halit
Foruma hoşgeldiniz

Foruma üye olunuz..
halit

Şifalı bitkiler, bitkisel tedavi, bitki, bitkisel formuller, fitoterapi, Otacı,
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Ağrı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Ağrı   20/1/2008, 22:25

Ağrı
Kronik Ağrı nedir?
Akut ağrı vücuttaki herhangi bir rahatsızlığı beyine iletirken, kronik ağrıda ise beynin konturolu dışında kendiliğinden oluşur. Sinir hücreleri ağrı olmayan yerden ağrı sinyalleri gönderebilir. Almanyada 10 milyon ağır ve sürekli ağrı çeken insanın olduğu Sağlık Bakanlığınca bildirilmektedir.

Akut ve kronik ağrı olmak üzere ağrı ikiye ayrıldığı gibi
Ağrı türlerine görede 3 ayrı grüpta ağrı vardır.
1-) Çevre Ağrı: Sinir sisteminin verdiği ağrı (trigeminusneuralgie)
2-) Merkez Ağrı: Sürekli ağrı, beyin kanamasından sonra öreneğin
3-) Yankılı Ağrı: Burada içerideki herhangi bir organdaki problemin deri üzerinde yansıması olarak görülür.

Kronik Ağrı nasıl oluşur?
Sinir hücreleri beyine sürekli ağrı sinyalleri göndererek metabolizmayı değiştirir. Sinir hücresi sürekli uarı gönderirken beyinde gereki uyarıyı artık yapamaz. Bunedenlede hücre tepki alamadığından sinyal gönderme merkezi oluşturur. Bu hattalı sinyali göndermeyi durdurmak ve ağrı göndermeyi durdurmak gerekir.

Kronik ağrı nasıl anlaşılır?
Ağrının sürekliliği ve eğer ağrının şekli değişir kendi kendine bağımsız hareket etmeye başlarsa o zman kronik ağrıdan bahsedilir. Bu kronik ağrı 3-6 ay gibi bir zaman sürerse o zaman kronik ağrı oluşur. Ağrının temel ortaya çıkışı gibi olmaz veya sürekli devam eder.

Kronik ağrı türleri:
Belağrısı: Belfıtığı veya sinir köklerinin sıkışması gibi
Başağrısı: Migren veya gerginlik başağarısı gibi
Romatizmalı ağrılar: Artirit, fibromiyalji
Nevralji: yüz felçi, zona hastalığı gibi
Ur ağrıları: Beyin uru, kemik urları gibi
Deformasyon ağrıları: Artroz, osteoporoz gibi
Fantom ağrısı: Aputasyon gibi

Kronik ağrı nasıl teşhisedilir?
Kronik ağrısı olanların % 60?ı doktor tedavisi görmektedir. Kronik Ağrı kişiden kişiye ve ağrının türüne göre farklılıklar gösterir ve bazen teşhisi oldukca detaylı bir araştırma sonucu ancak anlaşılabilir. Kronik ağrının tedavisi çok zahmetli zaman alabir iştir.
Ağrının teşhisi için
Vücutdu muayene
Sinirsel muayene
Ortopedik araşırma
Gerekli olursa beyin tomografisi ve kalp EEG?si gerkli olabilir.
Aidozun teşhisi

Kronik ağrılar nasıl tedavi edilebilir?
Kronik ağrı rahatsızlıkları olan hastaların, çok yönlü olarak sebebi araştırılmalıdır ve hastalığa hangi faktörlerin etki yaptığı vede hangi tür bir kombinasyonlarla tedaviedilebileceği araştırılamalıdır. Kronik ağrının vücut üzerinde yaptığı fiziki ve psikolojik etkileri vede kişinin sosyal çevresi araştırılmalıdır. Kronik ağrılara karşı sürekli ilaçlar kulanılır ve bu ilaçlar rahatsızlığın ağırlığına karşı 4 katogoride elealınır.

1. Devre: hafif ağrılarda antiromatikalar
2. Derve: Orta derecedeki ve ağır ağrılara karşı Opiodlar
3. Devre: Ağır ve çok ağrı ağrılara karşı Opiodlar kulanılır.
4. Kalıcı tedavi doğru beslenme ve Gökçek İksiri ile mümkündür, diğer tedavi metotları ile tedavi mümkün değildir.
Bazı ağrı tiplerinde ayrıca krampları çözücü ilaçlar. Antidepresanlar kulanılması gerekebilir, yani hastaya göre tedavi şeklide değişebilir.

Diğer Tedavi Yöntemeleri:
Akupunktur
Jimnastik hareketleri yapılarak kaslarda raahtlaam sağlaanbilir.
Otojenik Meditasyon
Hareket Tedavisi gib
Özel ilaçlarla sinirleri frenler

Ağrının yaşam tarzını değiştirme, beslenme tarzını değiştirme, işyerini değiştirme gibi tetbirlerde ağrıyı azaltabilir. Bazı ağrılarda anacak ve ancak hastanede yapılacak müdahalelerle ağrılar azaltılabilir.

Muayenede hangi hattalar yapılmaktadır?
Almanyada hastaların % 40 ı yani 4 milyon kronik ağrı rahatsızlı olan hastaların rahatsızlıkları doğru teşhis edilmemekte ve uzman olmayan doktorlar tarafından yanlış tesşhisler konmakta ve tedavi olmamaktadır.

ASİDOZ: Her türlü ağrının asıl oluş sebebi doğru araştırılmalıdır. Evet doğru teşhis herşeyden önce tedavi için en önmeli unsurdur. Ağıların sebebi ASİDOAZ dur. Evet şimdiye kadar bu konuda okuduklarınız klasik bilgilerdir. Şimdi ise bu tür ağrıların tek bir sebebi vardır, oda ASİDOZ?dur diyorum. Neden ? Sürekli tartışılmaktadır, sırt, bel, omuz, baş, eklem ve yumşak doku ağrıları gibi ağrılara sebep olarak birçok neden sayılmaktdır? Asıl sebep asidozdur.

ÖLÜMCÜL ASİDOZ: Ölümcül asidozun laboraturlarda teşhisi oldukca zordur. Bu nedenlede doku asidozu ile teşhis önemini kaybeder. Hücrelerin nefes alamsı ve eneji dönüşümü sonucu sürekli asit oluşur. Bu asit akçiğerden karbondioksit (CO2) ve böbreklerden su olarak dışarı atılır. Fakat sürekli asit artırıcı besinlerle (et, peynir ve mamülleri) beslenmeden dolayı dokularda asit oranı yükselirken baz (alkali) oranı düşer.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Ağrılar   20/1/2008, 22:26

AĞRILAR:

Sırt-, bel-, omuz-, baş-, yumşak-, doku-, sinir-, ve eklem ağrısı vede iltihapalar bazik tuzla iyileştirilebilir.
Fakat bu geçici bir iyileşmedir. Asıl iyileşme başta bağırsaklar, bağ dokuları, dokular ve eklemlerdeki curufun
temizlenmesi ile mümkündür. Buda Gökçek İksiri ile ve doğru beslenme ile mükündür.

Sağlıklı kalabilmenin ve sağlıklı yaşayabilmenin en önemli faktörü kılcal kandolaşımıdır, çünkü vitamin, mineral,

aminoasit, enzim vb., besleyici maddenin hücrelere ulaşması vede mikroplarla mücadele eden maktofaj,
T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır

Sinirsel ağrı olur mu?

Baş ağrısı, bel ağrısı,boyun ağrısı gibi insanın yaşam kalitesini bozan bir çok ağrı türü vardır.

Hekimin araştırması sonucunda bu ağrılara neden olabilecek etken bulunamazsa veya bu kadar ağrı yapmayacağı kanaatine varılırsa, hastaya ağrılarının nedeninin SİNİRSEL olduğu söylenir.

Hasta için esas kabus bu sözden sonra başlar. Hasta yakını, hastanın psikolojisinin bozuk oluğunu düşünür.

Bazen de hastanın bu durumu kullandığını içinden geçirir ve hastanın şikayetlerine aldırmaz.
Fakat hastanın yaşadığı bir ağrı gerçeği vardır ve hastanın yaşam kalitesi bozulmuştur.
Ağrı sebebinin sinirsel olduğunun herkes tarafından söylenmesi, doktor doktor gezmek ve önemsenmemek var olan ağrıları daha da arttırmıştır .

Tüm tıp kitaplarında ve yayınlarında sinir sistemi ve ağrı ile ilgili bir çok kanıtlanmış bilgi vardır. Sinir sisteminin yıpranmış olması ağrıyı daha da arttırır. Şunu bilmek gerekir ki, depresyon kalıcı bir ruh bozukluğu değildir. Sinir sisteminin, yaşanan kötü olaylar ,geçirilen hastalık..vs gibi etkenlerle biyokimyasının bozulmasıdır. Tedavi ile düzelir. Panik atak, takıntı gibi durumlar da biyokimyasaldır ve uzun süren tedaviyi gerektirir.

İnsanlarda nasıl diğer organlar ve sistemlerin bozulması hastalıklara yol açar ise sinir sisteminin de hasar görmesi çeşitli hastalıklara yol açar.Felç, sara hastalığı gibi depresyon ve panik atak vs de sinir sistemi hastalığıdır.

Felç geçiren hastanın belirtileri güç kaybı,konuşma ve denge bozukluğu vs depresyonun belirtisi ise huzursuzluk ,uykusuzluk, içe kapanma ?.vs.dir.Özetle bu gibi durumlar bir ruh bozukluğu değildir.

Sinir sisteminin bozuk olması , tek başına ağrıya sebep olduğu gibi var alan ağrıyı daha da arttırır.

Örneğin migreni olan bir hastanın gün için de gerginliği artarsa ağrısı tetiklenir.Bel, boyun ve sırt ağrısının nedenleri arasında sinir sisteminin bozulması ile oluşan kas spazmları ön plandadır.Sinirlenince mideyi uyaran sinir fazla çalışır ve gastrit ,ülser gibi rahatsızlıklara yol açar.Bu gibi örnekleri çoğaltabiliriz.Ağrı çeken hastanın ızdırabı büyüktür .
Bu ağrıların sebebi sinir sisteminin bozukluğu da olabilir.Hekimin ve hasta yakınının bu durumu psikolojik rol yapma gibi algılaması ve önemsememesi çok yanlıştır.Hastanın ağrıya sebep olacak etkenleri ortadan kaldırıldıktan sonra mutlaka sinir sistemi de gözden geçirilip tedavi edilmelidir.Aksi taktirde ağrı kronikleşir hasta ve hasta yakını sağlık sektörlerinde maddi kaybına uğradıkları gibi olumlu bir sonuçta alamazlar.


Doç. Dr. Serdar Dağ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
 
Ağrı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
halit :: HASTALIKLAR A - Z :: HASTALIKLAR A-
Buraya geçin: