halit
Foruma hoşgeldiniz

Foruma üye olunuz..
halit

Şifalı bitkiler, bitkisel tedavi, bitki, bitkisel formuller, fitoterapi, Otacı,
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Saç hastalıkları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Saç hastalıkları   27/1/2008, 17:19


Saçlı Deride Kepeklenme, Mantar, Saç Kıran

Hastalar genellikle saçlı deride kaşıntı, kepeklenme, yara, saç dökülmesi ve seyrekleşmeden şikayet ederler.
En çok kaşıntıya sebep olan hastalıklar; saçlarda bitlenme, saç ekzemaları ve diabetes mellitus yani şeker hastalığıdır.
Kepeklenmeye sebep olan hastalıklar ise; saç ekzaması, sedef hastalıkları, sinirsel ekzama ve mantar hastalığıdır.
Saç dökülmesi ve seyrekleşmesi yaygın ve bölgesel olarak karşımıza çıkar.
Yaygın saç dökülmesine neden olan hastalıklar arasında özellikle; ateşli hastalıklar, demir-protein-çinko eksikliği, tiroid hastalıkları (tiroid bezinin az veya çok çalışması durumlarında), gebelik, şeker hastalıkları, karaciğer ve böbrek hastalıkları, anemi, zayıflama için aşırı diyet yapma, kanser hastalıklarının seyrinde bazı ilaçlar ve kimyasal madde kullanımı, merkezi sinir sistem hastalıkları ve stres yer alır. Bunların dışında bir de kadınlarda görülen, erkeklerdeki olağan kelliğe benzer (androgenetik alopesi) mevcuttur. Bu duruma en çok over kistleri, hormonal bozukluklar ve andrenal tümörler sebep olabilirler. Bu nedenlerden dolayı androgenetik tip alopesi çok iyi araştırılmalı ve tetkikleri yapılmalıdır.
Yaygın saç seyrekleşmesi ve dökülmesinin yanı sıra bazen bölgesel saç dökülmesi de olabilir.
En sık rastlanan bölgesel saç dökülmesine örnek olarak mantar hastalıkları, saç kıran, bazı kozmetiklerin fazla kullanılması ve sürekli bir bölgeden saç koparılması sayılabilir.


Saç kıran, mantar hastalığı ve dönüşümü olmayan dökülmeler

Saç kıran, birkaç mm ile 1-2 cm. çapında yuvarlak bir alanda ani saç dökülmesi şeklinde karşımıza çıkar.
Bu tür saç dökülmesi bir bölgede olabildiği gibi birkaç değişik yerde, örneğin sakal, saç, kaş ve kirpiklerde de olabilir. Saçkıranların asıl sebebi strestir. Fakat bazı otoimmun ve cilt hastalarında da görülebilir.
Mantar hastalığı ise özellikle buluğ çağından evvelki çocuklarda ortaya çıkar.
Burada kırık saçlar içeren kepekli alanlar, kıl diplerinde kepek ve mantar birikimi üzerine iltihap bulunan ve kılların kolay çekildiği inflamatuar nodüler biçimde karşımıza çıkar. Bu hastaların dışında, bir de saçlı deride kıl, folliküllerinde tahribat yaparak dönüşümü olmayan saç dökülmesi oluştururlar. Bunlar en çok doğumsal olurlar fakat enfeksiyon, fiziksel, tümöral ve diğer nedenlere de bağlı olabilirler.


Saçlarınız neden dökülebilir?

Dökülme şikayeti olan hastaların öncelikle saçlarının ne kadar döküldüğü öğrenilmelidir. Çünkü günde 25-100 saç telinin dökülmesi normaldir. Her saçın yaşı farklıdır. Ve her saç farklı zamanlarda dökülecek demektir. Gelişim döneminde saç en fazla 2 ile 6 yıl arasında kalır. 4-5 yıl sonra bu dökülecek yerine yenisi gelecektir. Bunun dışında kişinin her gün 150-200 saç teli döküyorsa problemi var demektir. Hastanın rejim yapıp yapmadığı, aşırı stresli olup olmadığı, yaşadığı ortamın fiziksel şartları öğrenilmelidir. Çünkü bu faktörler kişinin saç sağlığı ile doğrudan ilgilidir. Eğer bunlardan sonuç alınamazsa kişinin hastalık problemi olup olmadığı öğrenilmeye çalışılmalıdır. Vücutta enfeksiyon var mı, troid bezlerinde sorun mu var, kanser tedavisi mi gördü? Kan tahlilleri yapılmalı ve böylece bütün hormonların dengesi öğrenilmelidir. Ve testler sonucunda saç dökülmesinin nedeni iyice öğrenilip ona göre bir tedavi uygulanmalıdır.


Tedavi şekilleri

Saçlı deride kepeklenme, kaşıntı ve dökülmesi olan hastalar iyi sorgulanmalıdır, hastalığın durumuna göre çeşitli tetkikler yapılmalı, patolif durum ortadan kaldırılmalıdır. Bunun dışında tedavide genelde lokal iritonlar, lokal korti kosteroidler, intralezyonel ve diğer tedavi yöntemleri ile iyi sonuçlar elde etmek mümkündür.
Tedavinin geç kaldığı taktirde dönüşümü olmayan kellikler ve skarlar oluşabilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Saç hastalıkları   27/1/2008, 17:32

Saç dökülmeleri neden oluşuyor?
Hayatımızın büyük bir kısmını bizimle geçiren saçlarımız... Yaşadıkça rengini, formunu hatta bazen tamamını yitiririz.
Başımızda bulunan ortalama 100 bin saç teli her ay 1 cm. uzuyor. Her gün ortalama 100 saçımız dökülüyor.

Saçlarınız tarakta, yastıkta, lavaboda birikip, günden güne seyrekleşmeye başladı.
Siz bunu fark ettikçe strese giriyor, strese girdikçe saçlarınızı daha da fazla kaybediyorsunuz. Peki saçlarınızın dökülmesini engelleyebilmek için onları daha yakından tanımaya ne dersiniz...

Kıllar; gerilmeye, eğilip bükülmeye oldukça dayanıklı, keratinize iplikçiklerdir.
İnsan vücudundaki kıllar fizyolojik görevleri yanında kozmetik olarak da önem taşırlar. Kıllar daimi olarak kalıcı değildirler.
Hayatları devamlı olarak birbirini takip eden belli başlı iki safha ile periyodik olarak değişir. Bu safhalardan birisi büyüme safhasıdır.
İkinci safha kılın dinlenme safhasıdır. Bu safhada popilladaki aktivite durur, dolayısıyla kılda son uzunluğunu alır. Bu safhadan sonra yeniden büyüme aşaması başlar ve eski kıl yeni oluşan kıl tarafından itelenerek dışarı atılır.

Saç hastalıkları çeşitlidir

Hastalar genellikle saçlı deride kaşıntı, kepeklenme, yara, saç dökülmesi ve seyrekleşmeden şikayet ederler.
En çok kaşıntıya sebep olan hastalıklar; saçlarda bitlenme, saç ekzemaları ve diabetes mellitus yani şeker hastalığıdır.
Kepeklenmeye sebep olan hastalıklar ise; saç ekzaması, sedef hastalıkları, sinirsel ekzama ve mantar hastalığıdır.

Saç dökülmesinin ardında yatan gerçekler

Saç dökülmesi ve seyrekleşmesi yaygın ve bölgesel olarak karşımıza çıkar. Yaygın saç dökülmesine neden olan hastalıklar arasında özellikle; ateşli hastalıklar, demir-protein-çinko eksikliği, tiroid hastalıkları (tiroid bezinin az veya çok çalışması durumlarında), gebelik, şeker hastalıkları, karaciğer ve böbrek hastalıkları, anemi, zayıflama için aşırı diyet yapma, kanser hastalıklarının seyrinde bazı ilaçlar ve kimyasal madde kullanımı, merkezi sinir sistem hastalıkları ve stres yer alır. Bunların dışında bir de kadınlarda görülen, erkeklerdeki olağan kelliğe benzer (androgenetik alopesi) mevcuttur. Bu duruma en çok over kistleri, hormonal bozukluklar ve andrenal tümörler sebep olabilirler. Bu nedenlerden dolayı androgenetik tip alopesi çok iyi araştırılmalı ve tetkikleri yapılmalıdır.

Yaygın saç seyrekleşmesi ve dökülmesinin yanı sıra bazen bölgesel saç dökülmesi de olabilir. En sık rastlanan bölgesel saç dökülmesine örnek olarak mantar hastalıkları, saç kıran, bazı kozmetiklerin fazla kullanılması ve sürekli bir bölgeden saç koparılması sayılabilir.

Saç kıran, mantar hastalığı ve dönüşümü olmayan dökülmeler

Saç kıran, birkaç mm ile 1-2 cm. çapında yuvarlak bir alanda ani saç dökülmesi şeklinde karşımıza çıkar.
Bu tür saç dökülmesi bir bölgede olabildiği gibi birkaç değişik yerde, örneğin sakal, saç, kaş ve kirpiklerde de olabilir.
Saçkıranların asıl sebebi strestir. Fakat bazı otoimmun ve cilt hastalarında da görülebilir. Mantar hastalığı ise özellikle buluğ çağından evvelki çocuklarda ortaya çıkar. Burada kırık saçlar içeren kepekli alanlar, kıl diplerinde kepek ve mantar birikimi üzerine iltihap bulunan ve kılların kolay çekildiği inflamatuar nodüler biçimde karşımıza çıkar. Bu hastaların dışında, bir de saçlı deride kıl, folliküllerinde tahribat yaparak dönüşümü olmayan saç dökülmesi oluştururlar.
Bunlar en çok doğumsal olurlar fakat enfeksiyon, fiziksel, tümöral ve diğer nedenlere de bağlı olabilirler.

Saçlarınızın döküldüğünü fark ettiğinizde

Saç dökülmesi şikayeti ile gelen hastaların öncelikle saçlarının ne kadar döküldüğü öğrenilmelidir.
Çünkü günde 25-100 saç telinin dökülmesi normaldir. Her saçın yaşı farklıdır. Ve her saç farklı zamanlarda dökülecek demektir. Gelişim döneminde saç en fazla 2 ile 6 yıl arasında kalır. 4-5 yıl sonra bu dökülecek yerine yenisi gelecektir. Bunun dışında kişinin her gün 150-200 saç teli döküyorsa problemi var demektir. Hastanın rejim yapıp yapmadığı, aşırı stresli olup
olmadığı, yaşadığı ortamın fiziksel şartları öğrenilmelidir. Çünkü bu faktörler kişinin saç sağlığı ile doğrudan ilgilidir. Eğer bunlardan sonuç alınamazsa kişinin hastalık problemi olup olmadığı öğrenilmeye çalışılmalıdır.
Vücutta enfeksiyon var mı, troid bezlerinde sorun mu var, kanser
tedavisi mi gördü? Kan tahlilleri yapılmalı ve böylece bütün hormonların dengesi öğrenilmelidir. Ve testler sonucunda saç dökülmesinin nedeni iyice öğrenilip ona göre bir tedavi uygulanmalıdır.

Bilinen klasik tedavi şekilleri

Saçlı deride kepeklenme, kaşıntı ve dökülmesi olan hastalar iyi sorgulanmalıdır, hastalığın durumuna göre çeşitli tetkikler yapılmalı, patolif durum ortadan kaldırılmalıdır. Bunun dışında tedavide genelde lokal iritonlar, lokal korti kosteroidler, intralezyonel ve diğer tedavi yöntemleri ile iyi sonuçlar elde etmek mümkündür. Tedavinin geç kaldığı taktirde dönüşümü olmayan kellikler ve sakarlar oluşabilir.
Saç dökülmesi, insanoğlunun en eski ve en önemli güzellik sorunlarından biridir ve deri hastalıkları uzmanlarına başvuru nedenleri arasında önemli yer tutar.
Tıbbi olarak saç dökülmesi, saç köklerini tam olarak yıkıma uğratarak; iz bırakan, yani saçın yeniden çıkma şansı olmayan dökülmeler ve iz bırakmayan dökülmeler olarak ikiye ayrılabilir. Halk arasında tanınan, iz bırakmayan dökülmelerdir. İz bırakanlar; yanıklar, kellik hastalığı ve daha az tanınan, çok sık görülmeyen bir grup deri hastalığıdır ve çoğu kez saçlı deri içerisinde bölgesel dökülme alanları şeklinde görülür.
İz bırakmayan dökülmelerde ise; dökülme nedeni ortadan kaldırılabilirse saçların tekrar çıkma şansı yüksektir.
Bunların arasında en iyi tanınanı, erkekler için neredeyse kader olarak kabul edilen doğal dökülmedir (fizyolojik veya androjenik dökülme). Bu dökülme tipinde kalıtımın önemli payı olmakla birlikte etkileyen diğer faktörler pek bilinmemektedir. En çok üzerinde durulan ve tartışılan konu, erkeklik hormonlarının (androjen) etkileridir. Bir şekilde bilinmeyen bir mekanizmayla etkileri olabilecek gibi görünmekle birlikte, doğrudan bu hormonun fazlalığına bağlı değildir. Erkeklik hormonlarının kel erkeklerde fazla olduğu varsayımı uzun süre gündemde kalmış ve en güçlü savunucuları da kel kafalı erkekler olmuşlardır. Bu kişilerde erkeklik hormonlarında fazlalık saptanamamış olmakla birlikte, kadınlık hormonları (östrojen) verildiğinde veya erkeklik hormonlarının etkisini azaltılıp, ilşevlerini engelleyen ilaçlar verildiğinde gerçekten saçlarda yeniden çıkmalar olabilmektedir; fakat bununla birlikte göğüs ve kalça büyümesi gibi bazı kadınsı özelliklerin oluşması da müessesenin hediyesi olarak gelen kaçınılmaz bir sonuçtur. Günümüzde ilaç araştırıcılarının en önemli araştırma konularından biri, promosyonlarından arındırılmış bir saç ilacıdır. Saçların yağlı ve kepekli olmasının da saç dökülmesi üzerinde etkili olduğu düşüncesi çok uzun zamandan beri vardır ve neredeyse her on yılda bir, etkiliyor – etiklemiyor şeklinde gündeme gelmektedir.
Son zamanlarda güneş ışınlarının da saç dökücü etkisinden söz edilir olmuştur. Psikolojik faktörlerin etkisi ise çok açık değildir. Erkek tipi dökülmede, seyrelme alnın iki yanı ve tepenin arka kısmından başlar ve yavaş yavaş ilerleyerek aradaki saçlar dökülmezler. Bu tip dökülmelerde kesin bir çözüm bulma olanağı yoktur. Dökülme ağız yoluyla alınan bazı ilaçlar ve dıştan uygulanan bazı ilaç veya kozmetiklerle yavaşlatılabilir.

Kadınların saç dökülmelerinde ise çok farklı bir durum vardır. Kadınlarda, cinsiyet özellikleri nedeniyle erkeklerdeki gibi doğal kabul edilen ve kaçınılmaz dökülmeler yoktur. Erkeklerdekine benzer bir dökülme söz konusu ise, muhakkak altında bir neden aramak gerekir. Kadınlarda sık karşılaştığımız sorunlardan birisi ''yalancı dökülmelerdir''. Bu hastalar, genellikle bize avuç avuç, topak topak, ''lavabo lavabo ve küvet küvet'' saç dökülmesinden yakınarak gelirler.
Bunlar arasında gerçek saç dökülmesi olanlar çok fazla değildir. Çünkü tanımlanan dökülmeler saç yıkama ve fırçalama sırasında olan dökülmelerdir, yani dökülme aşamasında olan saçların doğal dökülmesidir; yerlerine yenileri gelecektir. Daha önceki derslerimizde (özür dilerim! sohbetlerimizde) bu konudan söz etmiştik.
Bir tutam saç alınarak bunların incelenmesiyle (trikogram) gerçek saç dökülmesi olup olmadığına karar verilebilir. Bazen saçların aniden son faza geçmeleri görülebilir ki,bunlar çok özel hastalık durumları veya ilaç yan etkilerine bağlı olarak seyrek görülen olaylardır.
Gerçek dökülmenin bir başka belirtisi de saçlarda seyrelme görülmesidir. Seyrelmenin genel veya belirli bir bölgede olması da yol göstericidir. Özellikle tepede, erkek tipi dökülmeye benzer seyrelme varsa, bu hormonal bir bozukluğun işareti olabilir ve bulgular bu yönde araştırılmalıdır. Beraberinde adet görme (menstrüasyon) bozuklukları, kıllanma artışı görülüyorsa bu hormonal bozukluk olasılığını arttıran bir durumdur.
Bir başka önemli neden kansızlığın bazı şekilleri, özellikle demir eksikliği anemisidir. Doğum yaptıktan 3 - 4 ay kadar sonra başlayan ve tam nedeni anlaşılamamış bir özel dökülme şekli daha vardır ve 6 ay kadar sonra düzelir. Uzun süren çok sıkı zayıflama rejimleri de saç dökülmelerine neden olabilir. Bu neden erkekler için de geçerlidir, fakat gerek erkeklerde doğal dökülme nedeniyle gözden kaçması, gerekse kadınların fazla diyet sever olmaları nedeniyle, kadınlardaki saç dökülme nedenleri arasında yer almaktadır. Kadınlarda saç dökülmesine neden olan üçüncü önemli etken ise psikolojik nedenlerdir.
Özellikle dertli olmanın meziyet sayıldığı ülkemizde, dert ve sıkıntı bolluğu bu nedeni biraz daha ön plana çıkartmakta ve olayı daha romantik bir hale getirmektedir. Üstelik bu dökülen saçlar, eşlerin ve çocukların yoluna süpürge edilmiş saçlar olduğu için durum daha da vahimleşmektedir. Psikolojik neden aslında erkekler için de geçerli olması gereken bir nedendir; fakat erkeklik gururu böyle şeylere izin vermez.
Erkekler güçlüdür, sağlamdır, ağlamaz, açık vermez, bağırlarına taş basarak sıkıntılara erkekçe göğüs gerer.
Hem kadınlarda hem erkeklerde geçerli olan bazı saç dökülme nedenleri de vardır, fakat bunlar daha seyrek görülürler ve neden ortadan kalkınca durum düzelir. Bu tip dökülmelerde, genellikle saçlı derinin her tarafında eşit oranda seyrelmeler görülür.
Başta kanser ilaçları olmak üzere bazı ilaçlar ve kimyasal maddeler, tifo gibi yüksek ateşli, ağır seyreden ve uzun süren hastalıklar, tiroid bezinin guatr gibi hastalıkları böyle dökülmelere neden olabilir. İz bırakmayan, parçalı dökülmelerin en önemlisi elade-alopecia areata'' adı verilen ve kesin nedeni belli olmayan hastalıktır.
ALOPESİ hastalığı nedir?
Halk arasında, mantarlara bağlı olan ''kellik'' hastalığı ile karıştırılarak ''saçkıran'' veya ''saçkesen'' gibi adlarla anılmaktadır.
Bu hastalığın adı ALOPESİ dir.
Akşam saçlı yatılıp, sabah saçsız kalkma diye tanımlanabilecek bir şekilde ani dökülme olur.
Başlangıç genellikle 1 - 2 cm. çapında kılsız, parlak bir alan şeklindedir, bazen yavaş bir yayılma da görülebilir. Genellikle tedavi edilmese bile 3 - 6 ayda kendiliğinden iyileşir (sirke veya sarımsak sürülmese de iyileşebilir).
Ender olarak, hızla ilerleyen ve tüm saçı, hatta kaş, kirpik ve vücut tüylerini de döken daha şiddetli türleri de görülebilir. En çok üzerinde durulan nedenler, psikolojik gerginlik ve sıkıntılardandır. Bununla karışabilecek bir hastalık da, saçlı derinin yüzeysel mantar hastalıklarıdır. Bunlarda da parçalı dökülmeler vardır, fakat üzerindeki kepekler ve kırık saçlar sayesinde ayıt edilir.
Psikolojik nedenlere bağlı saç koparmalar, saçları sürekli gererek toplamalar da önceleri geçici, zamanla kalıcı dökülmelere
neden olabilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Saç hastalıkları   27/1/2008, 17:34

Saç dökülmesi sık rastlanan bir rahatsızlık olup, hemen hemen tümümüz hayatımızın
belirli bir döneminde bu sorun ile karşılaşmışızdır. Dış görüntümüzün önemli bir bölümünü oluşturan saçlardali problemler hem fiziksel, hem psikolojik olarak rahatsızlık yaratır.
Saç dökülmesi saçlı derinin tümüne yayılabilir veya bir kaç alanda lokalize olabilir;
bu kalıcı tahribat veya geçici dönemsel dökülmeler şeklinde de gelişebilir.
Toplumda en sık karşılaşılan iki ayrı tip saç dökülmesinin üzerinde durmak gerekir.
Androjenik alopesi(erkek tipi saç dökülmesi)

Saçlı derinin belirli bölümlerinde simetrik gelişen, erkeklerde sıkça rastlanan bir saç kaybı şeklidir. Saç dökülmesi şakaklardan başlayıp , tepeye doğru ilerler. Saç sayısında azalma, incelme, kısalma göze çarpar. Kadınlarda ise genelde saçların cılızlaşması,seyrelmesi şeklinde bulgu verir. Erkeklerin %70 inde rastladığımız bu dökülme kadınların %10 unda karşımıza çıkmaktadır. Genellikle 20 lı uaşların sonunda başlar, dökülmenin hızı bireysel olarak değişik hızlarda ilerler ve bazen çevre faktörlerinınde etkisiyle değişebilir. Bu tip dökülmeler şiddetli vakalarda tüm tepenin açılmasına kadar ilerleyebilir ve kişinin psikolojik sorunlarının da gelişmesine neden olabilir

Etkilenen bölgelerde saçlar inceleşir ve seyrekleşir. Oluşumunda erkeklik hormonu olan testtesteronun cilde temasında oluşan dehidrotestesteronun kıl köklerini inceltici etkisi vardır.

Tedavisi ve takibinde hastalarımızın uzun süreli izlenmeleri ile olumlu sonuçlar alabilmekteyiz. Özellikle minoxidil içeren saç spreyleri veya finasterid içeren tabletler olumlu sonuçlar oluşturmaktadırİlaçlar düzgün olarak kullanıldığında ve destekleyici tedavi ile zenginleştirildiğinde etkinlik artmakta ve öncelikle saç dökülmesi durabilmekte ve hatta bir miktar saç çıkışıda sağlanabilir.

Etkinliklerini uzun sürede ve dikkatli kullanımla göstermektedirler.

Semptomatik (dönemsel) dökülmeler

Kadın ve erkeklerde eş sıklıkta rastlanan saç dökülme şikayetidir.
Tek bir hastalık olmayıpbir takım diğer hastalıklarla beraber saç köklerininritmik siklüsünün bozulması sonucu gelişebilir. Doğumm yapan kadınlarda , tiroit bezinin çalışma bozukluklarında ciddi sistemik hastalıklar(zatüre, kan kaybı, böbrek hastalıkları...), büyük üzüntüler ve korkulardan sonra bunu izleyen 5-6 ay içinde döklmeler olabilir, bu tarz dökülmeler 3-5 ay kadar sürebilir. Saç kayıplarının diğe bir sık nedenide vitamin ve mineral eksiklikleri olup bunları diyetle yeterli alınmaması veya kaybın çok olması , vejeteryanlık, emilim bozuklukları saç dökülmelerini hızlandırır.
Bütün bu nedenlerin tesbiti için öncelikle hastaları muayene tetikten sonra gerekli tahlilleri yaptırmalıyız. Hastadaki dökülme nedeni saptandıktan sonra sebebe yönelik takviyeler ve destekleyici önerilerle saçlar tekrar kazanılır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Saç hastalıkları   27/1/2008, 17:36

Aşırı üzüntü, sinirsel gerginlik, kötü beslenme, kansızlık ve saça gerekli bakımın gösterilmemesi sonucu saçlar zamanından önce dökülebilir.
Dazlaklık ayrıca bazı hastalıklar nedeniyle de meydana gelebilir, örneğin, verem ya da aşırı terleme üstderiyi zayıf düşürerek kafanın saçlı derisine daha az kan gitmesine yol açar.

Kafkas soyundan erkeklerde, özellikle doğu Avrupalılarda dazlaklık çok yaygındır. Zencilerde ve Moğollarda ise çok az rastlanır. Erkeklerin çoğunda ve bazı kadınlarda yaş ilerledikçe saç seyrekleşir. Doğal saç dökülmesinin ilk belirtileri orta yaşta baş gösterir.
Bu nedenle halk arasında saçın azalması gençliğin bitirilmesinin bir simgesi olarak kabul edilir. Çok eski çağlardan beri yeniden saç çıkmasını sağlamak amacıyla birçok ilaçlar kullanılmıştır. Ancak bugüne kadar başarılı bir ilaç ya da yöntem bulunamamıştır.
Ancak günümüzde saç nakli ameliyatları uygulanmaktadır.

Başın çok saçlı bir bölümünden alınan saçlar, dazlak bölgelere ekilmesinde genellikle başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Ne var ki nakledilen saçların doğal bir görünümde çıkmasını sağlamak çok güçtür. Bir insandan başka bir insana saç nakli yapılması halinde ise vücut yabancı saçı reddetmektedir. Alopecia areata diye adlandırılan saç dökülmesinde, saçlar kafada yuvarlak ya da oval saçsız bölgeler meydana getirerek dökülürler. Kötü beslenme, saçların dinlenme döneminin uzun sürmesi, hormon dengesizliği, yetersiz kan dolaşımı ve aşırı zihinsel yorgunluk ya da üzüntü gibi psikolojik bozukluklar bu tür dökülmeye yol açan nedenlerdir.

Kendinden küçük kardeşine gösterilen ilgiyi kıskanan bir çocuğun kafasının bir bölümünde, aşırı kıskançlık sonucu saçların döküldüğü görülmüştür. Psikolojik nedenlerle saç dökülmesi psikolojik tedavi ile önlenebilir. Yüzü ve enseyi çevreleyen saçın bu uçlarda çizgi halinde dökülmesi hilal hücreli kansızlığın bir belirtisidir ve genellikle zencilerde görülür. Bazen dökülme belirli bir nedene bağlı olmaksızın oluşur ve ilaçla kısa zamanda tedavi edilebilir. Yeniden çıkan saçlar yumuşak ve genellikle beyazdır.
Zamanla normal renkte saç çıkmaya başlar.

Çok az rastlanmakla beraber bazı çocuklarda doğuştan saçsızlık görülür. Bu durumda kalıtsal bir etkenin rol oynadığı sanılmaktadır. Bu çocuklar tümüyle saçsız olarak doğarlar ya da bütün çocuklar gibi başları ince ve yumuşak bir kıl örtüsü ile kaplı olduğu halde bu kılların yerini zamanla alması gereken saçlar çıkmaz. Bu çocukların kirpik ve kaşları da olmayabilir ve ergenlik çağında, cinsiyet kılları gelişmeyebilir. Geçici ya da sürekli dökülmeye yol açan bazı başka nedenler arasında foliküllerin zedelenmesi sonucunu doğuran çarpmalar, yanıklar, uzun süre morötesi ışınlarının, hastalıkların ve yangıların etkisi altında kalmak sayılabilir.

Çocuk kelliği, özellikle çocuklarda görülen ve kafanın saçlı derisinde meydana gelen bulaşıcı bir hastalıktır. Saçlar küçük halkalar halinde dökülür ve dökülen yerlerde gri renkte pullar, kabuklar oluşur. Hastalığa saçta ya da deride yaşayan bir mantar türü yol açar. Hastalık, tarak, fırça, şapka ya da başörtüsü aracılığı ile bulaşır. Kedi ve köpekler de bu hastalığı taşıyarak yayarlar. Kelliğin tedavisinde ağızdan alınan antibiyotikler uygulanır. Antibiyotik kana karışarak deri, saç ve tırnaktaki keratin maddesi tarafından soğurulur. Antibiyotikler keratini yangılanmaya karşı koruyarak hastalığın geçmesini sağlarlar. Yeni çıkan saçların hastalanmaması için kafadaki tüm saçlar kesilir.

Kafanın saçlı derisinde görülen bir başka bulaşıcı hastalık da kelliktir. Kellikte saç folikülerinin çevresinde sarı kabuklar meydana gelir. Kellik bütün kafayı ya da sadece bir bölgeyi etkileyebilir. Bu bulaşıcı hastalık doğrudan doğruya temasla ya da fırça ve taraklar aracılığıyla bulaşır.

Deride oluşan yangılanmalar, örneğin dermatit kafanın saçlı derisini de etkileyebilir. Stafilokok ya da streptokokların yol açtığı bir dermatit türü olan impetigo contogiosa kafanın saçlı derisinin tümünü etkileyerek birkaç kat kabuk bağlanmasına yol açar. Yangılanmanın ağırlığına göre hastalık geçici ya da sürekli saç dökülmesi ile sonuçlanır. Kafanın saçlı derisine, doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak uygulanan tahriş edici bir madde dermatite yol açar. Dermatitin ilk belirtileri yangılanma ve derinin duyarlılık kazanarak acımasıdır. Dermatite yol açan neden ortadan kaldırıldığı halde hastalık geçmezse tek çare kafadaki saçların tümünü kesmektir.

Özellikle kafanın saçlı derisinin arka bölümünde oluşan kan çıbanları saç folikülünde stafilokokların yol açtığı yangılardır. Başta görülen kan çıbanları, vücudun herhangi bir yerinde, kıl köklerinin yangılanması sonucu oluşabilir, ilk kez küçük kırmızı bir kabarcık olarak beliren çıbanın çevresindeki deri gittikçe duyarlılaşır ve irin oluşur.
Şirpençe de kan çıbanı gibi stafilokokların yol açtığı bir yangıdır; ancak şirpençe çıbandan daha geniş bir alanı kaplar ve özellikle ensede meydana gelir.

Kafanın saçlı derisinde oluşan dermatitlerin bazılarına psikolojik nedenler yol açar. Bazı kişiler üzüntülerinden ya da sinirsel gerilimden kurtulmak amacıyla sürekli olarak başlarını kaşırlar. Kaşıma bilinç dışı bir davranış da olabilir. Bazı hastalar başlarının böceklerle dolu olduğuna inanırlar ve bu korkuları, giderek bir fobi halini alır. Bu fobi genellikle bir tür uyuşturucu madde alışkanlığının belirtisidir. Psikanaliz ile hastanın fobisi giderilebilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Saç hastalıkları   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Saç hastalıkları
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
halit :: HASTALIKLAR A - Z :: HASTALIKLAR S-
Buraya geçin: