halit
Foruma hoşgeldiniz

Foruma üye olunuz..
halit

Şifalı bitkiler, bitkisel tedavi, bitki, bitkisel formuller, fitoterapi, Otacı,
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Kanser

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Kanser   27/1/2008, 20:50

Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk sağlığı sorunu.
- Anormal hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve yayılması olarak tanımlanan kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...
Ülkemizde 1970’li yıllarda sebebi bilinen ölümler arasında 4. sırada yer alan kanser, son yıllarda kardiyovasküler sistem hastalıklarından sonra 2. sıraya yükseldi.

Kanserin sebebi nedir?
Çevresel ve içsel nedenler olarak ikiye ayrılabilir. Çevresel nedenler (kimyasal, radyasyon, viruslar gibi) ve içsel nedenler (hormonal, bağışıklık bozuklukları, kalıtsal mutasyonlar ve diğer genetik nedenler gibi) birlikte veya ardışık olarak hücreleri etkileyerek uzun yıllar içinde kansere yol açabilirler.

Hangi organlarda kanser olur?
Kanser tek bir hastalık olmayıp, vücuttaki tüm doku ve organlarda kanser gelişebilir.

İyi huylu ve kötü huylu tümör ne demektir?
İyi huylu tümörler kanser değildir. Başka bölgelere yayılmazlar. Tamamen çıkartıldığı zaman genellikle tekrarlamazlar. Kötü huylu tümörler ya da kanser ise komşu organ ve dokulara yayıldığı gibi, lenf ve kan yoluyla uzak organlara da yayılır. Uzak organlardaki yayılımına metastaz (yayılma) denir.
Kanser ne sıklıkla görülen bir hastalıktır?
Erişkinlerde her yıl 100 bin nüfus için 150-300 kişi kansere yakalanır. Ülkemizde her yıl 150 bin kişinin kansere yakalandığı tahmin edilir.

Kanserden korunmak mümkün mü?
Sigara ve alkol kullanımı ile gelişen kanserlerin önlenmesi mümkün. Bu maddelerin kullanılmaması ile tam koruma mümkün olur. Ayrıca güneş ışınlarından korunma ile deri kanserinden çok yüksek oranlarda korunmam mümkün. Kanserden korunmada beslenmenin de rolü büyük.

Kanserden nasıl korunabilirsiniz?
Sigara içmeyerek, beslenme alışkanlıklarına ve yaşam tarzına dikkat ederek, güneş ışınlarından korunarak kanserden korunmak mümkün.
Sigara ve tütün kullanımından kaçınmak:
Sigara ve tütün ürünlerinin akciğer kanseri, ağız, yutak (farinks), soluk borusu (larinks), yemek borusu, pankreas, rahim ağzı (serviks), böbrek ve idrar torbası (mesane) kanserlerine yol açtığı kesin olarak biliniyor. Bu nedenle sigarayı içmeyerek bu kanserlerdenkorunubilirsiniz.
Sadece sigara içenler değil, pasif sigara içicileri de bu hastalıklara karşı risk altında bulunur.
Beslenme ve diyet:
Bitkisel kaynaklı besinlerin fazla tüketilmesi, özellikle hayvansal kaynaklı yüksek yağlı gıdaların sınırlandırılması, bitkisel yağların tercih edilmesi, fiziksel olarak aktif olup, egzersiz yapılması ve ideal ağırlığın korunması, alkol tüketiminin sınırlandırılması kanserden korunmada etkin rol oynuyor.
Güneş ışınlarından korunma:
Bazal ve skuamöz hücreli deri kanserleri güneş ışınlarına maruz kalma sonucunda ortaya çıkıyor. Bu nedenle güneş ışınından korunulması ile bu kanserlerin gelişimi engellenebilir.

Erken tanı işe yarar mı?
Kişilerin kendi kendini muayenesi, kontrol muayeneleri ve taramalar ile erken tanı mümkün. Böylece hastalığı daha erken tanı konulabildiğinden tedavi şansı da yükseliyor. Buradan hareketli hiç şikayeti olmayanlar bile düzenli doktor kontrolleri yaptırmaları öneriliyor.
Erken tanı için bazı öneriler:
Meme kanseri:
40 yaş ve üzerindeki kadınlar her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalı, yılda bir kez doktor muayenesi ve mamografi yaptırmalı. 20-39 yaşındaki bayanlar ise her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalı, 3 yılda bir de mamografi yaptırmalı.
Kalın Bağırsak Kanserleri:
50 yaşından sonra dışkıda gizli kan testi, belirli aralıklarla sigmoidoskopi, kolonoskopi ve bağırsak filmi çekilebilir. (Ayrıntı için doktorunuza danışınız.)
Rahim kanserleri:
Cinsel olarak aktif olanlar ve 18 yaşın üzerinde olanlar yılda bir kez PAP testi ve pelvik muayene yaptırmalı. Ardışık üç muayene normalse daha seyrek yapılabilir.
Prostat kanseri:
50 yaş ve üzerindeki erkekler yılda bir kez doktor muayenesi ve PSA (prostat spesifik antijen testi) yaptırmalı.

Kanserin başlıca belirti ve bulguları nelerdir?
Kanserin belirti ve bulguları köken aldığı doku ve organlara göre değişir. Hatta bazen hiç belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanısı konulabilir.
Aşağıdaki belirtilere dikkat edin:
* Dışkılama ve idrar alışkanlıklarında değişiklikler
* Uzun süren, iyileşmeyen yaralar
* Beklenmeyen kanama ve akıntılar
* Meme veya başka organlarda elle hissedilen şişlikler
* Yutma güçlüğü veya hazımsızlık
* Siğil ve benlerde belirgin değişiklik
* Uzun süren ses kısıklığı ve öksürük

Bu bulgular her zaman kanser demek değildir. Ancak nedenlerinin belirlenmesi için mutlaka bir doktora başvurulması gerekir. Kanser bulaşıcı bir hastalık olmayıp, erken tanısı ve tedavisi mümkün bir hastalık grubudur.

Kanser nasıl tedavi edilir?
Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormonoterapi, immünoterapi başlıca tedavi yöntemleridir.

Kanserden kurtulmak ne oranda mümkündür?
Tüm kanser türleri birlikte değerlendirildiğinde erişkin kanserlerinde % 60, çocuk kanserlerinde ise % 77 oranında iyileşme mümkündür. Ancak hastalığın cinsi, yaygınlığı, uygulanan tedavi gibi bazı faktörler tedavi şansını doğrudan etkiler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Kanser   27/1/2008, 20:51

Akciğer Kanseri

Tüm dünyada erkeklerde en sık görülen kanserdir. Tüm kanserlerin %16'sı, tüm kanser ölümlerinin %28'i ( erkeklerde %35, kadınlarda %19 akciğer kanseri nedeniyledir.

Trakea , bronşlar, bronşioller gibi alt solunum yolları veya akciğer parankiminden gelişen tümörler için Akciğer Kanserleri terimi kullanılır.

* En sık 50- 70 yaşlar ( %5'i 40 yaş altında ) arasında görülür.
* Asemptomatik yani belirtisi yok olabilir.
Akciğer kanserinde genellikle görülen belirti ve bulgular

* Öksürük
* Nefes darlığı ve nefes almada zorlanma
* Kanlı balgam çıkarma ve kan tükürme
* Egzersiz yapmada zorlanma
* Göğüs ağrısı
* Ses Kısıklığı
* Kol ve Omuz Ağrısı
* Yutarken zorlanma ve takıntı hissi
* Kemik ağrısı
* Anemi yani kansızlık
* Düzensiz kalp atımları
* Lenfadenopati
* Başağrısı
* Sarılık
* Cilt ve Ciltaltı Nodülleri
* İştahsızlık, halsizlik ve kilo kaybı
* Hırıltılı solunum
* Sık tekrarlayan zatüreler
* Yutma güçlüğü
* Yüzde dolgunluk ve kızarma
* Göğüs kafesi içinde lenf sıvısı birikimi
* Ateş
* Çarpıntı ve senkop (bayılma)
* Omuz ve kol ağrısı
* Göz kapağında düşme, gözün içine çökmesi vb.


Akciğer Kanseri'nin nedenleri

En çok aşağıdaki etmenler suçlanmaktadır:

* Sigara (% 90 dan daha fazla)

LÜTFEN SİGARA İÇMEYİNİZ.

* Radon ( nedenlerin % 15 i olarak gösterilmektedir.)

Radondan korunmanın en etkili yolu ahşap evlerde yaşamaktır.

* Asbest

Asbest elyaflı çatılar ( atermit , eternit vs) dan akan suların sızabileceği yerlerden korununuz. Bazı belediyeler asbetli çimento içme suyu boruları kullanabilmektedir.

* Kronik İntertisyel Pnömonitis
* Halojen eterler (klorometileter)
* Inorganik arsenik
* Radyoizotoplar
* Hava kirliliği
* Ağır metaller
* Krom
* Nikel
* Mustard gazı
* Vitamin A ve E eksikliği

Risk faktörleri
* Sigara
* Hava kirliliği
* Radyasyon yerini almaktadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Kanser   27/1/2008, 20:52

Organizmada meydana gelen ve hücreleri kontrolsüz büyüyen kötü huylu tümörlere verilen genel adıdır.Kanser, genellikle kontrolden çıkan hücrelerin sürekli çoğalmalarıdır. Kanserler, malignant (kötü huylu) tümörlerdir; yani benign (iyi huylu) tümörlerin aksine başka dokulara sızma ve yayılma (metastaz) özelliği gösterir.

Kanserli hücreler neden sürekli bölünürler?
Kültürde, normal hücreler komşu hücrelere yapışarak ilişkilerini devam ettirirler. Bu yapışma (adhezyon) noktalarında hücrelerde elektronca yoğun bir plak oluşur. Bununla birlikte, hücrelerin ameboid uzantılarında yavaşlama ve durma görülür. Bu olaya kontak inhibisyon denir. Bu şekilde, hücre bölünmesi kontrol edilir. Deneysel olarak, normal hücreler bir kültür ortamında kendilerine sağlanan ortam şartları ne kadar iyi olursa olsun kontak inhibisyon nedeniyle tek tabaka oluşturduktan sonra daha fazla çoğalmazlar. Çünkü, bölünme sınırlı sayıda olur. Fakat, kanser hücreleri sürekli çoğalarak birkaç tabakalı düzensiz kitleler oluştururlar. Bu da kanser hücrelerinde kontak inhibisyon kaybı olduğunu göstermektedir.

Kanser nasıl oluşur?
Kanserlerin yaklaşık %80-90’ı çevresel ve/veya davranış faktörleri tarafından meydana gelir ve önlenebilme potansiyeli vardır. Kalıtım yoluyla kanser meydana gelme olasılığı çevresel faktörlere oranla çok daha azdır.
x-ışınları, uv (ultraviyole-morötesi) ışınları gibi fiziksel ve bazı ilaçlar, polisiklik aromatik hidrokarbonlar gibi kimyasal faktörlerin yanında virüsler de biyolojik olarak normal karaktere sahip bir hücre kültürünü transforme ederek kanser oluşturabilirler.
Kimyasal karsinojenler, tümörü ya uygulandığı yerde (örn: cilt) veya absorbe edildiği yerde (örn: bağırsak) ya da metabolizmanın durumuna göre karaciğer, böbrek gibi organlarda, bazen de direkt olarak alakası olmayan bir yerde meydana getirirler. Fakat, karsinojene maruz kalma kanser oluşturmak için tek başına bir sebep değildir. Karsinojenler ancak uygun yer ve zamanda kanser oluşturabilirler.

Sayabileceğimiz bazı kimyasal karsinojenler şunlardır:
¨ Hidrokarbonlar: baca temizleyicileri, boya endüstrisinde kullanılan maddeler
¨ Aflatoksin ( küf mantarı tarafından sentezlenir)
¨ Nikel, krom
¨ Sigara (nikotin, tar)
¨ Yiyecek katkıları
¨ Birçok ilaçlar
¨ Parfümlerde kullanılan bazı kimyasallar
Fiziksel faktörlerin, kanserojen kimyasal maddelerin veya onkojenik (kansere neden olan) virüslerin konak hücre genomu ile etkileşimleri sonucu hücreler değişmekte ve farklı antijenite kazanmaktadır. Bir normal hücrenin kontrolden çıkarak hızla bölünmesiyle oluşan kanserli hücrede birçok anormal doku antijeni belirmektedir. Tümör hücrelerinde yeni yeni antijenler oluşmakta ve normal antijenlerin kaybına veya değişikliğine neden olabilmektedir. Erken fötal dönemde, normalde bulunan protoonkogenlerin ( kansere sebep olabilme potansiyeli olan gen) farklılaşmasıyla anormal genler oluşmakta ve bunlara selüler onkogenler adı verilmektedir.

İmmün sistem (bağışıklık sistemi) ve kanser oluşumu arasındaki ilişki:
Bağışıklık sistemi yabancı doku antijenlerini kolayca tanıyabilir ancak, tümör dokusunu organizmadan kolayca atamaz. İnsanda bir saniyede bir milyara yakın hücre çoğalması olmakta ve somatik olarak bunların birkaçı, günde yüzlercesi mutasyonla farklı hücreler oluşturmaktadır. Bu farklı hücrelerin temizlenmesinde hücresel immün cevap mekanizması rol oynamaktadır. Buna, immün sistemin kansere karşı “immün denetimi” denmektedir. İmmün sistem, tümör oluşumunu denetlemekte, aynı zamanda tümör hücresi ve antijenlerine karşı immün cevap çıkarmaktadır. Hücresel immün cevap baskılandığı zaman kanser oluşumu artmaktadır.
Yenidoğan ve yaşlılık dönemlerinde immün cevap mekanizması zayıflamaktadır. Yaşlılarda prostat kanseri, çocuklarda nöroblastoma sık görülmektedir. İmmün sistemi baskılayıcı ilaç kullananlarda tümör oluşumu riski artmaktadır. İmmün sistem bozukluğu olan hastalarda da bazı kanser tipleri gelişebilmektedir.

Kanser neden öldürür?
Kanser hastalarının çoğu, kalp hastalığı veya başka enfeksiyonlar gibi kanserle ilgisi olmayan nedenlerden dolayı ölür. Tümörün bulunduğu bölge ve tümörün yayıldığı bölgenin büyüklüğü ölümü direkt veya indirekt olarak etkileyen nedenlerdir. Ölümün temel nedeni, beyin, akciğer, karaciğer gibi hayati önemi büyük olan organlarda tümör oluşması veya tümörün bu organlara yayılmasıdır.

Kanser teşhis eden köpekler:
Son olarak, kanseri teşhis edebilmek için günümüzde kullanılagelen metodlara alternatif olabilecek yeni bir araştırmadan bahsetmek ilginç olacaktır sanırım.
Schnauzer türü köpek, derideki ben kanserlerini (melanoma) tanı yapılmadan önce, koklayarak teşhis edebilmektedir.
Bazı hastalarda melanoma kolay gözükmeyecek bir yerde olabilir. Melanomaların %20’si bu nedenle teşhis edilememektedir. Florida’lı eski polis köpekleri terbiyecisi Duane Pickel, bir kanser uzmanının da yardımıyla, bu köpeği hemen hemen hiç yanılmadan melanoma tanır hale getirmiştir. Tıp kitaplarına “Köpekle Tanı” diye bir bölüm eklenecek mi dersiniz?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Kanser   27/1/2008, 20:53

MEME KANSERİ

Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, yukarıda tanımladığımız şekilde, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir.

Meme Kanseri Risk Faktörleri Nedir?

Bazı özellikleri taşıyan kadınlarda, meme kanserinin daha sık görüldüğünü biliyoruz. Bu özelliklere risk faktörleri diyoruz. Bu risk faktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacakları söylenemez. Sadece, bu faktörleri taşımayanlara göre, daha fazla meme kanserine yakalanma olasılıkları olduğunu biliyoruz. Bu faktörleri taşımayan kişiler de meme kanserine yakalanabilirler. Meme kanserine yakalanan kadınların yarısı, bu risk faktörlerini hiç taşımamaktadır. Bu nedenle, risk faktörlerinin taşımayan kişiler de olağan kontrollerini yaptırmalıdırlar.


Memenin yapısı nasıldır?
Memede salgı yapan hücreler tarafından oluşturulan lobül adı verilen birimler vardır. Lobüllerin birleşmesi ile loblar oluşur. Meme bezi memebaşı çevresinde yeralan 15-20 lobdan meydana gelir. Lobüller birbirlerine süt kanalları ile bağlıdır. Süt kanalları meme başına doğru birleşirler. Meme başının etrafindaki koyu renkli alana ise areola adı verilir.
Meme bezi, çeşitli hormonların etkisi altında gelişimini tamamlar. Bu hormonların başlıcaları ise östrojen ve progesterondur. Salgılanan hormonların etkisi ile süt kanalları ve lobüller büyür ve gelişir. Hormonlar meme üzerinde etki gösterebilmek için meme üzerinde özel yerlere (reseptörlere) bağlanırlar.

Meme kanseri nasıl gelişir?
Meme kanseri, lobülleri ya da süt kanallarını oluşturan hücrelerin kontrolsuz çoğalması ile gelişir. Süt kanallarından kaynaklanan kansere duktal karsinom, lobüllerden kaynaklanan tipe ise lobüler karsinom denir. Memenin sıcak, kırmızı ve büyük olduğu kanser türüne ise inflamatuar kanser denir. Inflamatuar kanser daha seyrek gürülür. Memenin lenf damarlarında tıkanıklığa neden olduğundan meme büyük ve ödemlidir, portakal kabuğuna benzer bir görünüm alabilir. İnflamatuar kanser hızlı yayılır. Meme kanseri nadiren erkeklerde de görülebilir.

Meme kanseri kalıtsal mıdır?
Kalıtsal meme kanseri görülen tüm meme kanserlerinin %5-10’unu teşkil eder. Hücrelerimizdeki genler anne ve babamızdan aldığımız kalıtsal genetik bilgiyi taşırlar. Meme kanserinde bazı genlerin hasarlı olduğu tespit edilmiştir. Bu hasarlı genleri taşıyan meme kanseri hastalarının akrabalarında, meme kanseri ve yumurtalık kanseri gelişme riski daha fazladır. Bazı etnik gruplar için belirlenmiş, meme kanserine yol açtığı tespit edilen meme kanseri genleri bilinmektedir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Kanser   27/1/2008, 20:54

Karaciğer Kanseri

Anormal vücut hücrelerinin başıboş kontrolsüz bir şekide üremeleri ile meydana gelen bir çeşit hastalıktır. Başka bir deyişle vücutta meydana gelen kötü tümörlere kanser denir. Kanser hücreleri, ya etraftaki dokuları istila ederek ya da ak veya kırmızı kan damarları ile vücudun diğer taraflarına yayılır. Buna metastaz (yavrulama) denir. kanserin esas nedenini bilinmemekle beraber, hava kirliliği, ve sigaranın kansere zemin hazırlayıcı oldukları ileri sürülmektedir. Kanserden korkmayınız, geç kalmaktan korkunuz! Bu nedenle aşağıdaki belirtilerin biri görüldüğü zaman doktora başvurunuz. - Makat veya rahimden gelen anormal kanama veya akıntılar - Göğüslerde veya vücudun herhangi bir yerinde görülen ve ele gelen şişlik veya sertlikler - İyileşmeyen yaralar - Ses kısıklığı veya belirli bir sebebi olmayan öksürük - Yutma güçlüğü ve hazım bozuklukları - Ben ve siğillerde görülen değişmeler. Bu işaretlerin herhangi biri iki haftadan fazla devam ederse mutlaka doktora başvurmak gerekir. kanserin görüldüğü yerler aşağıda gösterildiği şekilde tespit edilmiştir. - Beyin ve omurilikte %1 - Ciltte %10 - Tenasül yollarında, erkeklerde %10, kadınlarda % 6 - Memelerde %14 - Sindirim sisteminde %25 - Solunum yollarında, erkeklerde %2, kadınlarda %3 - karaciğer ve safra kesesinde %3 - Diğer organlarda %8 Bu bilgilerin ışığı altında, akciğer, deri, dil, dudak, gırtlak, mide, incebağırsak, kalınbağırsak, mesane, meme, ve prostat daha fazla görüldüğü söylenebilir. Kanser tedavisinde uygulanan makro biyotik gıda rejiminin çok etkili olduğu, bu rejimi uygulayan hastaların iyileştikleri ve sağlıklı kimselerin de kanser olmadıkları ileri sürülmektedir. Makro-biyotik Gıda Rejimi: Bir günlük gıdanın, %60'ı buğday, arpa, mısır, darı, esmer pirinç veya çavdar unundan yapılmış gıdalardan seçilir. %23-25'i hayvan gübresiyle gübrelenmiş bahçelerden toplanmış taze ve olgun meyvelerden, patates, patlıcan, ıspanak, veya domatesten seçilir. %5-10'u tahıl veya sebze çorbalarından seçilir. %10-15'I deniz ürünleri arasından veya soya fasulyesi, taze fasulye, kırmızı pancar veya şalgamdan seçilir. Haftada bir kere beyaz etli balık yenebilir. Ancak her hafta pişirme şeklini değiştirmek gerekir. Haftada iki kere de fazla şekeri olmayan meyveler yenebilir. Çay içilebilir. Aşağıdaki yiyecek ve içecekler de yasaktır. Beyaz unla yapılmış ekmek, pasta gibi şeyler, beyaz pirinç, tavuk, peynir, yumurta, konserveler, dondurulmuş yiyecekler, şeker, üzüm, şekerli meyve suları, olgunlaşmış meyve ve sebzeler, kuru fasulye, ve kuru bezelye, mercimek, mantar, pekmez, bulama, çikolata, kakao, gazoz dahil bütün meşrubatlar, ve alkollü içecekler, turşu, sirke, hardal, sofra tuzu, bayat yiyecekler, sığır eti. Yukarıda anlatılan gıda rejimi hiç aksatılmadan uygulanmalıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Kanser   27/1/2008, 20:55

Cilt kanseri

Cilt kanserinin sadece Amerika’da yılda bir milyondan fazla yeni vakayla salgın boyutlarına ulaştığını dikkat çeken Mayo Clinic uzmanları sıcak yaz günlerinin kendini hissettirmeye başladığı bugünlerde, açık havaya çıkarken mutlaka koruyucu kıyafetler ve kremler kullanılması gerektiği konusunda uyarıyor.
Kansere yol açan cilt hasarlarının özellikle çocukluk döneminde meydana geldiğini, bu nedenle de çocuklarıgüneşten korumanın çok önemli olduğunu vurgulayan uzmanlar “Cilt kanserinden korumanın en kolay yolu düzenli olarak cildin kontrol edilmesidir. Çoğu cilt kanserinin çıplak gözle önceki güneş yanıklarından dolayı kanser riski taşıyan kişilerin mutlak doktora gözetiminde olması gerekmektedir” dediler.


Cilt kanseri türleri
:
Üç değişik cilt kanseri türü vardır. BCC, SCC ve Melanoma
BCC: Her altı yetişkinden birinde görülen BCC yavaşça gelişir, nadiren iç organlara sıçrar. Tedavisi güzelliği
bozucu görünümlere neden olabilir.
SCC: Çoğunlukla kırmızı, şekilsiz, kabuklu ya da siğil benzeri şişiklerle ortaya çıkar. İhmal edildiği takdirde iç
organlara sıçrama olasılığı yüksek olar bu tür, her yıl Amerika’da 1.200 kişinin olümüne neden olmaktadır.
Melanoma: Cilt kanseri türlerinin içinde en öldürücü olanıdır. Her yıl 38 bin kişiye bu tür melanoma teşhisi konmakta
ve bunların yüzde 20’si hayatı kaybetmektedir. Melanoma daha çok varolan benlerde oluşur. Simetrik olmayan,
düzensiz sınırlara sahip ya da çeşitli renklerde gölgelemiş benler melanoma için bir işaret olabilir. Diğer bir uyarı
da ciltteki pullanmalar, iltihap sızıntıları, kanamalar, kaşıntılar veya ağrılardır.

Tıp dilinde 'Malign Melanom' olarak tanımlanan cilt kanserinin, sosyo-ekonomik düzeyi yüksek kişilerde
daha sık görüldüğü, bunun yanı sıra benler, açık ten rengi, mavi göz, sarı ve kızıl saçların da diğer risk
faktörlerini oluşturduğu bildirildi.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilin Dalı Başkanı Prof.Dr. Varol Aksungur,
'Malign melanom'un çoğunlukla deriden kaynaklanan bir kanser türü olduğunu ve Batı ülkeleri ile
Avustralya kadar olmasa da Türkiye'de görülme sıklığının son yıllarda artış gösterdiğini söyledi.
Cilt kanserinin, tüm kanserlerin yaklaşık olarak yüzde 3'ünü oluşturduğunu belirten Aksungur,
"Açık ten rengi, rnavi göz rengi, sarı veya kızıl saçlara sahip olma, kolay güneş yanığı gelişimi, üst sosyo-ekonomik
düzeyde olmak ve ailede malign melanom bulunması riski artırıyor" dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Kanser   27/1/2008, 20:56

Mesane Kanseri
BUGÜN İDRARIM KIRMIZI GELDİ AMA AĞRIM SIZIM OLMADI, HERHALDE YEDİĞİM BİR ŞEYDENDİR ... Demeyiniz, Ülkemizdeki En Sık Görülen Kanserlerden Birisi Olan Mesane Kanserinin tek Bulgusu Bu Olabilir!
Mesane içerisinde idrar depoladığımız bir torbadır. Balona benzer yapısı ile idrar yapma ihtiyacımızı hissedene kadar böbrek tarafından yapılan idrarın depolanmasından sorumludur. Özellikle sigara içimine bağlı olarak ülkemizde ve tüm dünyada en sık görülen kanserlerden bir tanesi işte idrar yollarının bu bölgesinden kaynaklanmaktadır. Erken teşhis ile kapalı bir ameliyat sonucu tamamen kurtulunabilen bu durum ileri evrelerde mesanenin tamamen çıkarılmasını gerektiren büyük ameliyatlara ve hayatı tehdit eden ciddi yayılmalara neden olabilir.Kanama haricinde sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma ve sızlama şikayetleri de kanamaya eşlik edebilir.
Özellikle erken yaşlardan beri sigara ve benzeri tütün ürünlerini kullanan kişilerde, kimyasal maddelerle direkt temas sağlayan işlerde (petrokimya tesisleri gibi), boya işinde olanlarda mesane içerisindeki hücrelerin kendilerini yenilemeleri sırasında oluşan kanser hücreleri sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.
Günümüzde uygulanan NMP22 adı verilen basit bir idrar tahlili ve mesanenin içerisine ağrısız ve sızısız direk bakılmasını sağlayan fleksible sistoskopi yöntemi ile bu hastalığın var olup olmadığı araştırılabilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Kanser   27/1/2008, 21:00

KANSER HAKKINDA KISA BİR BİLGİ:

Kanser asrımızın en korkunç hastalıklarından biridir. Fakat kanserden korunma ve kurtulma hususunda insanlar biraz bilinçli olsalar, o kadar korkulacak bir hastalık olmadığı görülür.
Modern Tıp mütehassıs doktorlar vasıtasıyla kansere karşı ışın ve ilaçlarla müdahele etmekte ve bu hastalığı yenmektedir. Fakat çeşitli kanser türlerine karşı yeterli olunamadığıda bilinmekte ve bir çok insanımız malesef bu hastalıktan dolayı hayatını kaybetmektedir. İstatisliklere göre kadın ve erkeklerde kanser türlerine yakalanma oranları şöyledir:

KADINLAR
ERKEKLER
% 20'si Göğüs kanseri(*)
" 14'ü Rahim kanseri
" 12'si Bağırsak kanseri
" 9'u Lenf kanseri
" 4'u Mide kanseri
" 30'u Diğer kanser türleri
% 32'si Akciğer kanseri(**)
" 10'u Prostat kanseri
" 9'u Lenf kanseri
" 9'u Bağırsak kanseri
" 5'i Mide kanseri
" 37'si Diğer kanser türleri

(*) Kadınlarda göğüs kanseri 1. sırada yer almaktadır.Bu nazik organ gerek süt bezeleri, gerekse cinsel hormanlarla yakından ilişkilidir. Bebeği erken sütten kesme ,kürtaj olma veya sık düşük yapma,göğüs kanseriyle yakından ilgilidir.

(**) Erkeklerde ise Akciğer kanseri başta gelmektedir. Bunun nedeni büyük oranda siğaradır. Ayrıca namüsait çalışma ortamıda buna dahil edilmelir.


Sebebi

KANSERİN SEBEPLERİ:
Yapılan bir araştırmaya göre Kanser olma sebepleri şöyle sıralanmaktadır;
% 35'i dengesiz ve yetersiz beslanmeden,
% 30'u sigaradan,
% 10'u enfeksiyon hastalıklarından,
% 3'u alkolden
% 4'u mesleki hastalıklardan,
% 2'si çalışma ortamının bozukluğundan,
% 1'de gıda katkı maddelerinden (*) olmaktadır.

Ayrıca; Virüsler, Parazitler, Solucanların, sürekli tahriş ve yaralanmaların,rontgen ışınlarının, küf ve mantarların ve çevresel faktörlerin kansere neden oldukları tesbit edilmiştir.


KANSERİ YAPAN ŞEYLERİ ŞÖYLE SIRALIYABİLİRİZ:

1- Kahve,
2- Alkol,
Yapılan araştırmalara göre alkol kullananlarda ; Ağız, Yemek borusu, Mide, Bagırsak, Karaciğer ve pankreas kanseri yaygın olarak görülmektedir.
3- Proteince zengin gıdalar,
4- Nişastalı, unlu ve şekerli gıdalar,
5- Aşırı ısıtılmış yağlar,
6- Hormonlu gıdalar,
7- Dengesiz beslenme,
8- Aşırı ilaç kullanma,
9 Gıdalardaki çeşitli katkı maddeleri ve selüloz.

(*) Gıdaların bozulmaması ve uzun süre muhafaza edilebilmesi için üretici firmalarca gıdalara konan maddelere kısaca katkı maddeleri denir. Bu maddelerin bir kısmı kansere sebebiyet verdiği için bazı batılı ülkelerce yasaklanmıştır.
Belirtisi

Kanserin belirtilerini aşağıdaki şekilde sıralıyabiliriz;
a) Genel sağlığın bozulması:

- ZAYIFLAMA,
- HALSİZLİK, GÜÇSÜZ DÜŞME,
- YÜZ SOLUK SARI OLUR,
- KANSIZLIK GÖRÜLÜR.

b) Sürekli hazım bozukluğu:

- İŞTAHSIZLIK,
- BULANTI,
- İNATÇI PEKLİK GÖRÜLÜR.

c) Anormal kanamalar:

- BAGIRSAK KANAMALARI
- BAYANLARDA AY HALİNİN ZAMANSIZ VE AŞIRI OLMASI.

d) Ağrılar:

- KEMİK TÜMÖRÜNDE,
- RAHİM KANSERİNDE GÖRÜLÜR,
- DİĞER KANSER TÜRLERİNDE BAŞLANGIÇTA PEK AĞRI HİSSEDİLMEZ.

ÖNEMLİ NOT: Yukardaki belirtilerde insanın muhakkak kanser hastası olduğu anlamına gelmez. Ancak bu gibi rahatsızlıkların kanser belirtisi olabileceği düşünülmeli ve mutlaka
bir sağlık kuruluşunda ciddi şekilde muayene ve tetkik yaptırılmalıdır.

Tedavi Şekli
KANSERDEN NASIL KORUNULUR

Tüm hastalıklarda olduğu gibi kanserden korunma bu konuda en iyi yoldur. Çünkü kanser görüldükten sonra ondan kurtulmak hem çok zor hemde çok masraflı olmaktadır.
Bundan dolayı her nevi kanserden korunmak için aşağıdaki 3 önemli esasa sıkı sıkıya uymak gerekir:

1- SAĞLIĞA UYGUN BESLENME;
Sağlığa uygun beslenmeden maksat yeterli ve dengeli beslenmedir. Bunun dışında vücudu kansere karşı koruyucu gıdaları bol bol yemek, buna karşı kanser yapıcı gıdalardan kaçınmak gerekir.
Karaciğer yetersizliği varsa gerekli tedbirler alınmalıdır.Bu arada kanda potasyumu artıran gıdalar terk edilmeli, vucudumuzu kansere karşı koruyan magnezyumlu gıdalar sık sık yenilmelidir.( Bitki sözlüğü mineraller kısmına bakınız.)

2- SAĞLIK KAİDELERİNE UYMA:
Kanser olan bir kimse sun'i gıda ve yiyeceklerden kaçınmalı tabi yiyeceklerle beslenmeye çalışmalıdır. İçilecek sular ilaçsız olmalı, boya ve muhafaza maddeleri katılmış yiyeceklerden kaçınmalıdır.
Ayrıca bol bol çiğ sebze ve meyve yenilerek vucut temizlenmeli, şekerli ve tatlı gıdalar kesinlikle yenilmemeli.

3-RUHEN SAĞLIKLI VE GÜÇLÜ OLMA;
Kanserden korunma ve kurtulmada moralin önemi çok büyüktür.Çünkü moral vucut direncini artırır. Üzülme ve moral çöküntüsü ise kanserlinin kanserinin hızla yayılmasına kanserli olmayan kişinin bile kanser olmasına neden olur.

KANSERDE GENEL TEDAVİ VE BESLENME

Öncelikli olarak kansere neden olan sebebler ortadan kaldırılmalı, mütehassıs bir doktor kontrolunde olunmalı ve tıbbi tedavinin yanında aşağıda genel olarak tedaviye yardımcı olacak vitaminler,mineraller ve şifalı bitkiler kulanılmalıdır.
VİTAMİNLER :
A Vitamini
B Vitamini
C Vitamini
E Vitamini

MİNERALLER :
İyot
Demir
Çinko
Selenyum
Magnezyum

ŞİFALI BİTKİLER:
Kırlanğıç otu
Ökse otu
Susi
Batı Mazısı
Adaçayı
Ardıç Tohumu
Söğüt yaprağı
Isırgan otu veya tohumu (*)

SEBZE VE MEYVELER:
Tere
Karanfil
Sarmısak
Havuç
Lahana
Soğan
Kırmızı Pancar
Ispanak
Kabak
Her tür meyve(Ham olmayan)


PROTEİNLİ GIDALARDAN :

ETLER:
Haftada bir gün 100 gr yağsız dana karaciğeri.
150 gr yağsız dana eti.
150 gr piliç eti.
150 gr yağsız deniz balığı.

SÜTLER:
Yağsız süt hergün bol bol içilebilir.
Beyaz az tuzlu penir.
Süt kesiği.
Günlük 2 çay bardağı yoğurt.

KARBONHİDRATLI GIDALAR (ŞEKER ve ŞEKER SAĞLAYAN GIDALAR)
ŞEKER VE ŞEKERLİ GIDALAR KESİNLİKLE KANSER HASTALARI TARAFINDAN KULLANILMAMALIDIR !!!

HUBUBAT-BAKLİYATLAR:
Kepekli un ve mamülle
Esmer pirinç, yulaf unu, yulaf ezmesi.
Soya ve şekersiz mamülleri.

MEYVELER:
Hayvan gübresi ile yetiştirilmiş olgun meyveler.
Kaysı, muz, kiraz, murt, portakal, limon, elma, armut, çilek, dut, kuşburnu, ve diğerleri.
Meyvelerin taze çıkarılmış suları.

SEBZELER:
Taze fasulye, taze bezelye, soya, kırmızı pancar, marul, çiğ ıspanak, bolca kabak, 1 veya 2 adet havuç.
Bolca maydanoz.
Soğan, turp, domates ve semiz otu.

YAĞLAR:
Mısır özü ve ayçiçek yağları.
1 tatlı kaşığı sıkma zeytin yağı.

BAHARATLAR:
Malt hülasası.
Toz pakmaya.
Zerdeçal,zencefil, tarçın, karanfil, dere otu.

Yukarda saydığımız bu şeyler kanser hastaları için faydalı ve kullanılması tedavi için gerekli olan şeylerdir.







KANSERLİLERİN YEMESİ YASAK VE SAKINCALI OLAN ŞEYLER

ETLERDEN:
Tüm Yağlı etler.
Pastırma salam, sosis, sakadat, kelle, paça,işkembe.
Deniz kabuklu ürünleri ve yağlı balıklar.
Tüm av hayvanları.

SÜTLERDEN:
Yağlı süt.
Krema, Kaymak, Süt tozu, konserve süt.
2 çay bardağından fazla yoğurt.

HUBUBATLARDAN:
Beyaz un ve ürünleri.
Beyaz pirinç
Kuru fasulye, Kuru bezelye.

MEYVELERDEN:
Sun'i gübre ile yetiştirilmiş veya sık sık ilaçlanarak yetiştirilmiş meyveler.
Olgunlaşmamış tüm meyveler ve çağlaları.
Üzüm ve üzüm ürünleri.
Şekerli meyve suları.
Kestane
Şekerli kompostalar.
Fazla bal (Günlük 1 tatlı kaşığından fazla yenmez.)

SEBZELERDEN:
Patates, pazı, patlıcan, yeşil domates, mantar, konserve sebzeler,beyaz ve kırmızı lahanalar.

YAĞLARDAN:
Margarin çeşitleri.
Rafine edilmiş sıvı yağlar.
Kızartmada kullanılmış yağlar.
Hayvani yağlar.

BAHARATLAR:
Soda, maden suları, dondurma, çikolata, kakao, kahve, çay.
Alkollü içecekler.
Sirke, sirkeli turşular, hardal, acı biber.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Kanser   27/1/2008, 21:04

KANSER BELİRTİLERİ

Tarama testleri karmaşıklık ve mahiyet açısından değişiklikler gösterir. En yaygın bir şekilde kullanılan testlerin çoğu yüksek risk altındaki kişilerde sık görülen kanser biçimlerini bulacak şekilde tasarlanmıştır. Kanser tarama testleri pratik olmalıdır. Yapılan test, kanseri, tamamen iyileşme şansının hâlâ yüksek olacağı şekilde erken belirlemelidir.
Emniyet de önemli bir konudur. Test başlı başına tehlikeli bir sağlık riskini yaratmamalıdır. Bundan yirmi yıl önce meme kanserini belirlemek için kullanılan mamografı işlemi, gövdeyi oldukça yüksek radyasyona maruz bırakıyordu ve kanserin gelişmesinde başlı başına bir faktör oluyordu. Ancak bugün mamografi ile kadınlar yalnızca küçük miktarlarda radyasyona maruz kalmakta, böylelikle muayene daha emniyetle olmaktadır.

Kanser için periyodik tarama testleri tüm kanser vakalarında ve çeşitlerinde aynı önleyici değere sahip değildir, örneğin akciğer kanserinde, özellikle eğer sigara içiyorsanız, ara sıra göğüs röntgeninin çekilmesi veya balgam tahlili, yaşamınızı sürdürme şansını belirgin bir şekilde artırmayacaktır. Erken dönemde test etme hâlâ önemli olmasına rağmen, akciğer kanserinde yaşama oranı hâlâ yüzde 15 in altındadır. Sonuç olarak, eğer sigara içiyorsanız veya evinizde veya işyerinizde kimyasal maddelere maruz kalıyorsanız, akciğer kanserinin taranması konusunda öğütlerini almak için doktorunuza başvurunuz. Ancak hastalığın belirtilerini gözlemekten daha önemli olan bir şey, potansiyel karsinojenlere (kansere neden olan maddelere) maruz kalmanızı azaltacak her şeyi denemektir. Sigarayı bırakmak böylesi stratejilerden biridir.

Diğer kanserler yaşama oranı belirgin bir şekilde artacak kadar erken teşhis edilebilir. Aşağıda belirtilen kanser tarama testleri, Amerikan Kanser Derneği tarafından önerilen kanser önleme programının bir parçasıdır.

Meme Kanseri

Uyarıcı Belirtiler: Memede herhangi bir sertlik veya kitle, veya meme uçlarından gelen akıntı veya kan.

Kanser Riski Faktörleri: Meme kanseri genellikle elli yaşın üzerinde olan kadınlarda; hiç çocuğu olmamış kadınlarda, ilk çocuklarını otuz yaşından sonra doğuran kadınlarda, hiç emzirmemiş olan kadınlarda, ideal ağırlıklarının yüzde 40 üzerinde olan kadınlar ile cinsel olgunluğa gecikmiş olarak gelen veya gecikmiş menapozu olan kadınlarda ve ailesinde (anne veya kızkardeşlerde) menapoz öncesi meme kanseri olayı olan kadınlarda ortaya çıkar.

Check-up Kuralları: Her kadın ayda bir defa göğüslerini dikkatlice muayene etmelidir.

Buna ek olarak yirmi ile kırk yaş arasında olan kadınların her üç yılda bir göğüslerini bir hekime muayene ettirmesi gerekir. Kırk yaşın üzerinde olan kadınların bu muayeneyi her yıl yaptırması gerekir. Eğer kırk yaşın altındaysa-nız, ailenin geçmişinde göğüs kanseri yoksa yüksek risk gruplarından birine girmiyorsunuz demektir ve mamografinin alınmasına gerek duyulmayabilir. Eğer kırk ile kırkdokuz yaşlan arasında iseniz, herhangi bir belirti veya kitle yoksa ve ailenizde göğüs kanseri geçiren biri yoksa yalnızca basit bir mammogram yaptırın. Elli yaşından sonra mammogramı her yıl yaptırın. Eğer ailenizde göğüs kanseri varsa, yaşınıza aldırmaksızın her yıl bir mammogram yaptırın.

Testis Kanseri

Uyarıcı Belirtiler: Testislerde herhangi bir kitle veya boyutlarında değişiklik.

Kanser Riski Faktörleri: Yaşlı erkeklerden daha çok genç erkeklerde ortaya çıkar (kırk yaşından sonra fazla görülmez); normal yerine inmemiş testisler.

Check-up Kuralları: ilk gençlik yıllarının son dönemlerinden başlayarak tüm yaştaki erkekler her ay teslislerini muayene etmelidirler.

Kolorektal (Kalın Bağırsak ve Rektum) Kanser

Uyarıcı Belirtiler: Herhangi bir rektal (makattan gelen) kanama veya dışkılama alışkanlıklarında uzun dönemli değişiklik.

Kanser Riski Faktörleri: Aile üyelerinden birinde geçmişte kolorektal polip (iyi huylu tü-moral oluşum) veya kolorektal kanser veya kronik ülserleşmiş kolit olması.

Check-up Kuralları: Kırk yaşın üzerinde olan kadın ve erkeklerin her yıl dijital (parmakla) rektal muayeneden geçmesi gerekir. Bundan öte elli yaşın üzerinde olan erkek ve kadınların en azından iki yılda bir sigmoidoskopik muayeneden geçmesi (sigmoidoskop ile kolon içinin muayenesi) ve her yıl kan bulunup, bulunmadığının kontrolü için feces (dışkı) testini yaptırması gerekir.

Akciğer Kanseri

Uyarıcı işaretler: Rahatsız eden bir öksürük, öksürürken kan gelmesi ve akciğer iltihabı veya bronşit nöbetleri; göğüste ağrı.

Kanser Riski Faktörleri: Çok sigara içmek ve özellikle astbest olmak üzere çevre kirletici maddelere maruz kalmak.

Check-up Kuralları: Kırk yaşın üzerinde olan herkesin bir göğüs röntgeni çektirmesi gerekir. Bunu takip eden göğüs röntgenleri doktorunuzun kişisel kararına göre yapılacaktır.

Servikal (Rahim Boynu) Kanser

Uyarıcı Belirtiler: Anormal vajinal kanama.

Kanser Riski Faktörleri: Genital (Cinsel) bölgelerde kabarcıklar oluşturan deri iltihaplan veya genital siğil enfeksiyonları-, ergenlik çağına geldikten kısa bir süre sonra cinsel ilişkiye girme veya çok fazla cinsel ilişki partnerinin olması.

Check-up Kuralları: Onsekiz yaşına gelen kadınların veya seksüel olarak aktif olanların her yıl Pap testi yaptırması ve pelvik muayeneden geçmesi gerekir. Birbirini takip eden üç veya daha fazla normal sonuç veren yıllık muayenenin ardından doktorunuz Pap testinin daha az aralıklarla yapılmasına karar verebilir.

Endometrium (Rahim iç zarı) Kanseri

Uyarıcı Belirtiler: Anormal vajinal kanama.

Kanser Riski Faktörleri: Geçmişte kısırlık olması veya yumurtlama olmaması; menapozun geç başlaması veya uzun süreli östrojen tedavisi, vücutta aşırı yağlanma; çok fazla sigara içmek.

Check-up Kuralları: Menapoza geldikten sonra geçmişinde kısırlık, aşırı şişmanlık, yfmurtlayamama, anormal rahim kanaması veya östrojen tedavisi olan kadınların endo-metriyal biyopsi yaptırmaları gerekir.

İdrar Yolu ve Mesane Kanseri

Uyarıcı işaretler: idrarda kan; sırt ağrısı; kilo ve iştah kaybı, sürekli ateş; anemi (kansızlık).

Kanser Riski faktörleri: Elli yaşın üzerinde olan erkeklerde-, çok fazla sigara içenlerde, geçmişte kronik idrar yolu enfeksiyonlarından rahatsız olanlarda daha fazla görülür.

Check-up Kuralları: Komple fiziki muayeneniz sırasında yapılan rutin idrar tahlilleri idrarınızda kan olup olmadığını (hemıtüri) gösterecektir. Eğer hematüri bulunursa, doktorunuz anormal bir doku da bulursa, biyopsi de dahil olmak üzere sistoskopik bir muayene yapabilir. Doktorunuz bir böbrek filmi de isteyebilir.

Ağız Kanseri

Uyarıcı işaretler: Ağzınızın renginde herhangi bir değişiklik veya ağzınızda iyileşmeyen herhangi bir yara.

Kanser Riski Faktörleri: Genellikle kırkbeş yaşın üstünde erkeklerde, çok fazla sigara içenlerde ve özellikle çok fazla alkol kullanımı ile birlikte dumansız tütün kullananlarda (tütün çiğneyenlerde) daha fazla görülür.

Check-up Kuralları: Eğer iyileşmeyen bir yara varsa doktorunuza veya diş hekiminize başvurun.

Gırtlak Kanseri

Uyarıcı Belirtiler: Boğuk seslilik.

Kanser Riski Faktörleri: Çok fazla sigara içmek, eğer fazla miktarda alkol kullanımı ile birlikte oluyorsa.

Check-up Kuralları: Konuşma özelliğinizde herhangi bir değişiklik olması durumunda bir boğaz uzmanı tarafından yapılan muayene veya eğer çok fazla sigara içiyorsanız yıllık muayene.

Prostat Kanseri

Uyarıcı Belirtiler: idrara çıkmada zorluk; sırtın alt kısmında sürekli bir ağrı, pelvis veya kasıkların üst kısmında sürekli ağri; idrarda kan.

Kanser Riski Faktörleri: Yetmiş yaşın üzerinde olan erkeklerde daha fazla görülür.

Check-up Kuralları: Eğer kırk yaşın üzerinde iseniz, periyodik tıbbi muayeneniz sırasında bir dijital (parmakla) rektal muayeneden de geçmeniz gerekir.

Cilt Kanseri

Uyarıcı Belirtiler: Düzensiz sınırları olan küçük bir lezyon (yara, bere) ve vücutta veya kol ve bacaklarda kırmızı, beyaz, mavi veya mavi-siyah lekeler; cildin herhangi bir yerinde rengi inci beyazından siyaha kadar değişen yumru veya lezyonlar; avuç içi, ayak tabanı, el ve ayak parmaklarının uç kısımlarında koyu renkli lezyonlar; güneşe maruz kalmış cilt üzerinde daha koyu renkli beneklerle birlikte geniş kah-verengimsi lekeler; cildin herhangi bir yerinde kırmızımsı mor lekeler; ayak parmakları veya bacakta mor-kahverengi veya koyu mavi no-düller; yüz, kulak veya boyunda inci gibi veya mumlu gibi yumru veya şişler-, göğüs veya sırtta düz, ten rengi veya kahverengi yara izine benzer lezyonlar; yüz, kulaklar, boyun, eller veya kollarda pullu veya kabukla kaplı yüzeyi olan düz lezyon veya kırmızı nodul; herhangi bir bende görülen değişiklik veya iyileşmeyen bir yara.

Kanser Riski Faktörleri: Kadın ve erkeklerde kızıl saç, açık cilt rengi veya gözlerin mavi olması; çocuklukta ciddi güneş yanığı olması; ailenin geçmişinde doğum lekeleri veya benler (displastik nevüs doğumda mevcut ben oluşumu sendromu.)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Halit
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 421
Yaş : 59
Nerden : Şimdilik DÜNYA lı
Kayıt tarihi : 21/12/07

MesajKonu: Geri: Kanser   10/2/2008, 01:57

KANSER
Kayisi : Antioksidan olan betakaroten açisindan zengindir. Hücrelere ve dokulara zarar veren moleküllerin etkisini ortadan kaldirarak kansere karsi koruyucu etkisi vardir. Lifli oldugu için bagirsaklari koruyucudur.
Tahillar : Arpa, misir, bugday, yulaf gibi tahillar B ve E vitamini, potasyum ve kalsiyum içerir. Kanserojen maddelerin vücuttan atilmasi sürecini hizlandirir. Tahil agirlikli bir beslenme rejimi, bagirsak kanseri riskini yari yariya azaltiyor.
Fasulye : Fasulye, C vitamini ve betakaroten gibi kalp hastaligi ve kanseri önleyen antioksidanlar açisindan zengindir. Ayrica B vitamini seks hormonlarini kuvvetlendirir.
Pancar : Demir ve folik asit açisindan zengin olan pancar eski çagladan beri kan hastaliklarinin tedavisinde kullanilmaktadir. Amerikali uzmanlar pancar suyunun sarilik tedavisinde de etkili oldugunu belirtiyor.
Lahana : Kanserli hücrelerin çogalmasini önleyen karoten maddesi içerir.
Havuç : Tam 40 arastirma havuç tüketimi arttikça kanser riskinin azaldigini ortaya koymustur. Bunun temel nedeni betakaroten, C ve E vitaminleri gibi antioksidanlar açisindan zengin olusudur.
Nohut : Yag düzeyi düsük ve kolesterol içermeyen nohut kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum, bakir, manganez, betakaroten ve folik asit açisindan zengindir. Gögüs kanserine karsi korur.
Incir : Potasyum, demir ve kalsiyum içerir. Sindirim sistemine yardimci olur. Eski çaglarda kanserli hücrelerin tedavisinde kullanilan incir, modern tip tarafindan da kansere karsi koruyucu olarak öneriliyor.
Sarimsak : Bagisiklik sistemini güçlendirdigi ve kansere, yüksek kolesterole, kalp ve dolasim sistemi hastaliklarina karsi koruyucu etkisi vardir.
Findik : Kalp krizine karsi koruyucu olan E vitamini açisindan zengin bir besindir. Her gün yenilen bir avuç findik kansere ve kirisikliklara karsi koruyucudur.
Mercimek : B vitamini, demir, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum içerir. Lifli özelligi kandaki kolesterol oranini düsürür. Seker ve kalp hastalari için yararlidir.
Zeytinyagi : Içindeki omega yag asitleri, kandaki kolesterol düzeyini dengede tutar. Antioksidan özelligi olan E vitamini açisindan da zengindir. Bu sayede kalp krizi, felç, kanser ve erken yaslanmaya karsi beyni koruyucu etkiye sahiptir.
Sogan : Bagisiklik sistemini güçlendirir. Içerdigi allicin ve sülfür; mide ve bagirsak kanserine karsi koruyucu etkiye sahiptir. Son arastirmalar kemik erimesine karsi, peynir ve sütten daha etkili oldugunu göstermistir.
Seftali : Teki bile insanin C vitamini ihtiyacinin %50,sini karsilayabilir. Sindirimi kolaydir. Kansere ve kalp krizine karsi koruyucu olan betakaroten açisindan da zengindir. Bir tanesinde 33 kalori vardir.
Pirinç : Pirinç mükemmel bir enerji kaynagidir. E ve B vitaminleri açisindan zengindir. Bagirsak kanserine karsi koruyucu olan pirinç, kolesterolü düsürerek kalp krizi riskini de azaltir.
Çilek : Kolesterol düzeyini düsürür ve sindirim sistemini düzenler. Ellegic asit adi verilen kansersavan bir maddeyi de içerir.
Domates : Likopen açisindan zengin ender bitkilerden biridir. Likopen, pankreas gibi çesitli kanser hastaliklarini önleme konusunda hayati önemdedir. C vitamini açisindan zengindir ve bagisiklik sistemini kuvvetlendirir. Lifli bir besin olmasi da bagirsak kanseri riskini azaltir.

_________________
fitaci
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://halit.hforum.biz
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Kanser   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kanser
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
halit :: HASTALIKLAR A - Z :: HASTALIKLAR K-
Buraya geçin: