halit
Foruma hoşgeldiniz

Foruma üye olunuz..
halit

Şifalı bitkiler, bitkisel tedavi, bitki, bitkisel formuller, fitoterapi, Otacı,
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Görme kusurları ve Tedavi yolları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Görme kusurları ve Tedavi yolları   6/2/2008, 22:28

GÖRME KUSURLARI VE TEDAVİ YOLLARIHipermetropluk

Sağlıklı göz değişik uzaklıktaki görüntüleri odaklamak için merceğin biçimini değiştirir. Daha yakın bir noktaya bakarken merceğin kalınlığı artar, uzağa bakıldığında ise azalır. Bir merceğin eğriliği ne kadar fazla ise ışığı o kadar fazla kırar ve odak uzaklığı kısalır. Sağlıklı bir gözde sonsuzdaki bir nokta, merceğin eğriliği en azken ağtabaka üzerine odaklanır. Hipermetrop gözde is, merceğin aynı noktayı odaklayabilmek için eğriliğinin artması gerekir. Merceğin eğriliğini, kirpiksi kasın kasılması düzenler. Halka biçimindeki bu kas, iris kökü ile mercek arasında bulunur. Hipermetroplukta gözküresinin ön-arka çapı normelden kısadır. Bu nedenle, mercekte kırılan ışınlar, ağ tabakanın üstü yerine arkasındaki bir noktada birleşirler. Işınların ağtabakası üzerine düşmesi için mercek eğriliğinin artması gerekir. Ancak mercek belirli bir sınırın ötesinde eğriliğini arttıramadığı için, hipermetrop göz yakın nesneleri odaklayamaz. Bu nedenle, hipermetroplar gazeteyi uzakta tutarak okurlar.Ayrıca gözküresinin ön-arka çapı kısa olduğundan ,mercek uzak nesneler için eğriliği arttırır.Sonuçta kirpiksi kasın, hiçbir zaman tam gevşeyemediğinden, göz baş ağrısına neden olur.Hipermetropluk, çocukta içe dönük şaşılığa yol açabilir. Gecikmeden müdahale edilirse, uygun camların kullanımıyla bu şaşılık çocuklukta düzeltilebilir.

Miyopluk

Gözün belirli bir uzaklığın ötesindeki nesneleri odaklayamamasına miyopluk denir.
Hipermetrop gözde, gözküresinin ön-arka çapı normelden kısa olduğu ve mercek eğriliğini (kırma gücünü) belirli bir sınırın ötesinde arttıramadığı için nesneleri odaklayamaz.
Miyop gözde bunun tam tersi bir durum ortaya çıkar. Genellikle göz küresinin ön-arka çapı normelden uzundur ve mercek,belirli bir sınırın ötesinde eğriliğini azaltamaz.
Miyopluk kalıtsal ancak çekinik bir göz bozukluğudur. Bu nedenle,miyop annne babaların çocuklarında her zaman ortaya çıkmayabilir. Ancak ana babanın her ikisi de miyopsa, doğal olarak çocukların da miyop olma olasılığı yüksektir. Miyopluk belirtileri genellikle altı yaşına doğru kendini gösterir.Çocuk küçük yazıları rahat okur ama tahtaya yazılanları okuyamaz.Uzağı görmenin gerekli olduğu oyunlardan kaçınır ve arkadaşlarından ayrı durmayı yeğler.Altı yaşına doğru başlayan miyopluk,büyüme dönemi boyunca ilerlemeyi sürdürür ve vücut gelişimiyle birlikte durur.
Gözküresinin ön-arka çapı normalden daha uzundur.Bu miyopluk türü,gözlükle düzeltilebilir ve genellikle başka bir soruna yol açmaz.Bundan farklı olarak patolojik miyoplukta ise görme kusuru ilerler,ayrıca ağtabakada bazı bozukluklar ortaya çıkar. Miyopluğun türü ve uygun düzeltici camlar tek muayenede saptanamayabilir.Dikkatli ve düzenli muayenelerle hastalığın gidişi izlenerek kesin tanı konur ve uygun tedavi sağlanır.

Astigmatlık

Genellikle doğuştandır. Bununla birlikte, cerrahi girişimlerle saydam tabakanın kesilmesine, saydam tabakada iltihaplanma ya da travmaya bağlı olarak da çıkabilir. Olguların en azından %90’ında astigmatlığın düzeltilmesi kolay değildir. Saydam tabaka eğriliğinde ağır bir bozukluk yoksa, kişi kırılma kusurunun farkında olmayabilir. Çünkü refleks olarak görüntüyü iki dikey düzlemden birinin üstünde uyum yaparak birleştirir.Bu nedenle, astigmatlıkta genellikle iki odak uzaklığı arasında uyum sağlamak için sürekli değişen odaklanmaya bağlı yakınmalar ortaya çıkar. Hasta bu yorgunluk nedeniyle, baş ağrısı , gözkürelerinde ağrı , gözlerde ağırlık hissi ve yanmadan yakınır. Göz akları kızarmıştır. Bu yakınmalar örneğin, film izlerken artar. Gözleri sağlıklı kişilerde, saydamtabaka bir küre dilimi şeklinde ve eğriliği her yöne doğru aynıdır. Bu sayede ışınlar bütün doğrultularda aynı oranda kırılarak odak noktasına yönelir. Saydamtabakanın eğriliği tüm yönlere eşit biçimde dağılmıyorsa ve özellikle birbirini dik açıyla kesen doğrultular arasında eğrilik farkı varsa,ışınlar merceği geçerken farklı oranda kırılırlar. Astigmatizmayı , nokta şeklinde bir cismin görüntüsünün birbirine dik iki ayrı düzlemde olması diye tanımlayabiliriz.

Presbiyopluk

Göz merceğinin esnekliği, yaşla birlikte değişir. Çocuklukta çok esnek olan mercek yıllar geçtikçe bu özelliğini yitirir ve 70 yaşına doğru neredeyse hiç esnekliği kalmaz. Mercek sertleştikçe, değişik uzaklıklar üzerinde odaklama güçleşir.Mercek en düşük eğrilik konumunda sertleşme eğiliminde olduğundan, yaş ilerledikçe göz giderek daha uzaktaki nesneleri odaklayabilir. Bu nedenle, sağlıklı gözde net görülen en yakın nokta 20 yaşlarında yaklaşık 17 cm, 45 yaşından sonra ise yaklaşık 40 cm’dir.
Yaşlılığa bağlı görme kusuru başlangıçta pek fark edilmez. Yapay ışıkta küçük harfleri odaklamada güçlük çekilir. Bir süre sonra gazete gözden uzaklaştırıldığında yazıların netleştiği fark edilir. Ama bu kez de küçük puntolu yazıları okumak güçleşir.
Presbiyopluk
Göz merceğinin esnekliği, yaşla birlikte değişir. Çocuklukta çok esnek olan mercek yıllar geçtikçe bu özelliğini yitirir ve 70 yaşına doğru neredeyse hiç esnekliği kalmaz. Mercek sertleştikçe, değişik uzaklıklar üzerinde odaklama güçleşir.Mercek en düşük eğrilik konumunda sertleşme eğiliminde olduğundan, yaş ilerledikçe göz giderek daha uzaktaki nesneleri odaklayabilir. Bu nedenle, sağlıklı gözde net görülen en yakın nokta 20 yaşlarında yaklaşık 17 cm, 45 yaşından sonra ise yaklaşık 40 cm’dir.
Yaşlılığa bağlı görme kusuru başlangıçta pek fark edilmez. Yapay ışıkta küçük harfleri odaklamada güçlük çekilir. Bir süre sonra gazete gözden uzaklaştırıldığında yazıların netleştiği fark edilir. Ama bu kez de küçük puntolu yazıları okumak güçleşir.

Mercek Tipleri

Görme bozukluklarının düzeltilmesinde çeşitli mercek tipleri kullanılır:
Miyop bir gözün ön-arka çapı normalden uzun olduğundan, göz merceği belirli bir uzaklığın ötesindeki nesneleri ağ tabakada odaklayamaz.Hipermetroplarda ise gözün ön-arka çapı normalden kısadır. Göz merceği yakındaki nesnelerin görüntülerini ağtabakanın üzerine düşürecek kadar eğriliğini değiştiremez. Böylece, görüntü ağ tabakanın arkasında oluşur. Yakınsak mercekle, kırılma derecesi artan ışınların toplanacağı odak uzaklığı kısalır ve görüntü ağ tabakanın üzerine düşer. Saydamtabaka eğriliğinin düzensizliğine bağlı bir görme kusuru olan astigmatlığın düzeltilmesinde silindirik mercekler kullanılır.
Astigmatlıkta,saydam tabaka üzerinde birbirini dik olarak kestiği varsayılan iki eksenin eğriliği birbirinden farklıdır. Böylelikle paralel iki ışık demeti, merceğin odağında bir nokta değil, çizgi oluşturur. Bu ise görüntünün bozulmasına yol açar. Silindirik mercekler bu iki eksende eğrilik farkını, her eksen için farklı güçte kırarak ortadan kaldırır.
Bazı durumlarda, merceklerin güneş gözlüğü işlevi de görerek göze gelen ışınları süzmesi istenir. Bu amaca uygun çeşitli renkli mercekler vardır. Bunlar, ışık tayfının bütün dalga boylarını belirli ölçüde emerek ışık şiddetini azaltabilir. Tayftaki ışınların bir bölümünü geçirmeyen renkli mercekler de vardır. Bazı mercekler ise morötesi ışınları emer. Kayakçılar, morötesi ışınların zararlı etkisini önlemek için bu mercekleri kullanırlar.

Kontakt Lensler

Saydam tabakanın üzerine yerleştirilen ve gözde uzun süre kalabilen mercekler kontaklens ya da lens olarak adlandırılır. Kontakt lens takılmadan önce, göz hekiminin gerekli incelemeleri yapması gerekir. Saydam tabakanın eğriliği ile ilgili çeşitli ölçümler yapılarak, lensin göze uyumluluğu sağlanmalıdır. Kontakt lenslerle ilgili ağır komplikasyonlara ender rastlanır. Uzun süre gözde kalmasına bağlı olarak kontakt lensin örseleyici etkisi ortaya çıkabilir. Ancak kuralına uygun kullanım ve belirli bir alışma süreci sonunda çoğu zaman bazı sorunlar ortadan kalkmaktadır.
Lens Çeşitleri :
Sert Lensler
Yumuşak Lensler
Gaz Geçirgen Sert Lensler
Sert Lensler
Elli yıl kadar önce geliştirilen ilk başarılı kontakt lensler, ticari adı pleksiglas olan polimetil metakrilattan üretilmiştir.Epeyce büyük olan ve göze güçlükle takılan ilk sert lensler, saydam tabakayı ve göz akının önde kalan bir bölümünü kaplıyorlardı. Sonraları yalnızca saydam tabakayı kaplayan daha küçük lensler yapıldı.Sert lensler, özellikle astigmatlıkta iyi görüntü sağlamaları, kolay temizlenmeleri, dayanıklı ve ucuz olmaları nedeniyle çok yaygınlaştı.
Yumuşak Lensler
Hidroksietil metakrilat gibi yapay organik bileşiklerden üretilen esnek yapılı yumuşak lenslerin, sert lenslere göre önemli üstünlükleri vardır; bunlar daha kolay takılır ve uyum süreleri daha kısadır. Saydam tabakada şişmeye neden olmadan uzun süre gözde kalabilirler. Bununla birlikte, yumuşak lenslerle sağlanan görüntü, gözlük ya da sert lenslerin sağladığı görüntü kadar net değildir.
Ayrıca,yumuşak lenslerde bakteri ve mantarlar kolayca ürediğinden,bu lensleri kullananların dezenfeksiyon ve temizlik önlemlerine titizlikle uymaları gerekir. Bu amaçla kullanılan özel antiseptik çözeltiler, temizleme ve saklama çözeltileri, protein temizleme maddeleri vardır. Gene de bir çok göz hekimi, bütün temizlik kurallarına titizlikle uyulduğunda bile yumuşak lenslerin göz enfeksiyonu riski taşıdığına inanmaktadır.
Temizleme çözeltilerine bağlı olarak yumuşak lenslerde alerji oranı da yüksektir. Ayrıca, alerji yapmayan ve enzimli temizlik çözeltileri bu sorunu azaltmıştır. Kontakt lense bağlı göz enfeksiyonları, saydamtabakanın dış yüzeyinde zor iyileşen ağrılı yaralara (saydamtabaka ülseri) yol açabilir. Saydamtabaka ülseri, kalıcı nedbe dokusu oluşumuna ve buna bağlı görme kaybına yol açabilir. Dolayısıyla hangi tip olursa olsun lens takan kişilerin gözünde başlayan kızarma ve ağrı , hemen göz hekimine başvurulmasını gerektiren belirtilerdir.
Gaz Geçirgen Sert Lensler
Gaz geçirgen sert lensler, saf silikon ya da selüloz asetat butirat gibi maddelerden üretilir.
Yüksek görüntü kalitesi, dayanıklılık ve temizleme kolaylığı yönünden sert lenslere benzemekle birlikte, bunların yüzeyinden oksijen ve karbondioksit geçer. Saydamtabaka, temas ettiği havayla doğrudan solunum yaparak hava ile gaz alışverişinde bulunduğundan, lensten gaz geçişi önemli bir konudur. Saydamtabakanın damarları olmadığından, bu dokunun oksijen gereksinimi havadan sağlanır.
Ayrıca gaz geçirgen sert lensler, sert lenslerden daha esnektir, ısıyı da daha kolay iletirler. Bu özellikleri, uzun süreli kullanımda önemli birer üstünlüktür.
Gaz geçirgen sert lensler, rahatlık sıralamasında yumuşak lenslerle sert lenslerin arasında yeralır.
Kontakt Lens ve Gözlüklerin Karşılaştırılması
Kontakt lenslerin üstünlükleri;
Keratokanus, anizometropi gibi vakalarda, kontakt lenslerin gözlüklere göre bazı üstünlükleri vardır: Kontakt lensler gözün hareketlerini izlediklerinden, görme alanını sınırlamazlar. Göze yakın oldukları için de, özellikle kırma gücü yüksek merceklerdeki gibi görüntünün büyümesine ve küçülmesine neden olmazlar. Bu sebeple, iki göz arasında üç dereceden yüksek kırılma farklılıklarını düzeltebilirler. Oysa bu düzeltme gözlükle olanaksızdır. Kontakt lenslerin sürekli gözyaşı salgısıyla ıslanmalarına karşın, görüntünün net kalması ilginçtir. Keratokonus (ağır bir saydam tabaka bozukluğu) gibi normal merceklerle düzeltilemeyen astigmatlık olgularında , mutlaka saydam tabaka lensleri kullanılması gerekir.

SERT LENSLER
Olumlu Özellikler
Yıllar boyu kullanılabilirler.
Yapıları değişmez.
Gözlük camına eşit ya da daha iyi görüntü sağlar.
Daha geniş görüntü sağlar.
Görüntüler doğal boyuttadır.
Astigmatlığı düzeltir.
Olumsuz Özellikleri
Kolayca düşebilir.
Lens ile göz arasına yabancı cisimler girebilir.
Saydam tabakada ödem ve ışımalara yol açabilir.
Altı ayda bir göz muayenesi gerekir.
Bir-iki haftalık uyum süresi vardır.

YUMUŞAK LENSLER
Olumlu özellikler:
Sporculara ve fiziksel etkinliğin öne çıktığı işleri yapanlara önerilir.
Gözden kolay düşmezler.
Tozlar lensin altına giremez.
Görmede bulanıklığa yol açmazlar.
Gözlük camına eşit ya da daha iyi görüntü sağlarlar.
Daha geniş görüş alanı sağlarlar.
İlk bakışta uyum sağlanır.

Olumsuz özellikleri:
Sert lenslere göre daha kısa süre dayanır.
Yapıları değişebilir.
Her gün temizleme gerekir.
Saydam tabakada ödeme yol açabilirler.
Altı ayda bir göz muayenesi gerekir.
Göz damlası göz pomadı kullanılırken çıkarılması gerekir.

_________________
fitaci
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Görme kusurları ve Tedavi yolları   6/2/2008, 22:29

GÖZLÜKLER
Avantajları:
İhtiyacın asgariden giderilmesi amaçlandığında ucuz fiyata edinilmesi mümkündür
Küçük çocuklarda ve koordinasyonu bozuk hastalarda kontak lensin manüplasyonu,takılıp çıkarılması,temizlenmesi ikinci bir kişinin yardımını gerektirir.Bu durumda gözlük tercih edilir.Kontakt lens gibi göze ve korneaya direkt temas olmadığı için ,korneada çizilme ve yaralanmalara veya mikrobik kontaminasyona neden olmaz.
Çıkarılması takılması kolay her an her yerde yapılabilir.
Temizlenmesi kolaydır.
Görüşü iyileştirme özelliğinden başka amaçlarla da tercih edilebilir. Koruyucu olması, moda unsuru olması,yaşam sitili olması gibi
Yüksek astigmatizma ve presbiopi gibi kontakt lensin çözüm olamadığı göz kusurlarında özellikle tercih edilir ve alternatifsizdir.
Sanıldığının aksine insanlar gözlüğe bir an önce atılacak zorunlu gereç olarak bakmaz ve gözlük kullanmaktan dolayı rahatsızlık duymazlar.



Dezavantajları :
Özellikle yüksek numaralı merceklerin ağırlığı sorun olabilir.
Görüntünün boyutları değişebilir,biçimi bozulabilir.
Sınırlı görüş alanı sağlar.
Gölgelenmeler oluşabilir.

Cerrahi Düzeltme
Gözlük ve temas camı kullanmak istemeyenlerde korneaya uygulanan cerrahi yöntemlerle, kırma kusurlarının düzeltilmesi özellikle günümüzde büyük aşama göstermektedir.
Bunlar arasında radial keratotami , excimer laser ile lasik ile uygulanan tedavi en sık sözü edilenlerdir.
Radial Keratotomi : Miyopi tedavisinde uzun yıllar kullanılan bu yöntemle kornea üzerinde kesiler yapılarak , korneaya kalın kenarlı mercek şekli verilir.
FotoRefraktif Keratotomi : Excimer laser ışınları yardımıyla, kornea merkezi doku ablasyonu yapılarak düzleştirilir. Kornea epitel katı mekanik yöntemlerle uzaklaştırılır ve fotokerotoktomi yapılır. 6 diyoptriye kadar miyopi tedavi edilebilir. Astigmatizma da miyopi ile birlikte veya tekbaşına , excimer laser ile tedavi edilebilir . Hastanın gözleri operasyondan sonra kapatılır. Epitel dokusu oluşuncaya kadar ( maksimum 48 saat ) hasta ağrı duyar.
Lasik : ( Laser in situ kerotomileusis ) 10 diyoptriye kadar olan yüksek miyoplarda ve 3- 4 diyoptriye kadar olan hipermetroplarda başarı ile uygulanabilmektedir. Kornea yüzey katları mikrokeratomi ile kaldırıldıktan sonra, stromaya excimer laser uygulanmakta, daha sonra da kaldırılmış kornea katı yerine konmakta

_________________
fitaci
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Görme kusurları ve Tedavi yolları   6/2/2008, 22:32

RENK KÖRLÜĞÜ

İnsanın kendi vücuduna ait bilgileri ve çevresine ait haberleri algılayabilmesi, duyu organları vasıtasıyla olmaktadır. Duyu organlarına ulaşan çeşitli tiplerdeki enerji şekilleri, öncelikle duyu organlarında yer alan reseptör (alıcı) hücreleri tarafından aksiyon potansiyelleri ismi verilen özel elektrik sinyallerine çevrilir. Reseptörlerde başlayan bu aksiyon potansiyelleri sinirler yoluyla beyinde ilgili bölüme iletilirler. Beyne iletilen aksiyon potansiyeli sinyalleri de uyarıcı enerji şekline göre çeşitli duyular olarak algılanır.
Duyu reseptörleri tarafından aksiyon potansiyellerine dönüştürülen enerji şekilleri arasında mekanik (basınç, temas), ısı, elektromekanik (ışık), enerjileri ve kimyasal enerjiler (koku, tat, kanın O: ve CO2'si) sayılabilir.
Bir reseptörün duyarlı olduğu enerji şekline onun uygun uyaranı denir. Örneğin gözdeki ışık enerjisine duyarlı görme reseptörleri için uygun uyaran, ışık enerjisidir.
Görme organımız olan göze giren uygun dalga boylarındaki ışık enerjisi, öncelikle gözün mercek sistemi tarafından görme reseptörlerinin yoğun olarak bulunduğu gözün retina kısınma odaklaştırılır. Burada reseptör hücreleri tarafından oluşturulan aksiyon potansiyelleri de göz sinirleri yoluyla beyindeki görme merkezine iletilir. Sonuçta da görme merkezi tarafından yorumlanarak algılanır ve böylece görme olayı tamamlanmış olur.
Görme reseptörleri, ışık enerjisinin belli dalga boylama duyarlıdırlar. Başka bir deyişle ışığın belli bir dalga boyu, o dalga boyuna duyarlı görme reseptörünü uyarır ve algılanır. Işığın belli dalga boylarının belirli reseptörleri uyarması, o reseptörün ihtiva ettiği görme pigmentinin ışık absorbsiyon karakteristiği ile ilgilidir. Görme reseptörleri başlıca iki ayrı grupta incelenirler. Bunlardan çubuk şeklinde olup gece görmekten ve karanlığa', aydınlığa adaptasyondan sorumlu olanlar "basil", koni şeklinde olup görme keskinliği ve renk görmeden sorumlu olan reseptörler ise, "koni" reseptörleri diye isimlendirilirler.
Renk görme ile ilgili olan koni reseptör hücrelerinin algıladıkları ışık dalga boyları ölçülmüştür. Sonuçta bu konilerin her birinin görme spektrumunda yer alan renklerden yalnızca bir tanesinin görülmesiyle ilgili oldukları bulunmuştur. Bu üç koni tarafından algılanan renklere üç temel renk denilmektedir. Bu temel renkler KIRMIZI, MAVİ ve YEŞİL'dir. Bu üç koni hücresinin ışık dalga boyu absorbsiyon eğrileri önemli ölçüde birbirlerini örterler. Bundan dolayı da görülebilir ışık dalga boyları birden fazla koniyi uyarırlar. Aynı dalga boyu tarafından uyarılan 2 ayrı cins koni hücresinin değişik ölçülerde gönderdiği aksiyon potansiyellerinin beyin tarafından değerlendirilmesi sonucu, çeşitli renklerin ayırt edilmesi mümkün olmaktadır. Başka bir deyişle görme spektrumunda yer alan ve normal insan tarafından ayırt edilebilen 180 ayrı rengin tamamı renk görme ile ilgili 3 ayrı renk konisinin değişik oranlarda uyarılması ile gerçekleşmektedir. Buna bağlı olarak örneğin, sarı renge ait 5800 A boyundaki dalga boyu, kırmızıya (6500-7500 A) ve yeşile (5000 A) duyarlı reseptörleri birlikte uyararak, sarı renk duyusunun oluşmasını sağlayabileceği gibi kırmızı ve yeşil temel renklerinin karışımı da aynı renk duyusunu oluşturabilmektedir.
Beyaz ve siyah rengin algılanması: Beyaza uyan dalga boyunda ışık yoktur. Beyaz ışık duyuşu yeşil, kırmızı ve mavi renk konilerinin birlikte uyarılması île oluşmaktadır. Siyah renk duyuşu ise, ışığın yokluğunda oluşan bir algıdır. Fakat pozitif bir algıdır. Çünkü kör*ler siyah rengi de görememektedirler.
Normal bir insanın renk görmesi, üç ayrı cins koni hücresinin uyum içinde çalışmasıyla olmaktadır. Bu tür normal görüş "trikromat" renk görme olarak vasıflandırılmaktadır.
Eğer bir kimse renk görmede yalnızca iki koni hücresine sahipse ve bu iki koni hücresiyle algılanabilen renkleri ve onların karışımlarını görüyorsa, bu şekilde renk görmeye "dikromatik" renk görme veya dikromatik renk körlüğü denilmektedir. Bu durumdaki kişilerde renk görme ile ilgili olan bir koni şeklinin yokluğu düşünülmektedir.
Bir koni çeşidinin bulunmadığı dikromatik renk körlüğü, yok olan pigmentle ilgili olarak,
- kırmızı renge duyarlı koni hücreleri yoksa, "PROTONOPIA" kırmızı renk körlüğü,
- mavi renge duyarlı koni hücreleri yoksa, "TRITANOPIA" mavi renk körlüğü,
- yeşil renge duyarlı koni hücreleri yoksa, "DEUTERANOPIA" yeşil renk körlüğü denilmektedir.
Örneğin, kırmızı rengi ayırt eden koni hücresinin olmadığı protonopia durumunda sadece koyu kırmızı renk algılanamaz. Kişinin gördüğü renkler koni hücreleri ile ilgili olarak yeşil, mavi ve bu iki rengin karışımıyla görülen renklerdir. Yeşil ayrımı yapan ye-şile duyarlı konilerin bulunmadığı deuteronopiada ise, yalnızca kırmızı ve mavi renkler ile bunların karışımı görülür. Yeşil renk ayırt edilemez.
Yalnızca tek renk konisinin bulunup, iki renk koni-sinin olmadığı renk görme ise, "monokromatik" renk görme veya monokromatik renk körlüğü olarak isimlendirilmektedir. Örneğin; yalnızca mavi rengi algılayan mavi renk konilerinin bulunup kırmızı ve yeşil renk konilerinin bulunmadığı durumda kişi, kırmızı ve yeşil renkleri ayırt edemez. Görme spektrumu ile ilgili olarak yalnızca mavi ve sarı renkleri algılayabilir. Kırmızı ve yeşil renkleri göremediğinden dolayı bu tıp renk körlüğüne kırmızı - yeşil renk körlüğü de denilmektedir.
Anopia: Renk görme ile ilgili her üç koninin de bulunmadığı durumdur. Bu durumda tam renk körü olan kişi yalnızca siyah beyaz olarak görür. Bazı insanlar ise, 'trikromat' olmakla birlikte renk ayırımları zayıftır. Bu durum, 'renk görme bozukluğu' (anomalısı) olarak isimlendirilir. Bu şekildeki renk körlüğüne tam renk körlüğünden daha seyrek rastlanılır.
RENK KÖRLÜĞÜ KALITIMI


Renk görme bozuklukları seks kromozomları ile resesif olarak nesilden nesile geçmektedir, ilgili genin kalıtımla geçişini X kromozomu sağlar. Erkeklerde XY kromozomu, kadınlarda ise, XX kromozomu olduğun-dan ve genin özelliğinin resesif olmasından dolayı, erkeklerde mevcut bir X kromozomunda kadınlarda ise, her iki X kromozumunda bulunmasıyla ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle erkeklerde kadınlardan daha sık olarak görülmektedir.
Erkeklerin % 8'inde, kadınların % 0,4'ünde renk görme ile ilgili bir bozukluk vardır. Yeşil renk görme bozukluğu (anomalısı) en sık görülen durumdur. Bundan sonra görülme sıklığı itibarıyla yeşil renk körlüğü, kırmızı renk körlüğü ve kırmızı renk görme bozukluğu gelmektedir.
Renk körlüğü olan erkeklerin kız çocukları renk körü olmamakla birlikte renk körlüğünün taşıyıcısı durumundadırlar. Taşıyıcı kadınların erkek çocuklarının yansı da renk körü olarak doğmaktadır.
RENK KÖRLÜĞÜNÜN TEŞHİSİ


Renk körlüğünün açığa çıkarılması ve ayrıca renk körlüğü veya renk görme bozukluğunun tipinin belirlenmesine yarayan pek çok test vardır. Teşhiste en kolay yol, renkli iplikleri karıştırıp, şahıstan renkleri gruplandırarak ayırmasının istenmesidir. Renk görme ile ilgili problemi olanlar, bu işlemi beceremezler. Teşhiste ayrıca ishihara ve Stilling levhaları da kullanılmaktadır. Bu levhalar renkli noktalardan yapılmıştır. Renkli noktaların içine ise renk körlüğünü veya renk görme bozukluklarım ortaya çıkaracak şekilde özel olarak renkli sayılar, şekiller veya harfler yerleştirilmiştir. Renk görme problemi olan kişiler bu harf, şekil veya sayıları ayırt edememekte; böylece teşhis konulmuş olmaktadır.

_________________
fitaci
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Görme kusurları ve Tedavi yolları   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Görme kusurları ve Tedavi yolları
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
halit :: HASTALIKLAR A - Z :: HASTALIKLAR G-
Buraya geçin: