoloji bölümü şefi dedi Manhasset, NY

"Bu bulgular gerçek," çalışma ile ilgili değildi Bernstein, dedi. "Bu eğitim ve teknoloji her zaman esas ölümcül bir durumda bakımını iyileştirmek için bir araya gelmiş bir alandır."

KAYNAKLAR: William Lee, MD, sindirim ve karaciğer hastalıkları bölümü, Dallas Teksas Güneybatı Tıp Merkezi Üniversitesi; David Bernstein, MD, baş, Hepatoloji bölümü, Northwell Sağlık, Manhasset, NY; 4 Nisan 2016, İç Hastalıkları Annals

HealthDay
Copyright (c) 2016 HealthDay . Her hakkı saklıdır.
Haberlerin tarafından sağlanan HealthDay ve MedlinePlus, National Library of Medicine, Ulusal Sağlık Enstitüleri, Sağlık ve İnsan Hizmetleri ya da federal politika US Department görüşlerini yansıtmaz.

_________________
fitaci
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Hepatit   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Hepatit
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
halit :: HASTALIKLAR A - Z :: HASTALIKLAR H-
Buraya geçin: