halit
Foruma hoşgeldiniz

Foruma üye olunuz..
halit

Şifalı bitkiler, bitkisel tedavi, bitki, bitkisel formuller, fitoterapi, Otacı,
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 FİTOTERAPİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: FİTOTERAPİ   19/2/2008, 22:56

Fitoterapi; bitkileri kullanarak hastalıkları tedavi etme bilimidir.

Tıbbi bitkilerin drog olarak kullanılan kısımları (çiçek, yaprak, kök vb.) içlerindeki etkili bileşikler sebebiyle hastalıkları iyi etmektedir. Bitkiler etkili bileşiklerini belli dönemlerde üretmektedir ve yine belirli dönemlerde maksimum zenginliğe ulaşmaktadır. Bu sebeple her drog için özel bir zamanda toplama yapılmalıdır. Toplanan materyal duruma göre taze veya kuru kullanılabilir.

Kuru bitkilerin bozulmasını önlemek için özel şartlarda saklanmalıdır.

Genellikle droglar 1 yıl kadar saklanabilirler, daha sonra etkilerini büyük kısmını kaybederler.

Tıbbi bitkilerin içindeki etkili bileşikleri; glikozitler, organik asitler, alkaloidler, tanenler, sabit yağlar, uçucu yağlar, vitaminler, reçineli bileşikler ve antibiyotikler olarak sınıflandırabiliriz.

Tıbbi bitkilerin etki yolu

Bitkilerin etki yolu çok karışık ve değişik olduğundan henüz tam olarak bilinememektedir. Ancak bunun bir fizikokimyasal olaylar topluluğu olduğu burada özellikle enzim sistemlerinin rol aldığı anlaşılmıştır. Etki, drogun taşıdığı etkili madde miktarına, kullanan kişinin fiziksel yapısına, etken maddeye karşı olan tepkisine, ilaç şekline bağlı olarak meydana gelmektedir. İstenen etkiyi elde etmek için genellikle küçük dozlarla başlamak, istenen etki elde edildiğinde hastalık belirtisi kaybolana kadar devam etmek, kusma, ishal, baş dönmesi gibi yan etki veya zehirlenme belirtileri görüldüğünde ilacı bırakmak gerekir. Tıbbi bitkiler ile tedaviden olumlu bir sonuç alabilmek için tedaviye en az 1 hafta düzenli olarak devam edilmelidir, müzmin hastalıklarda bu süre 1 ayı bulmaktadır. Tıbbi bitkilerin etkileri diğer ilaçlara göre nispeten yavaş ancak uzun sürelidir.

Bitkisel ilaçlarla tedavide en önemli husus tedavi edilmek istenen hastalığın teşhisidir. Bazı hastalık belirtileri kolaylıkla farkedilse de bunların hangi sebepten olduğunu ancak bir doktor saptayabilir. Teşhis yapılmadan ilaçlarla vakit kaybetmek ileride telafisi zor durumlar yaratabilir.

Bitkisel drogların kullanılış şekilleri - Bitkisel droglar ilaç olarak alınabilmek için uygun bir formda olmalıdır.

Bu formlardan bazıları şunlardır:

İnfüzyon : Ufalanmış drog üzerine kaynar su dökülerek kapalı bir kapta karıştırılarak çok hafif ateşte 5 dakika tutulur. Daha sonra süzülerek kullanılır. Karışım rastgele değil her zaman belli oranda hazırlanır.

Dekoksiyon : Ufalanmış drog üzerine soğuk su konur, hafif ateşte 1/2 saat ısıtılır ve süzülür.

Tentür : Bitkisel drog'un alkol veya eter gibi çözücüler ile tüketilmesi ile elde edilen sıvı preparatlardır.

Tıbbi yağ : Kuru drog'un zeytinyağı içinde bir müddet güneşte tutulması ile hazırlanır.

Bitkisel ilaçlar dahili olarak alındığı gibi haricen de merhem, krem, losyon, yağ, kompres, gargara veya banyo şeklinde de kullanılır.
Unutmayınız ki sizin bitkisel ilacınız size özel hazırlanır,
başkası tarafından kullanılamaz. Lütfen paylaşmayınız

_________________
fitaci
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: BİTKİLERLE TEDAVİYE DİKKAT !   19/2/2008, 23:07

Fitoterapi: Bitkilerle Tedaviye Dikkat (!)

Fitothrapy: Herbal Medicine, Attetion of in Primary Health Care

*Arş. Gör.; Ankara Ü. Tıp Fak. Halk Sağlığı AD, Ankara

**Yrd. Doç.; Ankara Ü. Tıp Fak. Halk Sağlığı AD, Ankara

Öz

Çalışmamızda gözden geçirme çalışmaları doğrultusunda geleneksel hekimlik uygulamalarından bitkisel tıp uygulamalarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Tüm dünyada sağlık hizmetlerinin yaklaşık %70 ya da %90'ı alternatif gelenekler veuygulamalarla sağlanmaktadır. Ülkemizde genel yaygınlığı tam olarak bilinmemekle birlikte de pek çok geleneksel hekimlik uygulaması mevcuttur.

Alternatif tedavilerin çoğu güvenirliliği ve etkililiği belirleyen bilimsel araştırmalarla desteklenmemektedir. Bitkisel tıp bitkileri kullanarak hastaları tedavi etmek yaklaşımı olaraktanımlanmaktadır. Bitkisel ürünler genellikle meme kanseri(%2), karaciğer hastalıkları

(%21), HIV(%22),astım(%24) ve romatolojik bozuklukları (%26) daiçeren kronik tıbbi durumları olan hastalar tarafındankullanılmaktadır. Pek çok kişi doğal olan tedavi yöntem lerinin zararsız olduğuna inanmaktadır.Oysaki yakın zamanlı yayınlar, obezite gibi sorunlaraçözüm yolları arayan hastalara sıklıkla başka zararlar vermek gibi, bitkisel ürünlerin yan etkilerindenkaynaklanan ciddi sonuçlara dikkat çekmiştir.

AlmanFederal İlaç ve Tıbbi Planlar Enstitüsü ve Amerikan Gıda ve İlaç Yönetimi'nden (FDA) gelen sonuyarılarda, karaciğer nakline giden üç olgu ve ölümle sonuçlanan bir olguda kava bitkisi ve karaciğer hasarıarasında ilişki tanımlanmıştır. Yan etkiler bitkiselürünlerin yanlış kullanımına, kontamine olmasına, diğer bitkiler ve ilaçlarla etkileşimine bağlı olarakortaya çıkabilmektedir.



Bu nedenle dikkatlikullanılması gereken ürünlerdir. Ancak tüm dünyadabitkisel ürünler yasal alanda gıda katkısı olarak elealındıkları, ilaç kabul edilmedikleri için ciddi birkontrol ve denetime tabi tutulmamaktadırlar. Bu davar olan bitkisel ürünlerin daha da dikkatli ele

alınmasını gerektirmektedir. Özellikle birincibasamakta hizmet veren sağlık ekibinin bitkilerle

tedavi konusundaki yanlış bilgi ve inanışları bireye vetopluma yönelik sağlık eğitimleri ile değiştirmeleri sonderece önemlidir.



Hekimlik; günümüzde koruyucu, tedaviedici ve esenlendirici uygulamaları içerenkanıta dayalı "Çağdaş Hekimlik" olarak tanımlanmaktadır. Bilimsel, teknolojik vetoplumsal gelişim süreçleri

ve buna paralelolarak sağlık ve hastalık kavramının tarihselgelişimi sırasıyla mistik, polifarmasi , etiyolojiktedavi geleneksel ve çağdaş hekimlikuygulamalarını ortaya çıkarmıştır. Halengünümüzde hekimlik uygulamalarının tarihselgelişim süreçlerinin ilk dönemlerine ait izleresık olarak rastlanmaktadır.

Özellikle alternatif tıp (doğal, geleneksel tıp) ve uygulamaları bugelişimsel dönemin

pek çok farklı aşamalarınıgünümüze taşımaktadır

Bu gün kronikhastalıkların başlıca hastalık ve ölüm nedeniolması ve bu hastalıkların doğal seyri, pekçoğunda bilinen korunma ve tanı tedavi tam başarı sağlanamaması gibinedenlerle hem hastalar hem de sağlıkprofesyonelleri zaman zaman değişikarayışlara girmektedir.

Yine sağlık hizmetlerineulaşmadaki güçlükler de bu tür arayışlarıartırmaktadır.

Tüm bu nedenlerle, bu arayışların başındayer alan alternatif tıp uygulamalarından birisiolan "fitoterapi" bitkilerle tedavi konusuyapılan bilimsel araştırmaların ışığında elealınması amaçlanmıştır.

Çok çeşitli terimlerle tanımlanan alternatiftıp (tamamlayıcı, bütünleyici ve geleneksel

olmayan) geleneksel tıpta yer almayan tedaviuygulamalarını içerir. Geleneksel tıp başlıca

gelişen dünyanın tüm bölgelerinde veendüstrileşmiş ülkelerde hızla yayılmaktadır.

Avrupa, Kuzey Amerika ve endüstrileşmiş diğer bölgelerde toplumun %50'den fazlası

tamamlayıcı ya da alternatif tıp yöntemlerinden en az birini kullanmaktadır.

San Francisco, Londra ve Güney Afrika'daHIV/AİDS'li insanların %75'i geleneksel

/alternatif tıbbı kullanmaktadır. 1995-2000yılları arasında doğal tıbbi ilaçları alanlarla

karşılaşan doktor sayısı hemen hemen ikikatına çıkmıştır

Amerika Birleşik Devletleri

(ABD)'nde tıbbi uygulamaların büyük çoğunluğunun geleneksel olmasına karşın,

tüm dünyada sağlık hizmetlerinin yaklaşık%70 ya da %90'ı alternatif gelenekler ve

uygulamalarla sağlanmaktadır

Ülkemizde genel yaygınlığı tam olarak bilinmemekle birlikte de pek çok geleneksel hekimlikuygulaması mevcuttur

Randomize kontrollü çalışmalardan elde edilen bilimsel kanıtlar yalnızca akupunktur kullanımı, bazı bitkisel ilaçlar ve bazı elterapileri için yeterince güçlüdür

Alternatif tedavilerin çoğu güvenirliliği ve etkililiği belirleyen bilimsel araştırmalarla desteklenmemektedir. Tıbbi bitkiler ve diğerbazı uygulamaların etkinlik ve güvenirliliğini belirleyebilmek için başka araştırmalaragereksinim vardır. Bazı alternatif tedavi tipleri şunlardır; akupunktur, aromaterapi, şiropraktik, folk tıp, bitkisel tıp ve homeopati

Tarihçe: Bitkileri kullanarak hastaları tedavi etme yaklaşımı olarak açıklanabilen "fitoterapi"

teriminin ilk kez 1870-1953 yılların arasında Günümüzde fitoterapi: 19.-20. yüzyıllarda

kimya ve biyokimya bilimlerindeki gelişmelerilaç sanayisine büyük bir ivme kazandırmış, bu

sayede etkinlik, zararsızlık ve kalite prensipleribenimsenerek analitik, toksikolojik,

farmakolojik ve klinik çalışmalar sonucu,laboratuvarlarda tıbbın gereksinimlerine yanıt

veren pek çok ilaç geliştirilmiştir.

Mevcut ilaçların 1/4'i bitkisel kökenlidir ve bunların birçoğunda bitkiden elde edilmek istenen etken madde, laboratuvar ortamında kopyaedilmektedir. Son yıllarda sentetik ilaçlarlameydana gelebilen ciddi yan etkilerin yol açtığı medikal ve ekonomik sorunlar, "yaratıcıları" arasında

uluslar arası ilaçsanayiinin de yer aldığı, endüstrileşmişülkelerdeki çevre kirliliğinin güçlendirdiği ekolojik yaklaşımlar ve hareketler, küratif tedavileri henüz mümkün olmayan bir çokkronik hastalığın oluşturduğu tehdit ve doğallığın her zaman etkili ve yan etkiden arınmış olduğu düşüncesi gibi bir çok etmene bağlı olarak bitkisel tedavi yeniden popüler duruma gelmiştir. 1997 yılında ABD'nde bitkisel ilaçların satışının bir önceki yıla göre %59'luk bir artış göstermiş olması, hastaların %3-5'lik bir bölümünün temel tedavi olarak yalnızca bitkisel tedavi alıyor olması, bu tedaviler için yalnız Amerika'da yılda 3,24 milyar dolar, İngiltere'de 40 milyon sterlin harcanması, Dünya Sağlık Örgütü'nün insanların %80'inin doğal tedaviye inandığını açıklaması bu popülaritenin iyi birgöstergesidir

Halen bitkisel ilaçlara gönül veren bir çok hasta bitkisel ilacını, aktardan aldığı bitkiden ya da bitki parçalarından kendi mutfağında hazırlar ve genelde doktora ya da diğer bir uzmana danışmadan kullanır. Diğer yandan, sentetik ilaç üretimi kalitesinde ve standartlar temelinde bitkisel ilaç üreten firmaların sayısı da giderek artmaktadır.

Bitkisel ürünler genellikle meme kanseri (%12), karaciğer hastalıkları (%21), HIV (%22), astım (%24) ve romatolojikbozuklukları (%26) da içeren kronik tıbbi durumları olan hastalar tarafından kullanılmaktadır (6). 1998'de en çok satan yedi bitkisel ilaç gingko (mabed ağacı, büyük Amerikan marketlerindeki perakende satış tutarı 150 milyon dolar, ki bu bir önceki yıla

göre %67 artmış), St John's wort (hypericum perforatum=sarı kantaron, 140 milyon dolar,

%190), ginseng (96 milyon dolar, %11), garlic (sarımsak, 84 milyon dolar; %17),echinacea (kirpi otu, 70 milyon dolar, %42), saw palmetto (32 milyon dolar, %74) ve kava (17 milyon dolar, %46)

Buna karşın Alman Federal İlaç ve Tıbbi Planlar Enstitüsü ve Amerikan Gıda ve İlaç Yönetimi'nden (FDA) gelen son uyarılarda, karaciğer nakline gidenüç olgu ve ölümle sonuçlanan bir olguda kava bitkisi ve karaciğer hasarı arasında ilişki

tanımlanmıştır

Bu noktada temel sorun milyonlarca insanın bitkilere bu kadar rahatça

güvenmesidir ve bu güven sonucu bilinçsiz yaygın kullanım, toplum sağlığını tehlikeye

atacak pek çok soruna yol açabilir. Bitkisel ürünler doğal oldukları için sıklıkla güvenli

olarak algılanır. Doğal olan her zaman güvenli olan demek değildir.

Bitkisel tedavi uzmanlarına (herbalistler) göre saflaştırılmamış bitkinin kullanımı, bitkiyi oluşturan maddelerinbirbirini nötralize etmesi sebebiyle yan etki olasılığını azaltmaktadır.

Pek çok bitki yüksek derecede toksiktir ve diğer tamamlayıcı tedavi yöntemleri içinde fitoterapi yan etki ve toksisite yönünden çok daha fazla risk taşır. Bitkiler potent biyoaktif maddeler içerir.

Farmasötik ilaçların hemen hemen üçte biri bitkilerden elde edilmiştir. Bitkisel ürünlerin

kullanımından kaynaklanan çok tehlikeli ve öldürücü yan etkiler rapor edilmiştir. Bu yan

etkiler birkaç farklı mekanizmaya bağlı olabilir.Örneğin; bitkinin doğrudan toksik etkileri,

alerjik reaksiyonlar, kontaminasyona bağlı etkiler, ilaç ve diğer bitkilerle olan etkileşimler.

Bazı çalışmalar mevcut bitkisel ürünlerin içerdikleri çeşitli aktif markerların miktarlarına

bağlı olarak değiştiklerini göstermiştir. Örneğin, varolan 25 ginseng ürün analizi, biyolojik aktiviteye sahip olduğu sanılan iki maddenin -ginsenosides ve eleutherosides konsantras yonunun 15'den 200 kata kadar değişkenlik gösterdiğini saptamıştır (6). Yapılanbir araş tırmada, Kuzey Amerika'da bitkilerden zehirlenenlerin sayısının hayvanlar tarafından

yaralananlardan daha çok olduğu ortaya konmuştur. Amerika'da Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından, kanserde etkili tedaviyi bulmak için yapılan araştırmalarda son 10 yılda incelenen 53.000 maddenin 37.500' ünün bitki (36.000 tanesi kara, 1500 tanesi deniz bitkisi) olması, 1983-1993 yılları arasında tanımlanan ilaçların %40' nın bitkilerden köken alması ve bunların

Amerika'da reçete edilen ilaçların %50' sini oluşturması, Almanya'da 7. en çok satanreçete li ilacın lisanslı Hypericum Perforatum preparatı olması tıp çevrelerinin, her ne kadar fitoterapiyi alternatif tıp metotları içinde kabul etseler de, bitkisel 'şifaya' inandıklarını göstermektedir (5). Çin'de geleneksel bitkisel preparatlar toplam tıbbi tüketimin %30-50'sini oluşturmaktadır (2). Bununla birlikte bitkisel ürünlerin varolan çok geniş etkilerini destekleyen randomize kontrollü

çalışmalardan elde edilen kanıtlar sınırlıdır. 2001'de ABD'de en yaygın kullanılan 10 şifalı

bitki kirpi otu, sarımsak, mabed ağacı, saw palmetto, ginseng, grape seed ekstrakt (üzüm

çekirdeği özü), yeşil çay (green tea), sarı kantaron, yaban mersini (bilberry) ve aloe (aloe vera)'dır. Sistematik bir derlemede yalnızca dört bitkinin etkisine ait istatistiksel olarak anlamlı kanıtlar bulunmuştur. Bunlar; sarımsak, mabedağacı, saw palmetto ve sarı kantarondur. Yaygın olarak kullanılan 10 bitkiden geriye kalan altısının etkilerine dair kanıtlar çok sınırlıdır. Sistematik derlemeler ginseng ve aloe veranın hiçbir durumun tedavisinde etkili olduğunu gösteren kanıtlar bulamamıştır. Benzer biçimde, geriye kalan üç bitkinin -üzüm çekirdeği özü, yeşil çay ve yaban mersini- etkisini değerlendirmeye yetecek kanıtlar çok sınırlıdır. Ve bu ürünlere ait derlemeler yayımlanmamıştır.

Menopozal belirtilerin tedavisinde kullanılan bitkiler, en çok kullanılan 10 bitki arasında yer almamasına k arşın hormon replasman tedavisinin faydalarının sorgulanmasıyla bunlar popülarite kazanmaya başlamışlardır.

_________________
fitaci
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
 
FİTOTERAPİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
halit :: HASTALIKLAR A - Z :: TEMEL BAZI BİLGİLER-
Buraya geçin: