halit
Foruma hoşgeldiniz

Foruma üye olunuz..
halit

Şifalı bitkiler, bitkisel tedavi, bitki, bitkisel formuller, fitoterapi, Otacı,
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 KEÇİBOYNUZU

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: KEÇİBOYNUZU   29/1/2008, 22:43

KECIBOYNUZU
Latince adı: Ceratonia siliqua L.

İngilizce: Carob, St.Joh;s Bread, Locust bean
Almanca: Johannisbrot


Özellikleri:

Nefes darlığına karşı ;
alerjik nefes darlığı ;
soğuk alerjisi
iktidarsızlığa karşı ;
akciğer ödemine Karşı;
balgam söktürücü
akciğer kanserini önleyici
sperm sayısını artırıcı
astıma karşı tedavi edici.
İngilizcesi her ne kadar carob ise de, genelde St. Johns Bread olarak bilinir.
Almancası da johannisbrot dur.
Her iki lisanda da Yakup Peygamberin Ekmeği" anlamına gelir.
Yakup peygamberin çölde ekmek yerine tükettiği bir meyvedir.
Keçiboynuzunun içerdiği çekirdeklerin her biri 0,2 gram gelir.
Bu çekirdeklerin ebatlarına bakılmaksızın her biri aynı ağırlıktadır.
Yani, tek bir harnup çekirdeği 0,2 gram ağırlığındadır.
Bu 0.2 gram ağırlık neden bu kadar mühim diye soracak olursanız, cevabı eski çağlara kadar dayanır.
Antikçağda ve daha öncesinde altın ve kıymetli taşları hassas olarak tartabilmek için keçiboynuzunun çekirdekleri kullanılmıştır.
Günümüzde de 0,2 gramın karşılığı 1 Karat olarak kullanılmaktadır.
Kıymetli taş veya metal satanların kullandıkları 1 Karat buradan gelmektedir.
Karat kelimesi keçiboynuzunun (harnup) latince adı olan Ceratonia dan türetilmiştir.
Beş tane keçiboynuzu çekirdeği 1 gram ağırlığındadır.

Yıllar içerisinde insanlar harnupun beslenmedeki önemini unuttular.
Hazır besinler tüm süpermarketlerde çeşit çeşit insanın hizmetine sunulurken,
tabii beslenme genelekleri ve alışkanlıkları da yavaş yavaş ortadan kalktı...
Son bir kaç yıldan beri tekrar eskiye dönüş yolları aranmaya başlandı...
Avrupa da reformhaus veya bioladen adı altındaki marketlerde zirai ilaç ve sunni gübre kullanılmadan yetiştirilen meyve ve sebzeler ayrıcalıklı olarak satılıyor. Hem de nerede ise gösterişli sebze ve meyvelerin iki katı fiyatına... Bizde de durum pek farklı değil.

Aynı şekilde, kepeğini içeren pirinç, normal pirinç fiyatının hemen hemen ikibuçuk misli fiyatla satılıyor.
Halk pazarlarına giden insanlarımız satın alacakları sebzenin yayla sebzesi olup olmadığını sorup öyle alıyor. Onların yayladan kastettikleri, hormonsuz sebze. Yoksa, sebzenin gerçekte yüksek yaylalarda yetişmiş olması değil aranan. Örneğin, yayla domatesi, hormonsuz domates olarak algılanıyor.
Gerçekten de hormonsuz olarak yetiştirilen domatesin tadı, içerdiği proteinlerin ve etkin maddelerin oranlarıda farklı.
Biz tekrar harnup a dönelim.
Akdeniz bölgesinin sahil şeridindeki memleketlerden İtalya, İspanya, Kıbrıs ve Türkiye de bol miktarda yetişmektedir.

Keçiboynuzunun ortalama %35 i düşük moleküler yapılı karbonhidratlardan oluşur.
Yine yaklaşık %40 ı yüksek moleküler yapılı nışastadan oluşur.
Yağ oranı ise oldukça düşük olup ancak %1 dir.
Kakaonun yerine kullanılabilen en mükemmel çözümü getirmiştir.
Zira kakaoda bulunan kafenoid leri içermez.
Örneğin, keçiboynuzunda theobromin yoktur.
Kakaoda yüksek miktarda bulunan yağ harnupta sadece %1 dir.
Kakaoya karşı alerjisi olanlara ideal bir çözüm getirmektedir.
Eğer, kakaoya karşı alerjiniz var ise, keçiboynuzunu rahatlıkla tercih edebilirsiniz.
Harnupun , sağlıklı ve dengeli beslenmede çok önemli yeri vardır.
Çok düşük oranda yağ içermektedir.Düşük kalorilidir.
Yenildiği zaman insanı uzun zaman tok tutar. Eskiden beri bilinen olumlu yönleri vardır.
İshale karşı mükemmel takviyedir. Kabızlık şikâyeti olanların da tüketmesi gereken
bir meyvedir. Belirli bir dönem keçiboynuzu tüketenler, sindirim sistemlerinin nasıl harekete geçtiğini ve kabızlık problemlerinin de yavaş yavaş düzenli bir şekilde ortadan kalktığını hayretle görebileceklerdir.
Kısaca, hem ishal hem de kabızlık şikâyetlerine karşı kullanılır.
Dengeli ve sağlıklı beslenmenin bilincinde olan bir çok bilim adamı tanımaktayım...
Onlar çikolata, kek veya kremalı pasta yerine harnupu tercih etmektedirler.
Keçiboynuzu, Anadoluda harnup olarak da bilinir.
Batı Akdeniz bölgesinde kısaca boynuz da denilmektedir.
Keçiboynuzunun en önemli özelliği nefes darlığına karşı oldukça etkili olmasıdır.
Keçiboynuzunun nefes darlığına karşı etkili olan etkin maddesi hemen hemen başka hiçbir bitkide bulunmamaktadır. Bu etkin madde aynı zamanda bazı alerjik astım rahatsızlıklarında öylesine etkilidirki, kullanmaya başladıktan hemen sonra sonuç almak mümkü olabilmektedir.
Ayrıca alerjinin neden olduğu nefes darlığı problemlerinde de büyük bir başarıyla uygulanabilir.
Bir çok insan tanıdım, alerjik nefes darlığı çeken, bu insanlar yılın belli mevsimlerinde kortizon tedavisinden başka çare bulamayanlardı...
Öksürük krizlerinin nedenli şiddetli olduğunu anlatıyorlardı...
Keçiboynuzunu önerdiğim bu insanların çoğu daha hemen ertesi gün rahatlamaya başladıklarını anlatıyorlardı.
Çocuklarda, keçiboynuzu (harnup) kürünü uygularken dikkat edeceğiniz en önemli nokta, günde bir defa ve sadece sabah kahvaltısı arasında tüketilmesidir. Öğle veya akşam uygulanmaması gerekir.
Guatr rahatsızlığından dolayı nefes darlığı çekenler de bu kürden olumlu sonuçlar aldıklarını belirtmişlerdir.
Harnupta bulunan bazı etkin maddeler aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.

_________________
fitaci


En son Halit tarafından 23/2/2008, 02:58 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: KEÇİBOYNUZU   29/1/2008, 22:50

Keçiboynuzunda bulunan bazı etkin maddeler

alpha-aminopimelic acid
concanavalin


beta-D- glucolgallin
myo-inositol

beta-D-...galloylglucose
pentosane

capronic acid
primverose

catechin-tannin
tannin

ceratose
tocopherol

chiro-inositol
xylose



Keçiboynuzunun içerdiği gallik asit insan sağlığı üzerinde öylesine çok yönlü özellikleri olan bir maddedirki,
bu özelliklerinden bazıları:
Gallik asitin etkin özellikleri
Analgesic :ağrı kesici
Antiallergenic:alerjiye karşı
Antiasthmatic:astıma karşı
Antibacterial:bakteri yok edici
Antibronchitic:bronşite karşı
Anticancer:kansere karşı
Antihepatotoxic:karaciğeri toksinden arındırıcı
Antioksidant:serbest radikalleri yok edici
Immunostimulant:bağışıklık sistemini stimüle eder
Antiviral:mikroplara karşı etkili
Antiseptic:antiseptik
cancer-preventive:kansere karşı koruyucu
antinitrosaminic:nitrozamin yok edici
bronchodilator:bronş genişletici
antipolio:çocuk felcine karşı

Yukarıdaki tablodan da görüldüğü gibi gallik asit çok yönlü bir maddedir.

Bu maddenin belirtilen bu özelliklerini artıran ve takviye eden keçiboynuzunda bulunan promotor maddelerdir.Keçiboynuzunda bulunan bazı etkin maddelerin
allosteric effector özellikleri oldukça baskındır.

Akciğer ödemine karşı keçiboynuzunun desteği bulunmaz bir imkan...
Balgam söktürücü gücü ve astıma karşı olan tedavi edici gücü çok fazladır.
Sigara içenler keçiboynuzu kürüne başladıktan bir kaç gün sonra nasıl balgam çıkardıklarını hayretle gözleyebileceklerdir.

Keçiboynuzunun bu koruyucu ve önleyici özelliği tabiat ananın insanlara olan bir lütfudur.
Keçiboynuzu, akciğer kanserini önleyen mükemmel bir meyvedir.
Ancak, akciğer kanserine yakalanmış olanlar için tedavi etme gücü çok çok zayıftır.

Bir bitkinin hastalığı önleyici özelliği ile o hastalığı tedavi etme özellikleri birbirlerinden farklı şeylerdir.

Keçiboynuzu kürü insan vücudunda bulunan OGG1 (8-OxoGuanine DNA Glycosylase) enzimini aktive etme özelliğine sahiptir.

OGG1 enzimi, akciğer kanserinin oluşumunda oldukça etkilidir.

Akciğer kanserine yakalanmış hastalarda OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olduğu gözlenmiştir.
Yapılan klinik deneyler OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olması durumunda,
akciğer kanserine yakalanma riskinin on misli artış gösterdiğini ortaya koymuştur.

Keçiboynuzu (harnup) kürü OGG1 enziminin aktivitesini yükselterek, bu kanser türüne karşı güçlü bir önleyici özellik göstermektedir.

Bu özellik aynı zamanda taze sıkılmış havuç küründe de bulunmaktadır.

Sigara içenlerin zaman zaman keçiboynuzu kürünü uygulamalarında,
akciğer kanserine karşı önleyici gücünden dolayı büyük faydalar vardır.
OGG1 enziminin diğer bir özelliğide DNA yı tamir etme özelliğinin olmasıdır.

Keçiboynuzu aynı zamanda hareketli sperm sayısını artıran özelliğe de sahiptir.

Aktif sperm sayısı az olan ve az sperm sayısından dolayı çocuğu olmama riski yüksek baba adaylarının kullanmasında çok büyük fayda vardır.

Kısaca, sperm sayısı az olanlar için ideal bir bitkisel çözümdür.

Bugüne kadar hareketli (aktif) sperm sayısının azlığından dolayı baba olamayan onlarca insan tanıdım,
hemen hemen hepsi de keçiboynuzu kürünü uyguladıktan 5 ay sonra olumlu sonuçlar almışlardır. (A, Saraçoğlu)

İktidarsızlığa karşı adeta mucize çözüm keçiboynuzudur.

Keçiboynuzu kürünün etkisini viagra ile mukayese etmek mümkün değildir.

Keçiboynuzu kürü, iktidarsızlığa karşı bir defalık veya bir gecelik çözüm getirmemektedir.

Aksine, iktidarsızlığı tedavi ederek uzun bir zaman dilimi içerisinde kalıcı çözüm getirmektedir.

Dönem dönem uygulanacak kür ile de iktidarsızlığı ortadan kaldırabilmektedir.

İktidarsızlık çeken erkeklerin hiç çekinmeden kullanabilecekleri keçiboynuzu kürü,

İktidarsızlığa karşı mükemmel bir çözümdür.

Herhangi bir yan tesiri olmayan bu uygulama iktidarsızlık şikayetleri olan erkekler için mükemmel bir yardımcıdır.
Viagranın bir gecelik getirdiği çözüme karşı, keçiboynuzu kürü uzun zaman kalıcı çözüm getirebilmektedir.

Viagranın belirtilen yan tesirlerinin hiç biri keçiboynuzu küründe yoktur.

Keçiboynuzu kürü uygulanırken, iktidarsızlığa karşı etken olan etkin maddelerinin vücutta önce depolanmaları gerekir.

Bu etkin maddeler vücutta ancak belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra etkisini,
hücre içindeki transformasyon mekanizmasını harekete geçirerek (uyararak) göstermeye başlarlar.

Hücre içinde etkinliğini (aktifliğini) kayıp etmiş olan bazı enzimleri aktive ederek şikayetlerin ortadan kalkmasına neden olurlar.

Etkin maddelerin, vücudumuzda depolandıktan sonra etkilerini göstermeye başlamaları hemen hemen bütün
bitkisel kürler için geçerlidir.

Genel olarak, bitkisel kürlerin sonuca ulaşması (etki edebilmesi) zaman almaktadır.

Bunun nedeni kürün uygulanması esnasında etkin maddelerin önce vücudumuzda depolanması gerektiğindendir.

İşte, bu depolanma süresi zaman almaktadır.

Bu nedenle bitkisel kürleri uygularken sabırlı olmak gerekir. Bu kürü uygulamak istiyen şeker hastalarının hekimlerine danışmaları gerekir.

Çünkü, keçiboynuzu fazla miktarda şeker içermektedir.

Bu kürü uzun müddet uygulayanların göz ardı etmemeleri gereken bir nokta da, bir miktar kilo aldırmasıdır.


İyi huylu prostat büyümesi (benigne prostate hyperplazy) şikâyeti olanların zaman zaman keçiboynuzunu çiğ olarak tüketmeleri çok faydalıdır.

Çünkü, iyi huylu prostat büyümesine neden olduğu bilinen 5-alpha-reductase enziminin aktivitesini düşüren
(inhibe eden) beş tane etkin maddeye sahiptir.

Bu etkin maddelerden en önemli iki tanesi palmitic acid ve stearic acid'dir.

5-alpha-reductase enziminin aktivitesi ne kadar yüksek ise iyi huylu prostat büyümesi o kadar hızlı gelişir.

Prostatın büyümesi bir takım şikâyetleri de beraberinde getirmektedir.

İyi huylu prostat büyümesinin neden olduğu şikâyetlerin başında idrar yapma zorluğu,
idrar kesesini tam boşaltamama, sık sık idrara çıkma isteğidir.

Geceleri bir den fazla idrara kalkma.

İdrar yaparken çatallanma veya fıskıye şekli.

Tabiatana bir denge, nizam ve kural üzerine kuruludur ve de belirli kurallara göre çalışmaktadır.
İnsanda, tabiat ananın bir parçası olduğuna göre, insan vücudu da aynı şekilde belirli dengeler çerçevesinde çalışmaktadır.

Örneğin, demir. Demir, insan vücudu için hayati önem taşıyan bir maddedir.

Demirin eksikliği de, fazlalığı da insan vücudu için zararlıdır.

Bazı insanlar vitaminlerin çok faydalı olduklarına inandıklarından dolayı vitamin haplarını fazla fazla kullanırlar.

Çünkü, fazlasının insan vücuduna zarar vermediğini zannederler.

Unutmayınız ki, vitaminlerin eksikliği sağlığımız açısından hayati önem taşırlarken, fazlasıda vücudumuza zarar verirler.

Aynı şekilde size önerilen bitkileri de belirtildikleri şekilde kullanmak gerekir.

Fazla kullanarak daha çabuk sağlığıma kavuşurum diye düşünmek yanlıştır.

Doğru olan, hastalığın ve şikayetlerin durumuna göre önerilen kürü dönem dönem tekrar etmektir.
Keçiboynuzunun değirmende öğütülerek un haline getirilmiş ve hazır paketlenmiş şeklini bulmak mümkündür.

Keçiboynuzunun pekmezi de satılmaktadır. Ancak, her ikiside bahsettiğim kürler için uygun değildir. Çünkü, öğütülme (un haline getirme) esnasında havayla temas eden bir çok etkin madde oksitlenerek veya havanın oksijeni ile reaksiyona girerek
tedavi edici özelliğini kayıp etmektedir. Tıpkı, taze sıkılmış meyve sularının vakit geçirmeden içilmesi gerektiği önerisinde olduğu gibi...

Örneğin, taze sıkılmış meyve suyunun içerisindeki C-vitamininin havayla temas ederek (oksitlenenerek) vitamin özelliğini yavaş yavaş yitirdiği gibi.

Keçiboynuzundan pekmez yapılırken de uzun müddet kaynatıldığı içindirki içerdiği bir çok etkin madde özelliğini kayıp etmekte veya önemli ölçüde keçiboynuzunun şifa veren gücü zayıflamaktadır. Bu nedenle, bahsettiğim keçiboynuzu kürlerinden başarılı sonuç alabilmek için onun tabii halini kullanmak gerekir.

Aktarlarda bu amaçla tabii halde keçiboynuzunu bulmak mümkündür.
Hem daha ucuz hem de çok daha etkili.
Aktarlardan keçiboynuzunu alırken dikkat etmeniz gereken şey, kırılmamış, ezilmemiş ve parçalanmamış olmalarıdır.
Kısaca, satın alacağınız keçiboynuzlarının tüm halde olmasına özen gösteriniz.
Alıntıdır: Prf. Adnan Saraçoğlu

_________________
fitaci
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
 
KEÇİBOYNUZU
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
halit :: Şifalı Bitkiler A - Z :: Şifalı Bitkiler K-
Buraya geçin: