halit
Foruma hoşgeldiniz

Foruma üye olunuz..
halit

Şifalı bitkiler, bitkisel tedavi, bitki, bitkisel formuller, fitoterapi, Otacı,
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Prostat

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Prostat   27/1/2008, 17:48

Prostat Hakkında Merak Ettikleriniz
Prostat erkek üreme sisteminin bir parçasını oluşturan bir salgı bezidir. İdrar torbasının hemen altında idrar yolunu çepeçevre sarar ve asıl görevi orgazm sırasında meni sıvısını oluşturmaktır.
Prostat bezi yaşla birlikte büyümeye başlar ve altmış yaşın üzerindeki erkeklerin yaklaşık yarısında, idrar yolunda deformasyon ve daralmaya yol açar. Bu da idrar yapma sırasında değişik şikayetlere neden olmaktadır.
İyi huylu prostat büyümesinin (BPH), idrar yapma alışkanlıkları, cinsel aktivite ya da beslenme ile bir ilişkisi yoktur.
Büyüme dışında prostattan kaynaklanan bir çok hastalık vardır.
Bunların bir kısmı herhangi bir şikayete neden olmazken, bir kısmı ise prostat büyümesi ile benzer bulgulara yol açmaktadır.
Prostat büyümesi sonucunda idrar yolunda daralma meydana gelir.
Prostatın enfeksiyon hastalıkları çoğu kere ilaç ile tedavi edilebilmektedir. Prostat kanseri ise diğer tüm habis hastalıklarda olduğu gibi erken teşhis ve tedavi edilmesi gereken farklı bir hastalıktır. Bu nedenle 50 yaşın üzerindeki bütün erkeklerin, şikayeti olsun ya da olmasın bir üroloji uzmanına başvurarak gerekli tıbbi incelemeleri yaptırmaları şarttır.
BPH bir kanser değildir ve kansere dönüşmez, ancak kanserle birlikte bulunabilir.
Belirtileri Nelerdir?
Prostat büyümesinin (BPH) belirtileri, idrar yolunda tıkanma ve irritasyona bağlı olarak iki farklı grupta değerlendirilir:
Tıkanma Belirtileri:
· İdrara başlamada duraklama
· Akış hızında yavaşlama
· İdrar yaparken zorlanma
· İşeme zamanının uzaması
· İşeme sonrası rahatlayamama
· Hiç idrar yapamama
İrritasyon Belirtileri:
· Acil idrar yapma isteği
· Sık idrara çıkma
· Gece idrara kalkma
· İdrar kaçırma
Tıkanmanın oluşması ile birlikte mesane, daralan idrar yoluna rağmen akımı sağlamak için daha güçle kasılmaya başlar. Ancak bir süre sonra kasılma ve genişleme yeteneği azalır ve idrarın tamamını boşaltamaz hale gelir. Mesane içerisinde kalan idrar zamanla enfeksiyona ve hatta taş oluşumuna yol açar.
Tıkanma giderilmez ise, böbreklerden idrar akımını sağlayan kanallardaki bası sonucu böbreklerde de geçici veya kalıcı hasar oluşabilir.
Teşhis Nasıl Koyulur
Doktorunuzla yapacağınız ayrıntılı bir görüşmenin ardından böbrek fonksiyonları ve prostatınızın doku yapısı hakkında fikir edinmek amacı ile idrar ve kan analizleri yapılır.
Bu analizlerden birisi de kanda PSA (prostat spesifik antijen) düzeyinin ölçümüdür. PSA prostat kanseri tanısının konulmasında kullanılan yardımcı bir testtir ve 50 yaşın üzerindeki her erkekte bu test yapılmalıdır.
Rektal Muayene
Rektumdan (anüs) parmak yardımı ile muayene edilme yöntemidir. Bu muayene ile prostatın büyüklüğü, yapısı ve mevcut diğer hastalıkların varlığı anlaşılabilir.
Ürodinamik İnceleme
Ürodinami cihazı ile idrar akımı hızı ve bunun mesane basıncı ile ilişkisi, mesane kapasitesi, işeme sonrasında mesanede kalan idrar miktarı gibi birçok bilgi elektronik olarak kaydedilir. İşlem basit, kısa süreli ve güvenilirdir.
Rektal Ultrasonografi
Prostatın büyüklüğü, doku yapısı ve çevre organların durumu ile ilgili, yakın plandan objektif bulgu edinilmesini sağlayan bir yöntemdir. Parmakla muayene metodunda olduğu gibi yaklaşık bir parmak inceliğinde aletin, rektum içerisine konularak ses dalgaları ile görüntü alınması esasına dayanan bu yöntem, şüpheli durumlarda eş zamanlı olarak prostattan iğne ile biyopsi alınmasına da olanak sağlar.

edavisi Nedir?Şikayetlerinizin ayrıntılı olarak değerlendirilmesinin ardından, belirtilerin süresi, şiddeti ve yaşam kalitesi üzerindeki etkileri göz önüne alınarak hafif, orta ve ağır olmak üzere bir skorlama yapılır.
İzleme
Hafif dereceli grupta herhangi bir tedavi uygulanmayabilir. Bu süreçle 6 aylık veya yıllık kontroller yapılır. Diyet ayarlanır, ağız fiziksel aktivite, yorgunluk ve soğuktan kaçınılması önerilir.
İlaçla Tedavi
Orta dereceli yakınması olan hastalar ilaçla tedavi edilirler. Bu grupta hormonal veya diğer ilaçlar kullanılır. Olumlu bir etki görülebilmesi için tedavinin en az 4-6 ay kullanılması gereklidir.
Hangi hastalarda ilaç tedavisi kullanılmaz?
· Hiç idrar yapamama öyküsü bulunan hastalar,
· İşeme sonrası mesanede fazla miktarda idrar kalıntısı olanlar,
· Böbrek yetmezliği mevcut olanlar,
· Tekrarlayan kanlı idrar yapma öyküsü olanlar,
· Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu olanlar,
· Mesane taşı olan hastalar,
· Prostat kanseri şüphesi bulunan hastalarda ilaçla tedavi yöntemi kullanılmaz.
Cerrahi Tedavi
İleri derecede yakınması olan hastalar ve yukarıda bahsedilen özellikleri taşıyanlar için cerrahi tedavi seçenekleri düşünülmelidir. Prostatın cerrahi olarak çıkarılması genel olarak iki farklı yöntemle yapılır;
Açık Cerrahi Yöntem
Bu yöntemle karın alt tarafından yapılan bir kesi ile prostat tek parça halinde çıkartılır. İleri derecede büyümüş prostatlarda ve birlikte mesane taşı bulunan hastalarda genellikle bu yöntem seçilir. Genel veya bölgesel anestezi altında uygulanabilir. Hastanede kalış süresi 7-8 gündür.
Kapalı Cerrahi Yöntem TUR (Trans Uretral Rezeksiyon)
Daha küçük prostatlarda tercih edilen bir yöntemdir. Optik bir aletle idrar yolundan girilerek prostat küçük parçalar halinde çıkarılır. Kesi ya da dikiş gerektirmez. Genel veya bölgesel anestezi altında uygulanabilir. Hastanede kalış süresi 2-3 gündür. Günümüzde prostat cerrahisinin %90’ı bu yöntemle yapılmaktadır.
Lazer Tedavisi
Son yıllarda lazer teknolojisinde en son gelişme olarak değerlendirilen “Holmium Lazer” ile prostat tedavisi TUR kadar etkilidir. Emniyetli ve çabuk iyileşme sağlayan bu yöntemde kanama oranı diğer yöntemlere göre daha azdır. Ayrıca diğer ameliyatlarda değişik oranlarda görülebilen kısırlık ve iktidarsızlık riskini ortadan kaldırmaktadır. Genel veya bölgesel anestezi altında uygulanabilir. Hastanede kalış süresi 0-1 gündür.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Prostat   27/1/2008, 17:50

PROSTAT KANSERİ NEDİR VE BU SORUNDAN TAMAMEN NASIL KURUTULABİLİRSİNİZ?
Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.Erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.Yine Amerika'da her yıl 200.000 yeni hasta ve 38.000 ölüm saptanmaktadır.
Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.
Prostat mesanenin altında, rektumun önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde birbezdir.
Prostat ejekulasyon esnasında spermin dışarı atılması için gerekli akışkan sıvının ve enzimlerin 1/3 ünü salgılar. Ejakulatın içinde yer alan sperm testislerde yapılır, vas deferens adı verilen tüpler tarafından taşınır. Bu esnada prostattan bu katkı maddelerini alır ve penise ulaşarak dışarı atılır. Prostatın arkasında ki seminal kabarcıklar bu akışkanın yapıldığı yerdir. Prostata direkt teması ve yakınlığından dolayı kanser bu seminal kabarcıkları ve prostatı saran kapsülü de etkileyebilir. Bu durumda ameliyat kanseri yok etmek açısından pek faydalı olamayabilir. Rektuma olan komşuluğundan dolayı Rektal muayene prostat hakkında fikir verebilen iyi bir muayene usulüdür.

NEDENLER Prostat kanserinin sebebi henüz bilinmemektedir. Ancak bazı faktörlerin kansere yakalanma riskini arttırdığı bilinmektedir.
Birinci faktör ailede prostat kanseri hikayesinin bulunmasıdır.Babasında veya kardeşinde prostat kanseri bulunan bir kişinin kansere yakalanma riski iki katartmaktadır.
Yaşlı kişiler daha büyük risk altındadırlar.Prostat kanseri tanısı konmuş kişilerin 3/4 ü 65 yaş ve üzerindedir.
Afrikalı-Amerikalılarda daha sık görüldüğü söylenmektedir.
Prostat kanseri ile erkeklik hormonu arasında bir ilişki olduğu sanılmaktadır.Kısırlaştırılmış erkeklerde prostat kanserinin görülmemesi buna delil olarak gösterilmektedir.
Östrojen hormonu (kadınlık hormonu) kan seviyelerinin yükseldiği ağır karaciğer hastalıklarında prostat kanseri riski azalmaktadır.
Çevresel faktörler riskin artmasında rol oynar. Asyalı lar prostat kanseri riski açısından daha şanslıdırlar. Japon erkeklerinde prostat kanseri görülme riski Amerikalı'lardan yaklaşık 40 kez daha azdır. Ancak ilginç olan konu Amerika'ya göç etmiş Asyalılarda riskin arttığı görülmüştür. Bu da çevre ve beslenme faktörlerinin önemini göstermektedir.

BELİRTİLER Prostat kanseri genellikle ileri aşamalarına kadar bulgu vermez. İyi bir doktor muayenesi ve Prostate Specific Antigen (PSA) adı verilen bir kan tahlili ile genellikle bulgu vermeden önce erken evrelerde tanısı konulabilir.
İleri evrelerde ise prostat bezinin büyümesine bağlı idrar yapamama, idrar veyasemen sıvsında kan görülmesi gibi bulgular verebilir. Ayıca ağrı ve empotansgibi bulgular da verebilir.
Hastalığı önlemenin kesin yolları bilinmemekle birlikte sağlıklı yaşam içingerekli genel kuralları ( egzersiz ve düşük yağlı diyet) uygulamak yararlı olabilir
TANI Prostat muayenesi rektal tuşe ile yapılır. Rektumdan yapılan muayenede prostat kenarları düzensiz ve noduler olarak ele gelir.
Prostate Specific Antigen (PSA) testinin bulunmasi ile prostat kanseri tanisinda yeni bir çag açilmistir. Bu test ile kanser henüz bulgu vermedigi çok erken asamalarda dahi taninabilmektedir.
Prostate Specific Antigen (PSA) prostat bezi tarafindan yapilan ve semen sivisinin yapisinda olan küçük bir protein molekülüdür. Bu molekül normalde kanda ya hiç bulunmaz veya çok düsük seviyelerde bulunur. Ancak prostat kanserlerinde PSA nin kan düzeyleri çok yükselir. Bazı kanser dışı durumlarda da PSA da yükselmeler görülürse de bunlar küçük düzeylerde ve geçici yükselmelerdir. Bu durumları ayırt edebilmek için PSA dayükselme saptayan doktor tekrar test isteyebilir. 4-10 ng/ml arasında çıkan ortadüzeydeki PSA seviyeleri üroloji konsultasyonu gerektirir. 10 ng/ml üzerindekiseviyelerde ise ürolojist tarafından biopsi konusunda değerlendirilmelidir.
Prostat Kanserlerinin % 5-10 kadarında PSA yükselmeyebilir. Bu sebeple rektal muayene ve PSA tanıda tamamlayıcı rol oynar. Sadece biri yeterli olamaz.Bu yöntemlerden herhangi birinde prostat kanseri şüphesi olursa Ürolog Doktorunuz biopsi isteyebilir. Biopside ultrason eşliğinde rektumdan prostata bir cins iğne ile girilerek mikroskop ta incelenmek üzere parça alınır. Kanser tanısı konulursa kanserin ilerleme derecesi
Gleason Score ile evrelendirilir.Bu skala doktorunuzu hastalığın gidişi, tedavisive ne kadar yayıldığı hakkında bilgilendirir. 10 en yüksek evredir ve hastalığın kötü olduğunu gösterir.PSA düzeyindeki yüksekliklerde hastalığın evresi hakkında fikir verebilir.
Genellikle 6 ve üstü Gleason scoru ve 20-30 ng/ml PSA seviyesi kanserin prostat bezi dışınada yayıldığını gösterir.
Kanser aynı zamanda klinik evrelemeye de tabi tutulur.
Klinik evrelemede çeşitliyöntemler kullanılır. En çok kullanılan T1-T4 evrelemesinde:

T1-T2 de kanser prostat bezinde sınırlı kalmıştır.
T3 de yakın dokulara da metastaz (yayılım)yapmıştır.
T4 de ise uzak organlara da yayılım vardır.
Eski ancak hala kullanılan bir sistem de ise:

Evre A ve B de kanser prostat bezinde sınırlı kalmıştır.
EvreC de yakın dokulara da metastaz (yayılım) yapmıştır.
Evre D de ise kemik gibi uzak organlara da metastaz yapmıştır.
Doktor bunlardan başka uzak metastazları da araştırmak için kemik taramaları,röntgen, MR, BT gibi tetkikler isteyebilir.
ŞU ANDA UYGULANAN KLASİK TEDAVİSİ Tedavide hastanın yaşı, kanserin ilerleme düzeyi, hastanın genel sağlık durumu, gibi çeşitli etmenler göz önünde tutulur.
Radyasyon Tedavisi (Dışarıdan Işın Tedavisi): Sadece prostatta sınırlı kalmışkanserlerde ameliyat ve radyasyon tedavisi eşit iyileşme sağlar. Son 20 yıldır geliştirilen radyoterapi tetkikleri komplikasyonları en aza indirmiştir.Genellikle iki ay boyunca günlük dozlarda radyasyon verilir ve iyi tolere edilir.Anestezi ve hastanede yatmayı gerektirmez.Ağrı hissedilmez. Herbir tedavi sadecebirkaç dakika sürer. Tedaviden sonra hastalar günlük aktivitelerine devam edebilirler.
Radikal Prostatektomi: Prostat ve bağlı seminal kabarcıklar beraberce ameliyatla alınırlar.Bir kaç gün hastanede yatmayı gerektirir. Genel veya Lokal anestezi ile yapılır. Ameliyat sonrasında bir miktar sonda taşımak gerekebilir.Radikal Prostatektomi de amaç kanserli dokunun tamamını alabilmektir. Eğer bu başarılabilirse o zaman başka tedaviye gerek duyulmaz. Ancak bazen açıldıktan sonra kanserli dokunun prostat dışında lenf bezlerine veya çevre dokulara da genişlemiş olduğu görülebilir. Böyle durumlarda kanserli dokunun tamamı alınamaz ve ameliyat sonrası radyasyon tedavisine ihtiyaç duyulabilir.
Radyasyon Tedavisi (Brachytherapy): Dışarıdan verilen radyasyon tedavisi de radikal prostatektomi de hastalarda ereksiyon yeteneğini sınırlarlar. Bunu engellemek için Brachytherapy adı verilen bir radyasyon tedavisi yöntemi kullanılır. Karın içine leğen kemiğinin dibine, rektumun önüne, testislerin gerisine konan metal kateterler ile radyoaktif madde öldürülmek istenen kanserli dokuya verilir.Böylece çevre dokulara verilecek ışın dozu azaltılarak ereksiyonu sağlayacaksinir ve damarlarda daha az hasar neden olunur.Çok sık uygulanan bir tedaviseçeneği değildir.
Hormon Tedavisi: Kanser prostat dışına da yayılmışsa genellikle hormonal tedaviuygulanır. Hormon tedavisinin hedefi testislerden erkeklik hormonu salınımını baskılamaktır. Çoğu zaman erkeklik hormonunun baskılanması ile prostat kanserindekigelişme durdurulabilir. Bu tedavinin en kolay ve en hızlı yolu testislerin alınmasıdır. (kastrasyon, kısırlaştırma) Ancak genellikle günlük ağızdan alınan ilaçlar yada aylık veya 3 aylık enjektabl ilaçlar bu tedavide terch edilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Prostat   27/1/2008, 17:52

Prostatit, erkeklerin sıkça karşılaştığı bir prostat problemidir. Genital veya üriner problemlerle doktora giden her 10 erkeğin 4’ünde nedenin prostatit olduğu düşünülmektedir.

Prostatit, prostat bezi inflamasyonu için kullanılan genel bir terimdir. İnflamasyon enfeksiyon veya bezi irrite eden başak bir faktöre bağlı olabilir. Hastalığın kesin tedavisi için kesin teşhisi şarttır. Prostatit 3 şekilde ortaya çıkmaktadır:

1.Kronik non-bakteriyel prostatit:
Çoğu erkekte görülen prostatit tipi budur. Tanı ve tedavisi en zor olan tiptir. Hastalığı tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade semptomların rahatlatılması ana amaç olmalıdır. Belirtileri Sık idrara çıkma, Ani veya zorlu idrar yapma durumu, İdrar yaparken ağrı veya yanma, Nokturi, Sırtın alt kısmı veya genital bölgede ağrı, Azalmış idrar akımı, Ara ara semende kan görülmesi, Ağrılı ejakülasyon, Hafif ateş, Rekürren mesane enfeksiyonu şeklinde olmakla beraber doktorunuz idrarınızda veya prostat bezi sıvınızda bakteri tespit edemez. Ancak idrar örneklerindeki lökositler inflamasyon varlığını işaret eder. Nedeninin bilinmiyor olması tanı ve tedavisinin zor olmasına yol açmaktadır.

İnflamasyonu tetiklediği düşünülen faktörlerden bazıları:
-Seksüel aktivite: Üretrit veya cinsel yolla geçen gonore, klamidya gibi bir enfeksiyonu olan seksüel olarak aktif genç erkeklerde daha sık gelişir. Bazı erkeklerde cinsel ilişki sıklığının azalması iyileştirici bir faktör olabilir.
-Anksiyete veya stres: Bu durumlar idrar akımını kontrol eden üriner sfinter kasının kasılmasına neden olur. Bu kaslar, mesane ve rektumu destekleyen pelvik taban kaslarıdır. Kasılmalar, kasların düzenli gevşemelerini önler ve üretradaki idrarın prostata geri dönüp bez dokusunu irrite etmesine neden olur.
-İdrarı bitirme ve yeniden başlama: Bazı erkekler idrar yaparken sık sık durup tekrar başlarlar. İdrar akımını durdurmak üretradan prostat geri idrar kaçışına neden olur ve bu da prostatı irrite eder.
-Ağır Kaldırma: Mesane doluyken ağır kaldırma idrarın prostata geri kaçışına neden olur.
-Meslek: Kamyon şoförlüğü gibi meslekler bu enfeksiyonla ilişkili olabilir.
-Bazı aktiviteler: Bisiklete binme veya jogging gibi aktiviteler bezi irrite edebilir.

2.Akut bakteriyel prostatit:
Hastalığın en az yaygın fakat en ciddi formudur. Ciddi ve sıklıkla ani belirtilere neden olan prostat bezi enfeksiyonu nedeniyle oluşur.
Belirtileri:
-Ateş
-Üşüme
-Grip benzeri durum
-Sırtın alt kesimi ve genital bölgede ağrı
-İdrar yaparken ağrı ve yanma
-İdrar yapma güçlüğü ve azalmış idrar akımı
-İdrar yapma esnasında mesaneyi tam boşaltamama hissi
-Sık ve acil idrar yapma ihtiyacı
-Kanlı idrar
-Ağrılı ejakülasyon

Üriner trakt veya kalın barsaklarda sık bulunan bakteriler prostatitin bu tipinden sıklıkla sorumludur.
Eğer semptomlarınız ciddiyse iyileşene dek birkaç gün hastanede kalmanızı gerektirebilir.
Çünkü akut bakteriyel prostatit idrar yapamama ve kan dolaşımına enfeksiyon yayılması (bakteriyemi)
gibi ciddi problemleri içerebilir. Bir doktora görünmenizi gerektirecek kadar önemlidir.

3.Kronik bakteriyel prostatit
Bu durum da bir bakteriyel enfeksiyon nedeniyle olur.Her ne kadar akut prostatin aksine semptomlar tipik olarak yavaş gelişse ve daha az ciddi olsa da belirtileri kronik non-bakteriyel prostatit ile hemen hemen aynıdır. Kronik bakteriyel enfeksiyona neyin neden olduğu açık değildir. Akut bir enfeksiyon gibi üriner traktınızdaki bakterilere bağlı olabilir.Diğer nedenler mesane veya kan enfeksiyonuna bağlı olabilir. Enfeksiyon travmayı veya genellikle kateter gibi bir enstrümanın üriner traktınıza sokulmasını takip edebilir. Doktorların üriner kateter sonrası rutin olarak antibiyotik yazmalarının nedeni budur. Bazen prostat bezinde kalsifiye taşlar oluşup bakterileri çekebilir. Nadiren enfeksiyon bakterilerin toplanacağı bir alana neden olan altta yatan bir prostat strüktürel defektine bağlı olabilir. Prostatitin bu formu genellikle kroniktir çünkü enfeksiyonun temizlenmesi güçtür. Alınan antibiyotiklerin prostat dokularına penetre olmaları uzun zaman gerektirir.

Sizinki Hangi Tip?
Prostatit tanısındaki en önemli iki adım benzer semptomlara neden olan diğer durumların ekarte edilmesi ve hangi tip prostatitiniz olduğunun saptanmasıdır. Bunun için geçmiş medikal tedavileriniz, geçirdiğiniz enfeksiyonlar, cinsel yaşamınız ve aile hikayenizle ilgili inceleme yapılacaktır.Bununla beraber fizik muayene ve rektal digital muayene de yapılacaktır. Digital muayene sırasında doktorunuz prostat bezinden sıvı alabilir. Bunun için bezinizi güçlü bir şekilde ovacaktır ve sıvınızın üretraya akmasını sağlayacaktır. Bu sıvı enfeksiyon veya inflamasyon bulguları açısından mikroskop altında incelenecektir. Bu prosedür prostat masajı veya stripping olarak adlandırılır. Bakteri ve lökosit araştırması için bir idrar örneği gerekir. Lökositler inflamasyonu, bakteriler enfeksiyonu gösterir. İdrar testiniz her ikisi için de pozitif ise bakteriyel prostatitiniz vardır. Eğer lökosit var ve bakteri yoksa bu nonbakteriyel formdur. Bakteri veya lökosit yoksa semptomlarınız başak rahatsızlıklarla ilgilidir.

Tedavi Yolları:
Medikal Tedaviler:
-Antibiyotikler: Tüm prostatit tiplerinde antibiyotikler geleneksel olarak ilk tercihdir. Enfeksiyona neden olan spesifik bakteri tipi saptanana kadar doktorunuz size geniş spektrumlu bir antibiyotik başlayacaktır. Antibiyotiğin kullanım süresi enfeksiyonun ilaca verdiği yanıta göre değişir. Akut bir prostatitte birkaç haftalık bir tedavi yeterlidir. Diğer yanda kronik non bakteriyel form dirençli olup tedavi süresi uzundur, bazen tedavi edilemeyebilir. Ek olarak ilaçlar kesilince relapslar görülebilir. Relaps olursa enfeksiyonu kontrol etmek için günlük düşük doz antibiyotik kullanımı gerekebilir. Her ne kadar nonbakteriyel prostatitte enfeksiyonlar neden olmasa da doktorunuz semptomları azaltmak için birkaç haftalık antibiyoterapi verebilir.

-Alfa Blokörler: Zor idrar yapma şikayetiniz varsa bu durum üriner sistemdeki bir obstrüksiyona bağlı olabileceği için doktorunuz alfa blokör başlayabilir. Bu ajanlar mesane boynu ve prostatı rahatlatabilir.

-Ağrı Kesiciler: NSAID ajanlar veya asetaminofen ağrı ve rahatsızlığı azaltabilir. Ancak yan etkiler açısından doz ayarlaması doktorunuz tarafından yapılmalıdır.

Fizik Tedavi:
Alt pelvik kasları gerip gevşetmek bazı erkeklerde semptomları azaltabilir. Hangi egzersizlerin ne kadar uygulanması gerektiğine karar vermek için bir fizyoterapiste ihtiyaç vardır. Diatermi tedavide kullanılabilir. Bu uygulama kas dokusunu ısıtmak ve onları daha rahat gevşer hale getirmek için elektriksel akım kullanır.


Terapistiniz biofeedback gibi diğer teknikleri kullanabilir. Biofeedback size kaslarınızı gevşetmenizi sağlayacak bir teknolojidir. Bir biofeedback seansında terapist size elektrotları uygular ve vücudunuzun başka yerlerinde alıcılar yerleştirmiştir. Elektrotlar bir monitöre bağlıdır ve kas gerginliği gibi vücut fonksiyonları hakkında feedback verir. Terapistiniz bu sırada sizi rahatlatmak için relaksasyon teknikeri uygular. Doktorlar, fizyoterapinin prostatitte nasıl faydalı olduğundan emin değildir. Bazı erkeklerde sıkı veya irrite olmuş kasların durumdan sorumlu olabileceğini düşünürler.

Sitz Banyoları:
Çoğu erkekte bu banyolar ağrıyı azaltır, pelvik ve alt abdominal kaslarda gevşemeye neden olur.
Alt vücut yarısını suya sokarsınız. Doktorunuz size ayda iki üç kez 30 dakika oturma banyosu önerecektir.

Prostat Masajı:
Prostat masajı enfeksiyona neden olabilecek konjesyonu azaltır. Ayrıca antibiyotiklerin enfekte dokulara daha derin penetrasyonunu sağlar.

Prof. Dr. Halim Hattat
Hattat Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı
Cerrahpaşa Tıp Fak. Androloji Bilim Dalı Başkanı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Prostat   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Prostat
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
halit :: HASTALIKLAR A - Z :: HASTALIKLAR P-
Buraya geçin: