halit
Foruma hoşgeldiniz

Foruma üye olunuz..
halit

Şifalı bitkiler, bitkisel tedavi, bitki, bitkisel formuller, fitoterapi, Otacı,
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Gastrit

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Gastrit   19/1/2008, 00:53

Helicobacter pylori (H. pylori) insanlarda midenin iç yüzeyinde kronik inflamasyona (gastrit) neden olan bir bakteridir.

Bu bakteri aynı zamanda tüm dünyada ülserlerin en yaygın nedenidir. H.pylori infeksiyonu olan altı hastadan birisinde duodenum ya da mide ülseri gelişecektir. İnfekte bireyler, bakteriyi eradike etmek için ilaçlar verilmedikçe, genellikle infeksiyonu yaşam boyunca taşırlar.

Günümüzde, H. pylori antibiyotikler ile proton pompası inhibitörleri gibi mide asidini baskılayan ilaçların bir kombinasyonu kullanılarak başarıyla eradike edilebilmektedir.

mide çeperinin direncini azaltarak mide asitlerinden etkilenmesini saglayan bakteri..ayrıca mide kanserine de yol açmaktadır..midenin ph'ında bile yaşayabilen bir bakteri oldugundan tedavi için güçlü antibiyotikler kullanılmalıdır

"dünya nüfusunun üçte biri ile yarısı arasında bir kesim helicobacter pylori adlı bir bakteriyi taşıyor.son yıllara kadar gözden kaçırılan bu bakteri
hemen hemen tüm gastrit ve ülser ile bazı mide kanseri vakalarının ardında yatan neden.uzun yıllar çektikleri mide rahatsızlıgının h.pylori'den kaynaklandıgından habersiz sayısız kişi pek de yararını görmedikleri anti-asit ilaçları kullanıyorlardı.bunun önemli nedenlerinden biri,doktorların da içinde bulundugu bir kitlenin yayınlanan ikibin makaleye ragmen h.pylori'den habersiz oluşuydu.ülser uygun antibiyotik tedavisiyle çogunlukla bir haftada ortadan kaldırılabilir.ancak yapılan bir araştırma abd'de ülser tedavisi için yazılan reçetelerin sadece %3'ünün antibiyotik içerdigini ortaya koydu.ülser nedeni ile,1980'li yıllardan beri mide agrıları çeken ya da anti-asit tablet çigneyenler için artık harekete geçme zamanı geldi.
helicobacter pylori enfeksiyonu birkaç ay içinde kronik yüzeysel gastrite yol açmaktadır.bu hastalıgın tedavi edilmemesi durumunda kronik yüzeysel gastrite ülsere,bazı durumlarda ise kansere yol açmaktadır."

mide mukozasın da bakteri oldugu yolunda yayınlar olmuştur. ancak 1983 de avusturalya' da marshallb, warren jr. isimli araştırmacılar mide mukozasında spiral bir bakteri yi ürettiler. takip eden yıllarda hp ile gastrit ve p.ülser arasında ki ilişki ye yönelik yogun çalışmalar yapıldı.
h pylori ,unipolar, mültipl falgella lı , yuvarlak uçlu 0,5-1.0 mm(mikron) ve genişligi 2.5-4.0 mm(mikron) uzunlugunda spiral bir organizmadır. bioşimik yapı özelligine baglı olarak bakterinin alt grupları ortaya çıkarılmıştır.bu alt grupların bir kısmının daha patogen ve toksik oldugu biliniyor.
bakterinin motilitesi,urease aktivitesi mide mukozasına ulaşması için önemlidir. ürease aktivitesi bakterinin etrafında koruyucu amonyak halkası oluşturarak organizmayı mide asit inden korur,motilite bakterinin mide mukus tabakasını geçip epitel hücresine yapışmasını saglar.epitele yapışan bakteri mukoza da inflamasyona neden olur. bu infalamayon mide antrum yöresinde bulunan gastrin salgılayan hüçreleri etkileyerek gastrin salgılanmasını saglar.gastrin de mide de asıd sekrete eden hücreleri uyararak daha fazla asid salgılanmasını saglar.mide mukozasında bazı immunolojik degişikliklerinde oldugu saptanmıştır.

hp noneroziv ,nonspesifik gastritlerin çogunlukla sebebidir.mukoza da hafif yüzeyel kronik aktif gastrit olarak ortaya çıkar ve daha çok antrum yöresinde oluşur.atrofik gastrit de daha çok gördügümüz intestinal metaplazi bölgelerinde bakterinin yerleşemedigi biliniyor.
özetle hp nin gastrik inflamasyona sebeb oldugu kesin bir bulgudur.peptik ülserle yakın ilişkisi biliniyor ancak ülserin tek nedeni degildir.nonülser dispepsi de hp nin rolü halen tartışmalıdır.
hp sebeb oldugu kronik mukozal inflamasyon ile uzun dönemde başka faktörlerle beraber mukozanın degişimine katkıda bulunarak mide kanseri gelişmesinde rolü olabilir(özellike class 1). ayrıca son zamanlarda gastroenteroloji dışında şeker hastalıgı,koroner damar hatalıgı,baş agrısı,reynaud fenomeni ve safra taşı gibi durumlarda rolü olabilecegine ait yayınlar vardır. kesin korunma geliştirilecek aşı ve aşı uygulaması ile olacaktır.

hp infeksiyonu için çok çalışma yapıldı ve bir çok bilgi saptandı.buna ragmen bilinmesi gereken çok şey oldugunu araştırmacılar vurguluyor.bir infeksiyondan korunmanın yolu onun nasıl bulaştıgının bilinmesidir ki bu maalesef net olarak bilinmiyor. bu gün bakterinin mide mukozasında yaşadıgı biliniyor ,bulaşma yolları tam olarak bilinmiyor.gelişmiş ülkelerde daha seyrek ,gelişmemiş veya az gelişmiş ülkelerde ise daha sık oldugu saptanmıştır. ülkemizde ise toplum da hp infeksiyon sıklıgı (%70 -_80) dir. buradan da tahmin edilecegi gibi hijen şartları bozuk kalabalık yakın temas içinde yaşayan topluluklarda daha sıktır. muhtemel bulaşma yolları *fekal- oral(dışkı-agız) * yakın temas içinde anne den bebege (agızda ve diş plaklarında hp saptanmıştır) * hayvan çalışmaları oral-oral (agız-agız) geçiş olabileçegini gösteren bulgular göstermiştir.

hp infeksiyon tanisi

hp infeksiyonu degişik yöntemlerle araştırılabilir. ancak yöntemin basit,ucuz ,noninvaziv olması tercih edilir.maalesef bu gün böyle ideal bir test yok . kullanılan testler
* endoskopik yöntem ile alınan biyopsi de
-patolojik araştırma
-
- clo test ile araştırma.
* mukozadan kültür olabilir(oldukça zor ve pahalıdır.)
* c13urea breath test (solunum testi)ak.inf.gösterir
* serolojik test (tarama için kullanılır)
* hpsa dışkıda hp antigen araştırılması

hp tedavisi

* peptik ülser ve hp birlikte ise antisekretuvar ve antibakteriyel tedavi uygulanır.
* nonülser dispepsilerde hp pozitif ise tedavi yapılıp yapılmaması tartışmalıdır.
* hp tedavilerinde % 90 sonuç alınır.ancak bir ay sonraki kontrollerde nüksün oldukça fazla oldugu biliniyor.


Peptik ülser ve gastrit kanserinin başlıca sorumlusu
Helikobakter pilori, onikiparmak bagırsagı ülserlerinin yüzde 90’ında, mide ülserlerinin yüzde 70’inde belirleniyor. Bu nedenle, günümüzde helikobakter pilorinin yok edilmesi ülser tedavisinin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Midede veya onikiparmak bagırsagında peptik ülseri bulunanlarda aynı zamanda helikobakter pilori enfeksiyonu da belirlenmişse, bakterinin yok edilmesi amacıyla antibiyotik tedavisinden yararlanılıyor. Acıbadem Hastanesi Kozyatagı Gastroenteroloji Bölüm Şefi Prof. Dr. Nurdan Tözün, Dünya Saglık Örgütü Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı tarafından helikobakter pilorinin kanserojen bir bakteri oldugunun kabul edildigini belirterek şöyle diyor: “Yapılan araştırmalarda helikobakter piloriye maruz kalan hastaların mide kanserine yakalanma olasılıkları digerlerine kıyasla yaklaşık 4 katı fazla. Bu çalışmalar helikobakter pilorinin gastrit kanseri üzerindeki etkilerini ortaya koyuyor.”

PEPTİK ÜLSERDE HELİKOBAKTER PİLORİNİN ROLÜ
Ülserin en büyük nedeni “Helicobakter pilori”. Prof. Dr.Tözün ülser ve helikobakter arasındaki ilişkiyi şöyle açıklıyor: “1990’lı yılların başında yapılan araştırmalar h.pilori ve ülser hastalıgı arasındaki bagı ortaya çıkarmıştır. Duodenal ülserlerin yüzde 85 - 100’ünde, gastrit ülserlerin yüzde 70 - 90’ında helikobakter pilori bulunuyor. Özellikle antibiyotik tedavisinin bu hastalıgı yenmede etkili oldugunun görülmesi bu ilişkiyi güçlendirmektedir. Bu tedavi uygulanmadan önce sadece asit giderici ilaçlarla yapılan tedavilerle ülserlerin bir yılda tekrarlama olasılıkları % 50-60 iken antibiyotik tedavisi ile bu oran % 1-3 civarına inmiştir. Kuşkusuz ülser oluşumuna yol açan diger nedenler (romatizma ilaçları ve aspirin kullanımı, alkol, sistemik hastalıklar) da göz önünde bulundurulmalıdır.”
Prof.Dr. Nurdan Tözün “Son zamanlarda ülkemizde, çeşitli durumlarda kontrolsüz ve gereksiz antibiyotik özellikle de metronidazol ve klaritromisin kullanımının tedaviye dirençli helikobakter türlerinin ortaya çıkmasına yol açtıgını ,bu nedenle de 2 hatta 3. basamak tedavilerin gündeme geldigine” dikkati çekiyor.
Başlıca belirtileri
Prof. Dr. Tözün peptik ülserin başlıca belirtilerini sıralayarak, bu belirtileri taşıyanları doktora başvurmaları konusunda uyarıyor:
* Mide bölgesinde agrı, yanma
* Geceleri uykudan uyandıran mide agrısı
* Kusma
* İştahsızlık ve kilo kaybı
* Dışkıda siyahlaşma

MİDE KANSERİ VE HELİKOBAKTER PİLORİ
Mide kanseri, tüm dünyadaki kanserler arasında ikinci sırayı işgal ediyor ve her yıl yaklaşık 650.000 kişinin ölümünden sorumlu oldugu biliniyor. Yapılan araştırmalar helikobakter pilorinin mide kanserine yakalanma riskini arttırdıgını ortaya koyuyor. Prof. Dr. Tözün helikobakter pilorinin kronik enfeksiyonunun midede kalıcı, hatta ömür boyu süren kronik gastrite bunun da zamanla çok odaklı “atrofik gastrit” denen özel bir gastrit türüne dönüştügünü, süregelen bu yangı ve tahrişin de zamanla kansere yol açabilecegini ifade ederek şöyle devam ediyor: “15 yıllık bir süreçte kronik gastrit vakalarının en az yüzde 10’unda kansere ilerleme görülebilecegi biliniyor.Birinci derecede akrabalarında mide kanseri olanlarda bu risk daha fazla. Ayrıca sigara, diyet,alınan gıdalardaki nitrojen miktarı ve fazla tuz alımının da bu sürece katkısı oluyor. Bu açıdan bu hastaların dikkatli olması gerekiyor.”

HELİKOBAKTER PİLORİ TANISI
Helikobakter piloriyi tespit edecek birçok test var. Bakterinin antikorlarının varlıgını kanıtlamak için kan testleri yapmak bu testlerden en çok kullanılmış olanı. Ayrıca mideden alınan doku parçası ile hızlı üreaz testi ya da patolojik inceleme yapmak; kültürde bakteriyi üreterek helikobacter pilori’yi tespit etmek mümkün. Bu sonuncu test araştırma amaçlı kullanılıyor. Günümüzde tedavi sonrası takipte ya da tarama testi olarak en sıklıkla kullanılan testler ise üre-nefes testi ile dışkıda helikobakter antijen testidir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Gastrit   26/1/2008, 02:00

Gastrit , midemukozasi iltihaplanmasi

Gastrit mide mukozasindaki iltihapli değişimlere verilen isimdir ve bu genelikle dokuyu tahrip eder.

Gastritin akut ve kronik olan şekilleri vardır. Akut ve kronik gastritin kendine özgü hastalık belirleri mevcuttur.

A-) Akut Gastrit:
Akut Gastrit genelikle ağır hastalıklardan sonra ortaya çıkar ve hastalıklardan bazıları kaza sonucu, yaralanma, yanma , şoklu durumlar, hohusalık kumması, böbreklerin iflası ve büyük amaliyetlardan sonra görülebilir.

Ayrıca aspirin, kortison, penicilin, ibuprofen gibi mide mukozasını tahripeden ilaçlar ve alkholde gastrite sebep olabilir. Nadiren herpes virusunda gastrite sebep olursada asil gastrite sebep olan halicobakter pylori isimli bakteridir. Halicobacter pylori akut gastritte çok nadiren görülür. İmmün sisteminin zayıf olması nedeniyle potaljik bakteriler, viruslar ve mantarlarla mücadele edemez ve böylece gastrit ortaya çıkar.

Mide mukozasının akut tahribatında (lezyon) mideasidi oldukca önemli bir rol oynar. Normal olacak midenin yanhücreleri mide mukozasını korumak için alkalik bir tuz (bikarbonat) salğılar ve bir mukustan (mide mukozasının salğıladığı yapışkan sıvı ) oluşan bir bariyer (tabakadır). Mukus ve bikarbonat bariyeri (tabakası ) mide mukozasını korur, bu bariyer mide asidinin, mide mukozasına zarar vermesini önler. Bu koruyucu bariyer (set) sayesinde mide mukozasındaki kandolaşımı ideal olur, enerji üretmini düzenler. Prostaglandin üretimini artir.

Büyük yaralanmalar ve hastalıklar nedeniyle bu koruyucu bariyerde zafiyetler görülür ve böylece buradaki hücreler yeterince enerji olamaz ve mide asidi buradaki hücrelere zarar vererek gastritin oluşmasına neden olur. Alkol mide mukozasına etki ederek burda mukoza hücrelerini tahrip eder Yoğun bakıma alınan hastaların büyük çoğunluğunda akut gastrit görülüğü ve bunlarin tedavi edilmemeleri halinde mide kanamasına sebep olduğu tesbitedilmiştir.

Akut Gastritin belirtleri; mide çevresinde basınç hissi ve bu çevrede yoğun ağrı, buna ilaretten bulantı ve kusma görülür. Midekanamasın önemli belirliklerinden biri kan kusmasıdır, şayet kanamadan hemen sonra kusulursa kanın rengi açık kırmızı, yok eğer mideasidi ile karıştıktan sonra kusulursa o zaman kanın rengi kahverengi-siyah görünür. Bazı hastalar ise kusmaya bilir, o zamanda, bunların defi-haceti asfalt gibi siyahımsı bir renktedir. Defi-hacetteki kan açık kırmızı renkli ise basur kanaması ve koyu kırmızı ise ince bağırsak vede siyahımsı rente ise mide kanamasıdır. Mide ağırlarının kesin olarak bilininememesi halinde endoskopi yapılması şarttır. Midesi hasas olanların aspirin, penisilin gibi kimyasal ilaçalar kulanmamaları gerekir, çünkü mide kanamasına neden olabilir.

B-) Kronik Gastrit: Kronik Gastrit haftalarca ve hatta yıllarca süren mide mukozası iltihaplanmasıdır. Halicobakter pylori isimli bakterinin vede ihtrinsic faktörününde gastrite sebep olabileceğininde anlaşılması ile birlikte bu konu yeniden daha detaylı olarak ele alınmaya baslanmiştır. Kronik Gastritin üç önemli kronik türü vardır ve bunları Tip A, Tip B ve Tip C diye üç gruba ayırmak mümkündür.

Gastrit Tip A (Otoimmüngastrit);

Bu gastrite otoimmün hastalığıda denir.

Burada Antikorlar vücudun kendi anadokusuna saldırarak burada tahribata sebep olurlar. (Bu görüş eski bir hipotez olup, bunun böyle olmadığı ve otoimmün hastalıkları diye anılan hastalıklara virüslerin sebep olduğu yapılan araştırmalarla ispatlanmıştır.) (Nhp 10.02.1451)

Tahribat sonucu mide asidi salğılayan A hücreleri (border cells, parietal cells, asid cells) yeterince mideasidi (HCl) salğılanmaz ve ikinci olarakta yine bu hücrelerin salgilandigi İntirinsic ?faktöründe etkiler ve azalmasına neden olur. (Tahribata antikorlar değil virüslar sebep olur.)

Mide asidinin azalması gastrin hormonunun artmasına sebep olur, gastrin hormonu mide asidini salğılayan A-hücrelerini uyarıcıdır. Bu sürekli uyarılar sonucu A-hücreleri takrip olur ve buda zamanla önce kronik gastrite sonrada kansere dahi sebep olabilir.

A-Hücrelerinin takribat nedeniyle yeterince İntrinsic faktor salğılıyamaması demek başta B12 ve B6-vitaminleri, Folikasit (Bc-Vitamini), Çinko, Magnesiyum, Kalsiyum, Sodyum, Potasyum vb. vitaminlerin vede minerallerin bağırsaklar tarafindan absorbe edilmemesi demektir, çünkü İntrinsic faktor anahtar rol oynar. İntrinsic-faktor yetersizligi demek vitamin,-mineral,-ve aminoasityetersizliği demektir. (Nhp. 12.03.1723). Otoimmün hastalıkları ile virüs hastalıkları aynı semptomları (hastalık belirtileri) gösterdikleri bu nedenle otoimmün hastalıkları diye anılan hastalıklara virüslarin sebep olduğu virologların (viroloji uzmanı ) yaptıkları araştırmalarda bu ispatlanmıştır. Bunedenle otoimmün yerine virüs hastalıkları demek daha isabetli olur.


Gastrit B-Tipi-): Bu gastrite ?halicobacter pylori? isimli bakteri sebep olmaktadır. Halicobacter pylori midenin asitli ortamında yaşayabilmekte ve mide mukozsına yerleşerek buradan alkalik bir enzim olan ürazı (urase, üreyi parcalayici enzim) salğılar. Bu enzim ise mideasit üretim düzenini bozar ve zamanla tahrikat büyür.

Gastrit C-Tipi-): Bu gastrite kimyasal-toksik gastritte denir, çünkü mide mukozasını bu maddeler nedeniyle tahrip olur. Bu gastrite oniki parmak bağırsağından mideye geri akan salğı nedeniylede mide mukozası tahrip olur. Yanlış beslenme yani aşırı hayvansalbesinler (et, peynir, yumurta ve mamülleri), fanta, kola, aşırı kahve, siyah çay ve çikolatada mide mukozasını tahrip eder. Ayrıca bazı kimyasal ilaçlar, özeliklede aspirin, penisilin, ibuprofen, kortison gibi ilaçlar sebep olur.

Çare: Hem akut gastrite hemde kronik gastrite karşı Zencefil .........
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
 
Gastrit
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
halit :: HASTALIKLAR A - Z :: HASTALIKLAR G-
Buraya geçin: